• KILIÇDAROĞLU’NUN ADAYLIĞINA  KARŞI ÇIKANLARI İYİ TANIYIN!

    KILIÇDAROĞLU’NUN ADAYLIĞINA KARŞI ÇIKANLARI İYİ TANIYIN!

    01 Ocak 2023

     
    | Devamı
     

    Sn. Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığına:

    A- Sn. Recep T. Erdoğan, kurmayları, yandaşları ve kiralık yazar ve yorumcuları şiddetle karşıydı… Hatta Kılıçdaroğlu’nun açık farkla seçimi kazanacağı kuşkularını gizlemeye çalışsalar da korkuları yüzlerine yansımaktaydı ve niyetleri sırıtmaktaydı!..

    B- Altılı Masa’daki ittifak ortakları ve hele İYİ Parti ve kurmayları, Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşıydı… “Kazanacak bir aday lazım!..” bahanesine sığınsalar da, bunun altında çok daha derin hesapların yattığı açıktı. Oysa İYİ Parti’ye, emanet 15 (on beş) Milletvekili katarak ayakta kalmasını ve siyasette söz sahibi olmasını Sn. Kılıçdaroğlu sağlamıştı. Bu vefasızlığın ve insafsızlığın altında neler yattığını anlamadan gerçek niyetlerin ve Siyonist projelere hizmet eden işbirlikçilerin anlaşılması imkânsızdı…

    C- Temel Karamollaoğlu’nun, hem geçen seçimlerde hem bu süreçte, Kılıçdaroğlu’na karşı Abdullah Gül’ü ortaya atması da manidardı. Bu Abdullah Gül ki; Tayyip Erdoğan’dan önce, resmen ve alenen Erbakan Hoca’ya başkaldırmış ve Recai Kutan’a karşı SP Genel Başkanlığı’na aday olmuş insandı. Onun için Erbakan Hoca’nın: “Siyonist İsrail baltasına, İslamcı sap olmuş kişi…” dediği unutulmamıştı. Yani Temel Bey’in hâlâ bu Abdullah Gül sevdasını hayra yormak ahmaklıktı!..

    Ç- Güya solcu, sosyalist ve CHP’li tavır takınan, ama Siyonist ve emperyalist odakların adamı oldukları, onların ağzıyla konuşmalarından anlaşılan yazar ve yorumcu takımı da, Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşıydı!?

    D- Bunlardan daha enteresanı, CHP teşkilatlarında ve Kemal Bey’in etrafında bulunup da, Siyonist saplantılı ve Masonik bağlantılı insanlar da Sn. Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşıydı, daha doğrusu “çomak sokmak ve karıştırmak” için fırsat kollamaları dikkatlerden kaçmamaktaydı!..

    Peki bütün bunları nasıl yorumlamak lazımdı?

    1- Sn. Kılıçdaroğlu Altılı Masa’yı kuran ve Millet İttifakı’nı ayakta tutan insandı…

    2- Kılıçdaroğlu İYİ Parti’yi canlandıran ve barajı aştırıp siyaset imkânı sağlayan insandı… Hatırlanacağı üzere 15 Milletvekili CHP’den ayrılıp İYİ Parti’ye katılmışlardı ve Meral Akşener bu jestinden dolayı Sn. Kılıçdaroğlu’na teşekkür ve takdirlerini sunmuşlardı.

    3- Devletin işleyişini tanıyan bir insandı…

    4- Erdoğan’ın ve iktidarlarının talan ve tahribatlarına dirayet ve cesaretle karşı duran bir insandı…

    5- Adaylığı konuşulanlar arasında; toplumun çok önemli kesimine ve hele kararsız kimselere umut ve heyecan aşılayan bir insandı.

    Öyle ise, onun adaylığına karşı çıkan, ciddi ve gerçekçi bir aday da ortaya koyamayan ittifak ortakları, acaba neyi amaçlamaktalardı ve kime çalışmaktalardı?

    6- Ve hele Sn. Kılıçdaroğlu’nun birçok konuşmasında, bir Kur’an ayetine dayanarak ve Rahmetli Erbakan’ın sloganına sahip çıkarak “Hak gelince, Bâtıl zail olup gidecek!” çıkışı acaba kimlerin canını sıkmıştı?

    İYİ Partililer, Kılıçdaroğlu'nun Adaylığına Neden Karşıydı?

    2021’den beri Meral Akşener'in yardımcılarından, Kılıçdaroğlu'na yönelik açıklamalar soru işaretlerine yol açmaktaydı.

    Seçim tarihi yaklaştıkça en merak edilen soruların başında, Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayının kim olacağıydı. Son dönemlerdeki performansına bakanlar, "CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun adı öne çıkıyor" değerlendirmesini yapmaktaydı.

    Ama birileri ve özellikle İYİ Parti yetkilileri, sürekli İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ismini öne çıkarmaktaydı.

    26 Kasım 2021 Cuma günü İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in İstanbul'da katıldığı bir açılışta, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na yönelik "Bu çalışma performansınızın devamını dilerim, çünkü Cumhurbaşkanlığı seçiminde lazım" çıkışı kafa karıştırıcıydı. Akşener'in bu sözleri sosyal medyada, İmamoğlu'nun adaylığına göz kırptığı şeklinde yorumlanmıştı.

    Ancak İYİ Parti'den asıl dikkat çeken açıklamaların, bunun ardından peş peşe genel başkan yardımcılarından gelmesi enteresandı.

    İlk olarak İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Koray Aydın, Habertürk muhabiri Mahir Kılıç'a yaptığı açıklamada, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun olası Cumhurbaşkanı adaylığıyla ilgili "Kendisinden talip olduğunu duymadım. Herkes idealist davranmalı. Nefis zamanı değil" demiş ve kazanamama ihtimali olan bir isme "evet" demeyeceklerini açıklamıştı.

    Bu açıklamadan sonra İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Cihan Paçacı yine Habertürk'e yaptığı açıklamada, "Kemal Bey, Cumhurbaşkanı adayı olabilir. Ancak adayların tespiti sırasında en fazla seçilme ihtimali olan ve birinci turda seçilmeyi sağlayacak, bunu riske sokmayacak adayın tercihi doğru olur” demekten sakınmamıştı. Anlaşılan bunları bu şekilde birileri doldurmaktaydı. Eski bir CHP'li olan, şimdilerde İYİ Parti Genel Başkan Danışmanı olarak görev yapan Aytun Çıray da benzer ifadeler kullanmıştı. Ancak Kemal Özkiraz: “Kemal Kılıçdaroğlu Alevi ve Solcu olduğu için İYİ Partililer onun Cumhurbaşkanı adaylığına sıcak bakmıyor!” şeklinde iddialar ortaya atmışlardı.

    "Meral Akşener’den, Kılıçdaroğlu'na “Aday Olma!” mesajı mıydı?

    Gazeteci-yazar Murat Yetkin, Altılı Masa liderlerinin Saraçhane'de Ekrem İmamoğlu'na destek mitinginin, fiilen seçim kampanyalarının başlangıcı olduğunu belirterek, 'Akşener’in vücut dilini şu sıralar iyi izlemek gerekiyor' diye yazmıştı. "Akşener bu hareketle Kılıçdaroğlu’na ‘Ağabey, kendi adaylığını ilan etme’ mi demek istiyordu?" diye soran Yetkin, Akşener'in vücut dilini şu sıralar iyi izlemek gerektiğini vurgulamıştı.

    DEVA lideri Ali Babacan’ın İmamoğlu’nun uğradığı yargı haksızlığıyla beraber HDP’nin önceki eş başkanlarından Selahattin Demirtaş ve CHP İstanbul İl Başkanlığı’ndan alınan Canan Kaftancıoğlu’nu anması dikkatlerden kaçmamıştı.

    Ama günün en enteresan hareketini mitingin sonlarına doğru Akşener yapmıştı. Akşener adeta İttihat ve Terakki’nin İkinci Abdülhamid’e yüklenmesi gibi -söylemesi zor da olsa- “kahrolsun istibdat (baskı), yaşasın hürriyet” sloganını tekrarlamıştı.

    Akşener’e dek İmamoğlu, liderleri anons edip kürsüye kadar eşlik ederek sonra geri çekiliyordu. Ama Akşener İmamoğlu’nun çekilmesine izin vermedi, “sen kal” dedi; elini tutup bir süre öyle konuşmuşlardı. Bu tutum diğer partileri dalgalandırmıştı. Acaba Akşener bu hareketle Kılıçdaroğlu’na “Ağabey, kendi adaylığını ilan etme” mi demeye çalışmıştı?

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'na Yüksek Seçim Kurulu (YSK) başkan ve üyelerine hakaret ettiği iddiasıyla 2 yıl 7 ay 15 gün hapis ve siyasi yasak kararı verilmesinin ardından (oysa henüz yargı süreci tamamlanmamıştı, en hızlı haliyle bile sonucun seçim öncesine alınması imkânsızdı.) Metropoll Araştırma'nın sahibi Özer Sencar, kasım ayında davaya ilişkin yaptıkları anketin sonuçlarını paylaşmıştı.

    Metropoll Araştırma’nın Türkiye’nin Nabzı Kasım 2022 araştırmasında “Sizce Ekrem İmamoğlu’na açılan dava gerçekte bir hakaret davası mıdır yoksa siyasi bir dava mıdır?” sorusunu katılımcıların yüzde 17.6’sı “Hakaret davasıdır”, yüzde 44.6’sı “Siyasi bir davadır”, yüzde 30.9’u ise “Davadan haberim yok” şeklinde yanıtlamışlardı.

    Son seçimde AKP'ye oy verdiğini belirten katılımcıların yüzde 40’ı davadan haberdar olmadığını belirtirken, “Siyasi bir dava” diyenlerin oranı yüzde 28.3 olarak saptandı. AKP'li olup da "Hakaret davası" diyenlerin oranı ise yüzde 24.2’de kalmıştı.

    Cumhur İttifakı'nın bir diğer ortağı olan MHP seçmeninin ise yüzde 32.9’u davadan haberdar olmadığını vurguladı. Yüzde 39.8’i “Siyasi bir dava”, yüzde 22.2’si ise “Hakaret davası” olduğuna inanmaktaydı.

    Artık herkesin şunu anlaması lazımdı: İktidar kesiminin ve arkasındaki merkezlerin hesabı açıktı;

    “Görünüşte İmamoğlu'na ateş edelim ama gerçekte Kılıçdaroğlu'nu vuralım. Masa'nın 6 ayağını ve hatta 7 ayağını “Kılıçdaroğlu mu – İmamoğlu mu?” diye ikiye çatlatalım. Bunları birbirleriyle boğuşturalım ki, halk onları umut olarak görmekten uzaklaşsın!”

    “Ekrem İmamoğlu'nun kendine açılan hakaret davasından 2 yıl 7 ay mahkûmiyet kararı alması, Kemal Kılıçdaroğlu tarafından panik, İmamoğlu tarafından ise sevinçle karşılandı. Karardan önce Berlin'e giden Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, acil olarak ilk uçakla geri döndü, ancak Ekrem İmamoğlu'nun Meral Akşener'le o neşeli fotoğrafı vermesine engel olamadı.

    Yargıdan çıkan bir hapis kararını insanların sarılarak sevinçle karşılaması sahiden ilginç bir durum. Zaten bu ceza onun Cumhurbaşkanı adayı olmasına engel değil. Bu karar İmamoğlu'nun siyasi geleceğini etkilemesi yönünden yok hükmünde sayılır.” diyen Mehmet Barlas gibi yandaş takımındaki telaş ve tedirginlik giderek artmaktaydı…



    ...




    MAKALENİN TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ..








 
Yorum Ekleyin
Yorum eklemek için üye olmanız gerekmektedir.
 
Telif Hakkı: Prof. Dr. Necmettin Erbakan - NecmettinErbakan.Net, Necmettinerbakan.org | Milli Çözüm Dergisi | AhmetAkgul.Net | MealiKerim.com | İLETİŞİM |RSS