Bayram Mesajı!
ÜMİT, İMANIN CANIDIR
VE
BİR AVUÇ MÜ’MİN TARİH YAZACAKTIR!
Ümit; Cenab-ı Hakkın sonsuz kudretine, kullarına va’adine ve Hz. Resulüllah’ın müjde ve haberlerine iman ve itibar etmek, her türlü sıkıntı ve saldırıların Allah’ın nusretiyle aşılacağına ve zulüm düzenlerinin mutlaka yıkılacağına iman ve itimat etmek ve o yönde gayret göstermektir.
Ümit, imanın canı ve cihadın heyecanı yerindedir. Ümitsiz iman; pili bitmiş bir saat veya radyo, ya da aküleri boşalmış bir motor gibidir. Bunlar, yeni pil takılmadan veya şarj olmadan asla harekete geçmeyecek ve görevlerini yerine getiremeyecektir.
Bu arada özellikle belirtelim ki, her asırdaki mü’minler; Kur’ani mesaj ve müjdelerin, Nebevi hadis ve haberlerin kendi dönemlerinde ve ömürleri içerisinde, elbette Allah’ın izni ve inayetiyle gerçekleşeceğine inanıp ona göre hazırlık ve hizmetle görevlidir. “Allah’ın va’adi ve Kur’an’ın müjdesi Hak’tır, ama kim bilir kaç asır sonra meydana çıkacaktır?!” şeklindeki düşünce ve değerlendirmeler, aslında ümitsizliği ve iman zaafiyetini gizleme halidir. Aynı zamanda kendi mesuliyet ve mükellefiyetlerinden kaytarma bahanesidir.
İmanın canı olan ümit;günahlarımızın bağışlanacağı, kötü ahlâk ve bağımlılıklarımızdan kurtulunacağı, ağır hastalık ve belaların atlatılacağı konularında da gerekli ve geçerli olan, bu yönde sabru sebat ve çabalarımızı diri tutan bir iman ve itimat halidir; aksi ise insanı küfre götürecektir.
Zümer Suresi 53. ayeti bu gerçeği şöyle haber vermektedir:
“(Tarafımdan onlara) De ki: ‘Ey kendi aleyhlerinde olmak üzere nefislerini israfa uğratan (günahlara dalan, yararsız ve ucuz kahramanlıklara kalkışan ve ölçüyü taşıran) kullarım! (Siz yine de) Allah’ın rahmetinden umut kesmeyin. Şüphesiz Allah, (dilerse ve layık görürse) bütün günahları (ve suçları) Yarlığayıcıdır. Çünkü O, Bağışlayandır, Esirgeyip Acıyandır.’” ayeti bizlere ümitvar olmayı öğretmektedir.
Çünkü ümitsizlik insanı küfre sürükleyecektir:
“(Sonra evlatlarına dönüp:) ‘Ey oğullarım, haydi gidiniz de (hayırlı bir haber getirmek için) Yusuf’u ve kardeşini (dikkatle ve titizlikle) araştırıveriniz…’ (Ey Müslümanlar! Siz de nice yıllardır kaybettiğiniz izzet ve hâkimiyetinizi yeniden bulmaya gayret ediniz…) Sakın Allah’ın rahmet ve inayetinden ümit kesmeyiniz!.. Zira kâfir olanlardan başkası Allah’ın nusret ve merhametinden ümit kesmez (kesmemelidir).” (Yusuf: 87)
Evet; ümitsizlik tavırları, karamsarlık ve kötümserlik duyguları şeytanın telkinleridir.
“Şüphesiz ‘gizli toplantıların fısıldaşmaları’ (kötü niyetli kulis konuşmaları), iman edenleri üzüntüye düşürmek için ancak şeytan(i davranışlar)dandır. Gerçi, Allah’ın izni olmaksızın o (şeytan), onlara hiçbir şeyle (ve hiçbir şekilde) zararlı olamayacaktır. Şu halde mü’minler, sadece Allah’a tevekkül edip dayanmalıdır.” (Mücâdele: 10)
Ümit; zalimlerin en güçlü ve hâkim, mü’minlerin ise en zayıf ve çaresiz konumda oldukları halde bile Allah’tan galibiyet ve zafer beklemek ve bu yönde hayaller ve hedefler belirleyip, plan ve projeler üretmektir!
“(Münkirler ve münafıklar zafer gecikti diye, mü’minlerle alay ederek ve boş hayal peşinde gittiklerini söyleyerek: Eğer bu inanç ve iddianızda) ‘Doğru iseniz bu (söylediğiniz ve beklediğiniz) fetih (zafer ve adalet dönemi) hani, ne zaman?’ deyip durmaktadırlar!”
“(Onlara) De ki: ‘(İlahi adaletin gerektirdiği ve haber verdiği bu devrim ve değişim mutlaka ve pek yakında gerçekleşmiş olacak; ne var ki) O fetih ve zafer günü, (daha önce zalimlerden taraf olup) Hakkı inkâr edenlere, (bu mutlu gelişmeleri görmeleri ve çaresiz) iman etmeleri, kendilerine hiçbir yarar sağlamayacak ve onlar (kıymete alınmayacak ve kendilerine) göz açtırılmayacaktır.”’
“(Allah’ın va’adine ve fetih müjdesine inanmayanları bırak!) Artık Sen onlardan yüz çevir ve bekleyip gözle. Zaten onlar da (kuşku ve tedirginlik içinde) gözleyip beklemeye koyulmuşlardır. (Bir müddet daha şeytanlıkları ve şımarıklıkları ile baş başa bırak ki, oyalanıp avunsunlar; zira yakında tarihi bir inkılâpla küfür ve zulüm saltanatları yıkılacaktır!)” (Secde: 28, 29, 30) ayetleri bu gerçeği öğütlemektedir.
Deccal ile savaşılması ve Siyonizm’in yıkılması!
Hz. Peygamber Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuşlardır:
“Sizler Arap Yarımadası’na (hâkim olacak şekilde) gaza ve cihad yapacaksınız… Cenab-ı Allah bunun fethini size müyesser ve muvaffak kılacaktır.
Sonra Fars (İran) diyarı için gaza edip çarpışacaksınız. Allah-u Teâlâ, oraların fethini de size kolaylaştıracaktır.
Sonra Rum (diyarları; Anadolu, Trakya ve Balkanlar) için gaza edip savaşacaksınız. Cenab-ı Allah, oraların kapılarını da size açacak ve zaferlere muvaffak olacaksınız…
(En) Sonra (ise); Deccal ile çarpışıp gaza edeceksiniz. Allah (CC) onun da fethini (Hakkın galibiyet ve hâkimiyetini) size müyesser ve muvaffak kılacaktır.” (Müslim: 8. cilt – Fiten bahsi. Meşarikul Envar 2. cilt – Nafi bin Utbe’den)
Bu hadiste haber verilen:
• Arabistan Yarımadası’nın fethi; Asr-ı Saadet’te, sonra Hz. Ebubekir’in hilafetinde.
• İran’ın fethi, Hulefa-i Raşidin’den Hz. Ömer döneminde başarılmıştır. Hz. Osman, Hz. Ali ve Emeviler döneminde ise Mısır, Kuzey Afrika ve İspanya (Endülüs)’te İslam’ın fetihleri yaşanmıştır.
• Rum diyarlarının (Anadolu, Trakya ve Balkanların) fethi ise Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde Müslüman ve Mücahit Türkler eliyle gerçekleştiği tarihte kayıtlıdır. Ve kendisinden asırlar sonrası olayları haber verip aynen çıkması, Hz. Resulüllah’ın bir mucizesi sayılmaktadır.
• Ve en sonunda, ve tarihin en büyük zaferleri konumunda, DECCAL ile, yani Siyonizm’le; ilmi, fikri ve siyasi çok çeşitli yöntemlerle mücadele edildikten sonra, İSRAİL’in ve Yahudi Lobileri güdümündeki ABD, AB, Rusya, Hindistan ve Çin’in hizaya sokulacağı tarihi kapışmayı ise; zahiren çok az sayıdaki ve güçsüz konumdaki bir avuç sadık mücahitlerin kazanacağı müjdelenmiş olmaktadır.
Ve zaten, “kıyamet öncesi, İslam’ın büyük galibiyet ve hâkimiyetiyle sonuçlanacak şekilde Müslümanlarla Yahudiler arasında büyük bir savaş yaşanacağı” yine hadislerle haber verilmiş durumdadır. (Bak: Sahih-i Müslim. 8. cilt. Kitabû’l fiten 82 – Genel sıra no: 2922)
Böylece “Hz. Adem’in yaratılmasıyla kıyametin kopması arasında, insanlık tarihi boyunca, en büyük (en yaygın, en etkin ve en şedid) fitne ve zulüm timsali olan Deccal ve Siyonizm” yıkılıp ortadan kaldırılacaktır. (Bak: Sahih-i Müslim – Fitneler bahsi 126 – Genel hadis no: 2946)
Mü’minler, Kur’an’ın haberlerine iman ve itimatla sınanmaktadır!
“(Kur’an’da ve Peygamber lisanıyla bildirilen) Her haberin gerçekleşeceği bir ‘müstekar’ (karar kılınan bir zaman ve mekân) vardır. Yakında siz de gerçeği bilecek (ve anlayacaksınız).” (En’am: 67)
Zalim ve Kâfir Güçlerin, dağları yerinden oynatacak planlarını ve hazırlıklarını Allah boşa çıkaracaktır!
“Gerçek şu ki, onlar (zalimler ve hainler, mü’minlere ve İslami girişimlere karşı) hileli planlar kurdular (ve kuracaklardır). Oysa eğer onların (şeytani) hile ve hazırlıkları, dağları yerinden oynatıp kaydıracak (zelzeleler oluşturacak derecede bugün nükleer silahlara ve teknolojik imkânlara dayanmış) olsa bile, Allah katında da (kesinlikle onları boşa çıkaracak ve etkisiz kılacak kudret) planları ve programları vardır! (Allah zalim güçlerin mekir ve tuzaklarını kendi başlarına saracaktır.)
Sakın ha, Allah’ı; elçilerine (ve Hakk davetçilerine) verdiği sözden (ve zafer va’adinden) dönecek sanma(yın). Gerçekten Allah Azîz’dir, İntikam sahibidir. (Ey zalimler ve hainler, sizin de zulüm ve hıyanetlerinizin hesabını soracak, saltanatınızı yıkacaktır.)” (İbrahim: 46-47)
“Yoksa onlar, (İslam nizamı gelmesin ve zulüm düzenleri devam etsin diye) işi sıkı mı tuttular (çok etkin ve kesin tedbirler mi aldılar, buna mı güveniyorlar)? İşte şüphesiz Biz de (işimizi ve tedbirlerimizi) sıkı tutanlarız. (Küfür ve kötülük iktidarını yıkmaya kararlıyız.)” (Zuhruf: 79) ayetlerinin müjdesine ve Allah’ın va’adine inanmayanlar, yakında pişman ve perişan olacaklardır.
Bu zafer ve galibiyet, belki de bir avuç sadık ve layık mü’mine nasip olacak; kıskançların ve münafıkların haset ve hıyanetine rağmen Allah onları muzaffer ve muvaffak kılacaktır.
“Biz böylece: (Hasetçi ve fesatçı insanların; bir sürü şöhret, servet ve etiket sahibi dururken, kala kala) ‘Allah içimizden bunlara mı lütufta bulundu.’ (Bu özel hikmet ve hizmetleri böylesi önemsiz kişilere mi layık buyurdu?) demeleri (ve hainlikle içlerini dışa dökmeleri) için, onlardan bazısını bazısıyla fitneye uğratıp denemiş olacağız. Halbuki Allah şükredenleri (nimet ve fazileti kimlere vereceğini) daha iyi bilen değil midir? (Ki O’nun tayin ve taksimine itiraz ediyorsunuz.)” (En’am: 53)
Ki o sadık kullar:
“Sevinip müjdeleniniz ve (ileride) size nasip ve müyesser olacak ve şeref kazandıracak şeyler ümit ve temenni edip bekleyiniz!” (Buhari: Rikak bahsi) hadisine tam inanmış ve samimiyetle Allah’a sığınmış mü’min insanlardır.
Hz. Peygamber Efendimizin şair Hassan bin Sabit’e iltifatla buyurdukları:
“Benim adıma (bize husumet besleyen ve hakarete yeltenen şu müşrik ve münafık takımına) o hikmetli ve Cebrail (Rûhül Kudüs) destekli şiirlerinle cevap verip sustur!.. Senin o zalim ve hain takımına karşı bizi savunan ve onları kınayan sözlerin, okların ve kılıçların yarasından daha etkin ve keskindir!” (Buhari-Bedü’l-Halk) mealindeki hadisin günümüzdeki muhatapları olan, etkin yazıları ve yorumlarıyla kâfirleri ve hainleri susturan Milli Çözüm Ekibinden olmak ne büyük şanstır ve ne kutlu bir fırsattır…
Milli Çözüm Dergisi Marmara Bölge Başkanı Osman Eraydın kardeşimizin gönderdiği kısa videoda çok önemli ve müjdeli sırlar saklıdır. Cenab-ı Hak bazı hikmet ve haberleri, dilerse hiç umulmadık şahsiyetler diliyle açığa vurmaktadır.
“2025’te Yeni Bir Lider Doğuyor! Büyük Değişim Başlıyor!” başlıklı Youtube videosunun çözümünde önemli mesaj ve müjdeler saklıdır!
2025 Temmuz ve Ağustos aylarında Satürn ve Neptün, Koç burcunda kavuşuyor. Mars ise Terazi burcunda karşıt açı yapıyor. Üstelik bu açıların üzerine “mistik dörtgen” gibi kadersel etkiler ekleniyor ve sadece astroloji ile ilgilenenler için değil, hepimiz için büyük bir değişimin habercisi olacak bir gökyüzü düzeni ile karşı karşıyayız.
…
MAKALENİN TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ..