• Nasıl Bir Milli Eğitim?

    Nasıl Bir Milli Eğitim?

    22 Şubat 2015

     
    | Devamı



                     Nasıl Bir Milli Eğitim?

     

    Ey milli görüşçüler! Bundan sonraki ilk hedefiniz 2. Yalta toplantısı ve yeni bir dünyayı kurmaktır!

    Bu vasatta çocuklarımız bugün 15 sene mekteplerde okudukları halde edep, iffet, hayâ kelimelerini duymuyorlar, temiz para nedir, kirli para nedir, bilmiyorlar. Anne nedir, baba nedir, bunların manevî yeri nedir bilmiyorlar. Evlâtlarımızı vatana, millete yararlı çocuklar yapmak için evlâtlarımızı insanı kâmil yoluna sevk etmek için bugünkü maarifi ahlâk, maneviyat ve fazilet esasları üzerinde yeniden kuracak, eğitimde şuur olacak, ailede huzuru sağlayacağız.

    Ahlâk Ve Maneviyat Öğretimi

    Çocuklarımızın mekteplerde kalplerini ahlâk ve maneviyatla doldurmazsak, millî mefhumlarla manevî değerlerle doldurmazsak, birtakım kanun tedbirleriyle kalpleri boş çocukları bu yanlış yollardan çevirmek mümkün değildir. Mekteplerimizi bu teneke mefhumlar üzerine değil çocuklarımıza sadece taş-tokaş öğreterek bunlar adam olacak diye bekleyerek değil, çocuklarımıza ahlâkı, maneviyatı, edebi, hayâyı, iffeti öğreterek neticeye gitmeliyiz. Maarifin temeli işte bunlar olacak. Çocuklarımız, bugün babasına moruk, anasına koca karı diyen çocuklarımız ana nedir, baba nedir öğrenecek,, ana ve babasının rızasını kazanmaya çalışacak. Bugünkü kadına benzer saçlı favorili çocuklar yerine bizim kendilerine imreneceğimiz bu millete lâyık hakikî evlâtlar yetişecektir.

    Bu vasatta çocuklarımız bugün 15 sene mekteplerde okudukları halde edep, iffet, hayâ kelimelerini duymuyorlar, temiz para nedir, kirli para nedir, bilmiyorlar. Anne nedir, baba nedir, bunların manevî yeri nedir bilmiyorlar. Evlâtlarımızı vatana, millete yararlı çocuklar yapmak için evlâtlarımızı insanı kâmil yoluna sevk etmek için bugünkü maarifi ahlâk, maneviyat ve fazilet esasları üzerinde yeniden kuracak, eğitimde şuur olacak, ailede huzuru sağlayacağız. Maarifimiz ahlâk nizamının doğması, saadet ve selâmetin gelmesi için hepimize önce nefsimiz nedir, onu tanıtacak. Hepimize nefsimize hâkim olmayı öğretecek. «Nefsine hâkim ol» sözü maarifimizde diğer bir temel sloganını teşkil ediyor. Bütün memleketi her yeri ile her müessesesi ile bir mektep sayacak ve bütün vatandaşları «Beşikten mezara kadar öğrenmek mükellefiyeti içinde bulunduğu temel görüşünden» hareket edecek en geniş manası ile bir eğitim ve öğretim seferberliğine girişeceğiz. Bu yolda temel sloganımız «Erkeğe, kadına, herkese ilim», «Ya öğren ya öğret» düsturlarıdır. Kız çocuklarımıza bilhassa iffet nedir,  iffetin ehemmiyeti nedir, bunu öğretmeye büyük ehemmiyet vereceğiz. Zira bir toplumun saadeti aile saadetidir. Onun da temeli iffete gelir dayanır. Maarifimiz kız çocuklarımıza onların yarının anneleri olacağını göz önünde bulundurarak ev hizmetleri öğretmeyi, öğretimin temel esaslarından biri sayar. Bölgesel plânlamaya geçecek, her bölgeye bir teknik üniversite”, bir umumî ilimler üniversitesi, bir manevî ilimler üniversitesi kuracağız. Bunun için maarifte temel sloganlardan birisi «Her bölgeye bir teknik üniversite, bir umumî ilimler üniversitesi, bir manevî ilimler üniversitesi» sözüdür. Ayrıca din eğitimine büyük ehemmiyet veriyoruz. Yüksek İslâm Enstitülerimizi geliştirecek, onlara Manevî İlimler Üniversitesi içinde gereken ehemmiyet verilecek tarzda gereken şekilde inkişaf ettirecektir. Ayrıca din görevlilerinin maddî ve manevi şartlarını ıslah edecek içtimaî mevkilerini yeniden tanzim ve tayin edeceğiz. Öğretim ve eğitimde temel prensibimiz; faydasız, köksüz nazarî bilgi yerine tatbik kabiliyeti olan, fayda gayesine ön plânda yer veren, ilme dayalı bir maarif zihniyeti olacaktır.

    Üniversitelerimizin yurt hizmetinde çalışmaları için her türlü kolaylık sağlanacaktır. Ziraat mühendislerimiz memleketimizin ziraatının kalkınması için Anadolu insanının tohumunun, tohumluluğunun gelişmesi, bugünkü ziraatımızı verimsiz halden kurtulması için seferber olacak, araştırmalar faydalı sahalara yönelecek, veterinerlerimiz memleketimizde daha verimli hayvancılığın gelişmesi için seferber olacak ve araştırmalar nazarî mevzulara değil, doğrudan doğruya memleket meselelerine tevcih edilecektir.

     

    Teknik ilimler

    Bundan dolayı bu yoldaki sloganlarımız «Bildiğini yap, yaptığını bil», «Faydalı ilim istiyoruz» düsturlarıdır. Teknik Üniversitede yetiştirdiğimiz mühendisler Avrupa’dan gelecek yedek parçaların kataloğunu kullanmak için yetişmeyecek, traktörleri, tankları, uçakları, motorları doğrudan doğruya bizim yurdumuzda imal etmek Avrupa’dan daha iyi imal etmek için yetişecektir. Teknik Üniversitemizin araştırmaları bu memleket meseleleri üzerine olacaktır. Her sahada yine en büyük âlimlerin ve ariflerin bizim yurdumuzda yetişmesine büyük ehemmiyet verilecektir. Bu yoldaki sloganlarımız şunlardır. «Üniversitelerimiz yine dünyaya ışık saçacak,», «Yine en yüksek âlimleri biz yetiştireceğiz.»

    Maarif kalkınmamızın diğer bir hedefi aslında mensup olduğumuz medeniyetin malı olan ve Batının bütün esas ve temellerini bizden alarak maddî kalkınmasını temin ettiği müsbet ilimlerin yurdumuzda süratle yayılması, bu ilimlerin mahsulü teknik ve teknoloji yardımı ile beşeriyetin mazhar olduğu hızlı gelişmeyi memleketimizde tekrar tahakkuk ve daha da geliştirerek milletimizi ilim ye teknik yolunda tarihî şahsiyetiyle mütenasip önder duruma getirecek olan teknik ve ilmî kadroyu yetiştirmek ve verimli bir şekilde çalışabilmesi için bu kadroyu en ileri çalışma imkânlarına kavuşturmak temel gayelerimizden birisidir. Çırak, kalfa, ustalık, öğrenim ve sistemi ıslah edilecek, sanat okulu mezunları Teknik Üniversitelere girebilecek, meslek okullarının aletleri ve çeşitleri yeni ihtiyaçlara cevap verecek modern ihtiyaçları karşılayacak tatbik sahaları için yurdun her tarafına yayılacaktır. Fabrikalarımızı kendi mühendislerimizle kuracağız. Bizim mühendislerimiz dünyanın diğer ülkelerindeki fabrikaları kuracaklar. Ve teknik erkânı harbiyemizin yetişip gelişmesine büyük ehemmiyet atfedeceğiz. Gençlerimizin zaman ve enerjilerinin zararlı yollara sürüklenmeyip bilakis faydalı, kuvvetli yetişmesini lüzumlu görmekteyiz. Âlimlerin ve öğretmenlerin maddî imkân-larının karşılanmasına büyük ehemmiyet verilecektir. Bu yoldaki sloganımız: «Âlime saygı - İlme saygı» düsturudur. Evlâtlarımıza ve milletimizin fertlerine ahlâk ve terbiye öğreten, değerli bilgi öğreten kıymetli terbiyeci ve öğretmenlerimize yeniden hürmet ve saygının doğması için gereken tedbirlerin alınması temel hedeflerimizden birisidir. Ve bu saygıyı bizzat göstermek hepimizin şiarı olacaktır.

     «Âlimin ölümü âlemin ölümüdür» düsturu yeniden düsturumuz olacak. «Âlimin mürekkebi şehitlerin kanından üstündür» düsturu yeniden düsturumuz olacaktır. İşte bizim maarifteki görüşümüz budur.

    Din Eğitimi Ve Öğrenimi

    Din eğitim ve öğreniminin, ülkemizin manevî bütünlüğünün kuvvetlenmesi ve dinî öğretim noksanından doğabilecek her türlü mahzurların giderilmesi için ehemmiyetle yürütülmesine taraftarız.

    Dinî müesseselerimizin her türlü partizan tesirlerden masun kalması için gerekli tedbirler alacağız.

    Dinin her nevi istismardan kurtarılması için eğitim yoluyla halkın bu türlü gayri samimî teşebbüsler karşısında telkine kapılmayacak derecede aydınlatılması gereğine inanıyoruz.

    Millete hizmet edecek vazifelilerin milletin dinî ve manevî inançlarını bihakkın bilmesinden büyük faideler doğacağına kaniyiz.

    İmam Hatip okullarının ve Yüksek İslâm Enstitülerinin ilmi kifayet ve seviyelerinin ihtiyaca cevap verecek duruma getirilmesini ve emsali akademi ve okulların kanunî hak ve imkânlarına kavuşturulmasını lüzumlu sayıyoruz.

    Gerek yurdumuzun maddî ve manevî kalkınmasında ve gerekse devlet-millet kaynaşmasında ve bütünleşmesinde dinî vazife görenlerin uhdelerine mühim vazifeler düştüğüne kaniyiz.

    Diyanet işleri teşkilâtının kendisine düşen vazifeleri eksiksiz bir şekilde yapabilmesi için yeni imkân ve vasıtalarla teçhiz edilmesini ve ifa ettikleri vazifenin, şerefi ve seviyesiyle mütenasip olarak yaşama imkân ve şartlarına kavuşturulmalarını zarurî görüyoruz.

    Kalkınmada ahlâk ve maneviyat esastır. Bundan dolayı bu milletin manevî değerlerinin artırılması için aydın din adamlarının yetiştirilmesine ağırlık vermek lâzım gelir. İmam-Hatip Okulları açılmasını sınırlanmak bir yana, bunlar çoğaltılmalıdır. Biz aydın elin adamı yetiştirip, çocuklarımızı İSLÂM dininin ahlâk ve faziletiyle geliştirecek olursak, çocuklarımız babasının önüne, önünü ilikleyerek gelir... Bunda ne mahzur var? Niçin bu büyük lütuftan, bu büyük kıymetten seve seve istifade etmiyoruz da bundan kaçmıyoruz! Bu yanlış bir stratejidir. Yanlış bir yoldur. Biz, bütün bu imkânlar ile yurdumuzun kalkınması için her türlü imkânımızı seferber etmemiz lâzım. Onun için bütün millî - manevî değerlerimize ehemmiyet vermeye mecburuz. Maarifimizde, devlet idaremizde kendi tutumumuz da, devlet millet kaynaşmasının da meydana gelmesinin temel sırrı buradadır. Bundan dolayı maarifimize bilhassa dikkat etmeye mecburuz. Maarifte, çocuklarımıza; terbiye, edep, hayâ, İffet gibi mefhumların öğretilmesine ağırlık vermeliyiz. Öteden beri ‘.zerinde durduğumuz mühim bir konu vardır. Liselerde okuttuğumuz din dersi mühim değildir. Okuttuğumuz sosyoloji dersi din dersinden daha mühimdir. Temel dünya görüşü verirken çocuklarımıza bugün okuttuğumuz sosyolojinin görüşünü   verirsek,   sonra   bu   çocuklarımızın   niçin makineli tüfeklerle orta yere çıktığına şaşmayalım!.. Bu yanlış sosyoloji öğretiminden dönmemiz lâzım. Bu sosyoloji öğretimi çocuklarımızı millî bünyesinden çıkartıcı mahiyettedir.




    Bu Haber 1992 defa okunmuştur.
    Dost Siteler...
    www.millicozum.com
    www.necmeddinerbakan.net

 
Yorum Ekleyin
Yorum eklemek için üye olmanız gerekmektedir.
 
Telif Hakkı: Prof. Dr. Necmettin Erbakan - NecmettinErbakan.Net, Necmettinerbakan.org | Milli Çözüm Dergisi | AhmetAkgul.Net | MealiKerim.com | İLETİŞİM |RSS