• Toplum Vicdanı ERBAKAN’da Buluşacak  ve  KURTULUŞ KAPILARI AÇILACAKTI!

    Toplum Vicdanı ERBAKAN’da Buluşacak ve KURTULUŞ KAPILARI AÇILACAKTI!

    01 Nisan 2022

     
    | Devamı
     


    Toplum Vicdanı ERBAKAN’da Buluşacak

    ve

    KURTULUŞ KAPILARI AÇILACAKTI!

            

    Adana’dan Bekir Başak kardeşim bizi telefonla arayarak, 28 Şubat 2022 gecesi ilginç bir rüya gördüklerini aktarmıştı:

    “… Medine-i Münevvere’de oluyorum… Tarifi imkânsız bir kalabalığın insan seli halinde mübarek ve nuranî bir zata kavuşmak ve o sayede huzura ve kurtuluşa ulaşmak için çırpındıklarını görüyorum. Dikkat ve hayretle bakınca, O Zatın Merhum ve Muhterem Erbakan Hocamız olduklarını fark edip seviniyor ve heyecanlanıyorum. İnsanların, susuzluktan çatlayıp yarılan topraklar misali, Erbakan’ın kutlu çağrısına ve Adil Düzen programlarına muhtaç olduklarını anlıyorum!”

    Evet, inancı hepten yozlaşmamış ve vicdanı tamamen bozulmamış insanlarımız, derin bir mahcubiyet ve nedametle şimdi Aziz Erbakan Hocamızı aramaktadır. Kurtuluşun, O’nun çağırdığı talihli yolda ve tarihi programlarında olduğunun farkına varılmıştır. SP’nin hazırladığı, Haliç Kongre Merkezi’ndeki programa katılan siyasi liderlerin itirafları ve iltifatları da bunun kanıtıdır. AKP’li kurmayların, teşkilat mensuplarının ve tabanının önemli bir kısmının da “Erbakan’a ve Milli Görüş hatıralarına hasret duyduklarını, ama şimdilik bunu açığa vuramadıklarını da” belirtmemiz lazımdır. Erbakan’ı anma toplantılarına katılan farklı ve aykırı parti liderlerini, istismarcılıkla suçlayan Erdoğan ve Bahçeli ise, hakikat aynasında kendi yüzlerine ve özlerine bakmaktadır.

    Siyami Akyel’in aktardığına göre; Rahmetli Ali Nar, Erbakan Hocamızın vefatı münasebetiyle “Muhterem Necmettin Erbakan, yüksek şahsiyetine denk haksızlıklara (hıyanetlere) uğramıştır” tespitinde bulunmuşlardı.

    Evet; Yüksek Dağlara Erken Kar Yağardı!..

    “Yine o yüksek tepelere nazarlar da net ulaşmadığı için herkes doğru tanım getiremez; kayalık mıdır, ağaçlık mıdır? Dağ ise, başını eğip de, gösterecek kadar onursuz değildir. ‘Dağ yürümez, abdal yürür’ sözü uyarınca; o dağdan beklentisi olanlar da bulunabilir:

    Kimi, onu uzaktan seyreder, berrak rüzgârında serinlerken seyrinden mutluluk duyar. Heybetine hayranlığından ötürü, şahsiyeti pekleşir, ahlâkı denkleşir…

    Kimi de, o dağdan umdukları için yaklaşır, eteklerine tutunur! Serin suyundan; o suyla yetişen meyvesinden yararlanmak ister. Daha yukarılara tırmanamadığı için de bir tür kıskanmayla, o eteklerden devşirdiği nimetlerle dönerken; hasedini, o etekleri kirleterek ortaya koyar…

    Üçüncü tip istekliler de olur: O dağ gibi yüksek başlı olmak hayâline kapılır; ama cüce aklı, tabansız kültürü ve şuursuz çevresi onu taklide ama ters yönde kopyaya iter. Sonunda dağın tepesine tırmanarak, onunla boy ölçüşmeye kalkar… Kalkar da bir daha oturamaz: Her adımı onu tepeye doğru çeker gibidir ama soluğu yetmez; yükseltinin atmosferi onu “Solugan” yapar. Hep kayar iner, inişini çıkış sanır! Alçaldıkça alçalır; ar namus kalmaz. Ama iflasını iflah sanır. Goygoycuları da karşı bayırlardan; bravo, bravo çeker.


    ...



    MAKALENİN TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ..












 
Yorum Ekleyin
Yorum eklemek için üye olmanız gerekmektedir.
 
Telif Hakkı: Prof. Dr. Necmettin Erbakan - NecmettinErbakan.Net, Necmettinerbakan.org | Milli Çözüm Dergisi | AhmetAkgul.Net | MealiKerim.com | İLETİŞİM |RSS