• SİVAS FACİASINI DA, BAŞBAĞLAR KATLİAMINI DA; AYNI DIŞ ODAKLAR VE TAŞERONLARI YAPMIŞTIR!..

    SİVAS FACİASINI DA, BAŞBAĞLAR KATLİAMINI DA; AYNI DIŞ ODAKLAR VE TAŞERONLARI YAPMIŞTIR!..

    16 Şubat 2020

     
    | Devamı

    SİVAS FACİASINI DA, BAŞBAĞLAR KATLİAMINI DA;

    AYNI DIŞ ODAKLAR VE TAŞERONLARI YAPMIŞTIR!..

            

    Türkiye’nin birlik ve dirliğini bozmak isteyen dış güçler ve işbirlikçiler; sağcı-solcu, Türk-Kürt, Alevi-Sünni, dinci-devrimci diye sinsi ve asabi ayırımları körüklemekten hiç vazgeçmemişlerdir. İşte vahşi Sivas-Madımak yangını ile, hemen bir hafta sonraki Erzincan-Başbağlar köyü saldırısı da, aynı çevrelerin bir tertibidir ve bir iç savaşı tetikleme niyetlidir. Bizdeki solcu ve mason kesimin, sürekli Sivas olaylarını gündeme getirip sahiplenmesi, ama Başbağlar faciasını yok farz etmesi ise; bunların insanlık kriterinin ve karakter seviyesinin bir göstergesidir. Ama sevinilecek bir durumdur ki, hem Sünni hem de Alevi Müslümanlar, bu iğreti ve iğrenç kışkırtma ve istismarı fark etmiştir ve solcu-mason şebekenin kahpeliklerine gelmemektedir. Çünkü, laiklik ve ilericilik kisvesine bürünen bu masonik çetenin tek gayesi, kendi gizli saltanatlarını sürdürmektir.

    Yıllardır bu yara kanıyordu, ama Masonlar ve Solcular, görmüyor ve kınamıyorlardı!

    Sivas Madımak Oteli’nin şeytani bir vahşetle ve içindekilerle birlikte yakılması sonucu ölenler için her yıl büyük törenler hazırlanmakta ve katliam lanetle anılmaktaydı. Ama, aynı hafta içinde Erzincan’ın Başbağlar köyünde yapılan katliam ise adeta unutturulmaya çalışılmakta ve failleri de hâlâ bulunamamışlardı. Erzincan'ın Kemaliye İlçesi'ne bağlı Başbağlar Köyü'nde 5 Temmuz 1993 tarihinde çoğu yaşlı ve kadın 33 kişinin vahşice şehit edildiği katliam, aradan geçen onlarca yıla rağmen ilk günkü acıları hâlâ yüreklerde yaşanmaktaydı. Başbağlar Köyü Güzelleştirme ve Kalkındırma Derneği Başkanı olan Mehmet Aydın, medyanın kendilerine yer vermemesinden de şikâyetçi olarak, “Sivas’taki katliamı en ince ayrıntısına kadar vermeye çalışan medya, bize uygulanan vahşeti görmezden geliyor. Oysa biz hiçbir politik çıkarı olmayan, sade vatandaştık. Bu zulüm bize reva görüldü. Ve görmezden gelerek bu acılarımızı artırıyorlar” ifadelerini kullanmıştı.

    Sivas vahşetini gören marazlı medya Başbağlar’ı yok saymaktaydı!

    Sivas'ta 2 Temmuz 1993 yılında Madımak Oteli'nde 37 kişinin yakılmasının intikamını almak için yapıldığı öne sürülen Başbağlar kıyımı ile Madımak olayının birbiriyle bağlantılı olduğu iddiaları sıkça gündeme taşınmıştı. Ancak aradan geçen senelere rağmen her iki katliamın aydınlatılması noktasında herhangi bir sonuca ulaşılamamıştı. Öte yandan Sivas'ta ve Başbağlar'da yaşanan olaylarla ilgili Türkiye ve yurtdışında birçok dernek ve kuruluş, anma törenleri yapmaktaydı. İstanbul, Sivas ve Erzincan başta olmak üzere birçok ilde feryatlar yankılanmaktaydı. Ancak Sivas’taki vahşeti gören masonik medya, Başbağlar’da yaşanan katliamı yıllardır görmezden gelmesi tam bir şeytanlık ve şarlatanlıktı.

    Oysa, 33 şehit, 30 dul, 70 yetim ve yok edilen bir köy vardı!

    Akşam namazı saatinde köye gelen teröristler, ilk olarak camide bulunan 22 kişiyi dışarı çıkarıyordu. Daha sonra bütün köylüleri tek tek evlerinden çıkaran caniler, evinden çıkmak istemeyen Nurettin Aydın'ı vurup evini ateşe veriyordu. Şakir Aydınlı, Süleyman Orhan, Nazife Baltacı ve 14 yaşındaki oğlu İbrahim Baltacı’yı da kurşunlayarak katleden katiller, evleriyle birlikte yakıyordu. Kadın ve çocukları Övce Deresi'ne götürerek kadınların ziynet eşyalarını yağmalayan alçaklar, cami, cami lojmanı, köy odası, okul ve lojmanı, evler ve arabaları da ateşe veriyordu. Sivas olaylarının hesabını soracaklarını belirttikleri söylenen teröristler, verilen komut üzerine köylüleri yaylım ateşine tutuyordu. Burada 27 köylüyü katleden vahşi barbarlar, arkalarında 33 ölü, 30 dul kadın, 70 yetim ve enkaz halinde bir köy bırakarak gecenin karanlığında ortadan kayboluyordu. Kaçan militanlardan bir tanesi bile yakalanıp adalet huzuruna getirilemiyordu!?

    Sürekli Sivas faciasını kaşıyıp, Başbağlar katliamını hiç konuşmamak, işte bu solculuk ve masonluk mantığıydı!...

    Vahşi Sivas katliamının her yıldönümünde bazı kişiler ve çevreler bu konuda bir yığın yalanlar uydurup, kışkırtmalar yapıyordu. Sünnî olsunlar, Alevî olsunlar, bütün halkımıza bazı gerçekleri duyurmamız ve hatırlatmamız gerekiyordu;

    ..................

    MAKALENİN DEVAMI İÇİN TIKLAYIN



















    Bu Haber 3144 defa okunmuştur.
    Dost Siteler...
    www.millicozum.com
    www.necmeddinerbakan.net

 
Yorum Ekleyin
Yorum eklemek için üye olmanız gerekmektedir.
 
Telif Hakkı: Prof. Dr. Necmettin Erbakan - NecmettinErbakan.Net, Necmettinerbakan.org | Milli Çözüm Dergisi | AhmetAkgul.Net | MealiKerim.com | İLETİŞİM |RSS