• SN. ERDOĞAN, BU OLUMLU VE ONURLU ÇIKIŞIN  ARKASINDA DURACAK MIYDI?!

    SN. ERDOĞAN, BU OLUMLU VE ONURLU ÇIKIŞIN ARKASINDA DURACAK MIYDI?!

    01 Temmuz 2022

     
    | Devamı
     

    SN. ERDOĞAN, BU OLUMLU VE ONURLU ÇIKIŞIN

    ARKASINDA DURACAK MIYDI?!

          

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, (13.05.2022) Cuma namazı çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtlarken: “Finlandiya ve İsveç'in NATO üyeliği adımlarına Türkiye olarak olumlu bakmadıklarını” açıklamıştı. Bu kurusıkı çıkışlar, hem halkımızı avutma amaçlıydı, hem de İsveç ve Finlandiya’ya: “Göstermelik de olsa PKK’ya mesafe koyduğunuza dair açıklamalar yapın ki, NATO’ya girişinizi onaylayalım…” hatırlatmasıydı. Yoksa, yandaş medyanın: “Sn. Erdoğan'ın Finlandiya ve İsveç'in NATO üyeliğiyle ilgili açıklamaları dünyada büyük yankı uyandırdı” yorumları tam bir palavraydı. Ve zaten Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki, günlük basın toplantısında, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Finlandiya ve İsveç'in NATO üyeliğine ilişkin sözleriyle ilgili olarak: “Finlandiya ve İsveç'in NATO üyeliği sürecinde Türkiye'nin pozisyonunu netleştirmeye uğraştıklarını ve bu konuda Türkiye ile birlikte çalıştıklarını” vurgulamıştı. Birçok NATO ülkesinin Finlandiya ve İsveç'in NATO'ya üyelik sürecine desteğini açıkladığını anımsatan Psaki’nin, "Türkiye ve atadığı temsilciler ile çalışmaya devam ediyoruz" sözleri, Erdoğan’ın halkın tepkisini yumuşatma amaçlı ucuz kahramanlık çıkışları yaptığı imasını barındırmaktaydı.

    Ardından, Beyaz Saray'dan yapılan yazılı açıklamada, ABD Başkanı Biden'in Andersson ve Niinisto ile bir telefon görüşmesi yaptığı anlaşılmıştı. Bu görüşmede ABD, İsveç ve Finlandiya arasındaki savunma ve güvenlik iş birliğinin ele alındığına işaret edilen açıklamada, Transatlantik güvenliğinin güçlendirilmesi vurgusu öne çıkmıştı. Görüşmede liderlerin, küresel konularda ülkeler arasındaki iş birliğini ele aldığı kaydedilen açıklamada, Ukrayna'ya desteğe devam edilmesine yönelik taahhüt verildiği de vurgulanmıştı.

    Sn. Cumhurbaşkanı'nın bu çıkışı, elbette olumlu ve onurlu bir adımdı. Can düşmanımız ve Dinsiz Terör Eşkıyası PKK’yı resmen ve alenen destekleyen ülkelerin NATO’ya alınmalarına karşı çıkmak ve veto yetkimizi kullanıp buna engel olmak en doğal hakkımızdı. Ancak, umarız ki Sn. Erdoğan bu çıkışlarından geri adım atmazdı ve kuşkularımızdan dolayı bizi haklı çıkarmazdı! Çünkü halihazırda NATO ülkelerinin neredeyse tamamı zaten PKK'ya ve PYD-YPG gibi yan kuruluşlarına açıkça sahip çıkmakta, yani Türkiye'ye düşmanca bir tavır takınmaktalardı. Sn. Erdoğan'a hatırlatmak lazımdı: Almanya’nın, Fransa’nın, Belçika’nın, Avusturya’nın, Birleşik Krallığın ve hele hele Yunanistan’ın PKK ve PYD’ye yaklaşımları İsveç ve Finlandiya'dan farksız mıydı? Ya “Stratejik Müttefikimiz!" ABD'nin küstah tavrını nasıl okumalıydı? Sn. Erdoğan’ın tam da İsveç ve Finlandiya uyarısı üzerine, Suriye’deki PKK Devletçiği Bölgesine inşaat, ihracat ve ithalat muafiyeti getirildiğini açıklamıştı. Bu resmen PKK'ya Devlet statüsü tanımak ve Suriye’nin parçalandığını duyurmaktı.

    ABD yönetimi, Suriye'de SDG ismini kullanan YPG/PKK terör örgütünün işgali altında bulunan bölgelere ilişkin tarım ve inşaat gibi alanlara yönelik yaptırım muafiyeti getirdiğini açıklamıştı.

    ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Ofisi'nden (OFAC) yapılan yazılı açıklamaya göre, Amerikan firmaları, YPG/PKK'nın işgali altındaki Suriye'nin kuzeydoğu ve kuzeybatısındaki PKK-PYD Kürt Kantonu bölgelere Suriye yaptırımlarına takılmadan artık yatırım yapabilecek kolaylığı sağlamıştı. OFAC'ın açıklamasına göre söz konusu bölgelere artık tarım, telekomünikasyon, ulaştırma, inşaat ve üretim gibi alanlarda yapılacak yatırımlar, her türlü yaptırımlardan muaf tutulacaktı. Öte yandan, muafiyet lisansları petrol ticaretini kapsamayacaktı. Ayrıca söz konusu yatırımların hiçbirinde Suriye rejimi ile herhangi bir işleme gerek duyulmayacaktı. Açıklamada yatırım lisanslarının coğrafi sınırlarına ilişkin "Suriye'nin kuzeydoğusunda ve kuzeybatısında rejimin kontrol etmediği alanlar" şeklinde genel bir ifade kullanılmıştı ve buralar PKK’ya ayrılan alanlardı. ABD daha önce Suriye'de terör örgütü YPG/PKK'nın işgal ettiği Deyrizor'daki petrol tesislerinde faaliyet gösteren bir Amerikan şirketinin yaptırım muafiyetini kaldırmıştı.



    ...




    MAKALENİN TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ..









 
Yorum Ekleyin
Yorum eklemek için üye olmanız gerekmektedir.
 
Telif Hakkı: Prof. Dr. Necmettin Erbakan - NecmettinErbakan.Net, Necmettinerbakan.org | Milli Çözüm Dergisi | AhmetAkgul.Net | MealiKerim.com | İLETİŞİM |RSS