• MSP’NİN DEVRİM NİTELİĞİNDEKİ HİZMETLERİ

    MSP’NİN DEVRİM NİTELİĞİNDEKİ HİZMETLERİ

    19 Temmuz 2011
    ERBAKAN KÜTÜPHANESİNDEN DÜNYANIN DEĞİŞİMİ VE ERBAKAN DEVRİMİ

     
    | Devamı

    MSP’NİN DEVRİM NİTELİĞİNDEKİ HİZMETLERİ

    Erbakan`ın ve Milli Görüş’ün iktidar olduğunda neler yapabilece­ğini akıllara yatırmak için, daha önce Selamet dönemindeki koalisyon hükü­metle­rinde ve üç-dört yıl gibi çok kısa bir zaman diliminde, fiilen gerçekleştirdiği tarihi hizmetleri hatırlatmak zorun­dayız.

    A- Milli Görüş, ‘Önce ahlâk ve maneviyat’ diyerek yola çıktığı için bu sa­hada ve her birisini zorlu bir mücadele sonunda başardığı ‘Devrim’ niteliğindeki hiz­metlerin bir kısmını arz edelim:

    1- 52 tanesi daha önceki hükümetlerce ve özellikle Demirel tarafından kapatılan orta kısımlarını yeniden devreye sokmak üzere, tam 350 tane İmam- Hatip Okulu’nun açılması başarılmıştır. (Lütfen dikkat edilsin. Bütün Cumhuriyet tarihi bo­yunca 50 yılda sadece 50 tane, Selamet döneminde ise 3 yılda 300 tane İ.H.O. açılı­yor. İşte bu bizim faziletimiz, farkımızdır.)

    2- İ.H.O. mezunlarının üniversitelere girmesi hakkındaki kanun teklifi verildi ve gerçekleştirildi. Bu gün İ.H.O. çıkışlı avukat, doktor, mühendis, po­lis, öğretmen, kayma­kam vb. yüz binlerce inançlı kadro, yurt çapında görev başında ise bu Selamet’in meyve­leri ve hayırlı sonuçlarıdır.

    3- İ.H.O. mezunu öğretmenlerin, ilkokullarda din ve ahlâk dersi öğret­meni olma­ları hususunda kanun teklifi yapıldı ve çok şükür başarıldı, bugün uygulanmaktadır.

    4- Bütün okullara, din ve ahlâk dersleri programı konuldu. Bu durum laik Türkiye`de, tek başına bir olay sayılmıştır. Daha sonra 12 Eylül Askeri Yönetimi bunun önemini kavrayarak “Din eğitimini zorunlu dersler sınıfına” almıştır.

    5- Bu ahlâk derslerinin, ortaokul ve liselerde Yüksek İslam Enstitüsü ve İlahiyat Fakültesi mezun­larınca okutulması tamimle şarta bağlanmıştır.

    6- 1976-1977 ders yılı başından itibaren ilk, orta ve liselerde bütün ders kitap­larının yeniden yazılması, Bakanlar Kurulu’nca karar altına alınmıştır.

    7- Mısır, Suudi Arabistan gibi Müslüman ülkelerde okuyanların, dip­lo­ma­larının Türkiye`de geçerli sayılması kararlaştırılmış ve uygulanmaya baş­lanmıştır.

    8- Müstehcen Neşriyatla (ahlâksız yayınlarla) Mücadele Kanunu çı­ka­rılmış, Adalet ve İçişleri Bakanlıkları’nca ciddiyet ve cesaretle uygulanmıştır.

    9- Vakıf mallarının yağmalanmasına son verilmiş, Vakıflarca 500`e yakın cami yeniden restore edilmiş, Vakıf gelirleri üç-dört misline çıkarılmıştır. Ayrıca, Vakıf Aşevleri’nden yedirilen yoksulların sayısı dört misli artırılmış. Takriben 5000 kadar kör, sakat ve sahipsiz insanımıza vakıflardan maaş bağ­lanmış, Vakıflara ait yeni iş hanları yapılmış ve gelir kaynakları arttırılmıştır.

    10- Risale-i Nur gibi dinî, ilmî ve ahlakî eserlerin okutulmasına konu­lan yasak­lar kaldırılmış, böylece İslamî yayıncılıkta yeni bir çığır açılmış ve patlama yapılmıştır.

    11- Kur`an kurslarının yapılması ve yaşatılması için Cumhuriyet tari­hinde ilk defa devlet katkısı olarak bütçeye ödenek ayrılmış ve 3000’den fazla Kur’an kursu hizmete başlamıştır.

    12- Din görevlilerinin mesleki eğitimi için, 7 tane Bölge Eğitim Merkezi açılmıştır.

    B- Ülkemizi geri kalmışlıktan, sömürülmekten ve dilencilikten kurtar­mak, insa­nımıza helal ve huzurlu iş sahaları açmak için mutlaka Ağır Sanayi Hamlemizi başlat­mak ve Milli Harp Sanayi’mizi kurmak zorundaydık. Bu nedenle milli, güçlü, süratli ve yaygın kalkınmayı sağlamak üzere, MSP bir yandan dış güçler ve yerli sömürü ve ser­maye çevreleri ile savaşırken, bir yandan da za­manla yarışıyordu. “Montaj değil, her yö­nüyle milli ve yerli üretim”, “ Fabrika yapan fabrika” diyerek yola çıkıldı ve ülke ça­pında 200 büyük fabrikanın plan ve projeleri hazırlandı, temelleri atıldı ve bu dev tesisle­rin 70 kadarı fiilen işlet­meye açıldı ve üretime başlandı. Böylece yüz binlerce vatanda­şımıza iş imkânı sağlandı. Geri kalan 130 fabrikanın çoğunun da kaba inşaatları ve hizmet binaları bitirildi, hatta bazılarının makineleri getirildi...

    Ama maalesef, malum olaylar ve oyunlar sonunda, yıllardır yüz üstü bırakılan, tari­hine ve tali­hine küskün bu dev eserler şimdi artık sahibini bekliyor.

     

    Erbakan Efsanesi ve Ağır Sanayi Hamlesi

    Erbakan hoca Yeniden Büyük Türkiye’yi kurmak için 1977 yılında meşhur Ağır Sanayi Hamlesi’ni başlattı. Türkiye’yi lider ülke yapmak için yola çıktı. Hiç yoktan, borç alarak değil, kendi paramızla, milli imkânlarımızla bu büyük tarihi hamleyi başardı. Çok kısa bir süre içinde 70 tane fabrikayı tamamlayıp hizmete açtı. Ağır Sanayi Hamlesi 200 fabrikalık bir programdı.

    Ama siyonist sömürü merkezleri ve yerli sabataist şebekeler, Güneş Motel oyununu oynadı. Koalisyon ortağı çürük çıktı. 12 kişi öbür partiye geçirilip bakan yapıldı. Böylece Meclis’te çoğunluğu kalmadı.

    Bu Ağır Sanayi Hamlesi 5 bölümden meydana geliyordu.

    1. Zaruri ihtiyaç maddelerini karşılayan büyük sanayi kuruluşları:

    13 tane şeker fabrikası

    18 tane çimento fabrikası

    12 tane gübre fabrikası

    6 tane kâğıt fabrikası

    28 tane Sümerbank fabrikası

    2 tane nebati yağ fabrikası

    27 tane et kombinası.

    Ve 7 adet filtresiz sigara fabrikası. Böylece bu ihtiyaç maddelerini karşılayacak 113 tane fabrika yapıldı.

    Erbakan Hoca, Ağır Sanayi deyince bunu gözden düşürmek için ağır kelimesini hantal diye tercüme etmeye kalkışan ırkçı emperyalist siyonistlere ve uşak ruhlu işbirlikçilere şu cevabı veriyordu: “Bana bak, çocuk mu aldatıyorsun. Ne hantalı? Hantal sensin be. Ağır sanayi demek, fabrikalar yapan fabrika demek. Senin canına okumak demek, senden makine almaya mecbur olmamak demek. Bağımsız olmak demek. Lider ülke olmak demek.

    2. Nasıl lider ülke olunacak? Bak fabrika kuran fabrika olarak 7 tane demir çelik, 32 tane makine kimyanın ağır makine fabrikası kurularak Tümosan motor ve makine sanayi 13 tane. Taksan 4 tane. Temsan 12 tane, Tüsaş 1 tane. Tersane 2 tane. Ziraat Makineleri sanayi 3 tane. Kaç tane yaptı bu makine fabrikası? 74 tane. 113 tane ihtiyaç karşılayan fabrika, 74 tane de makine fabrikası.

    3. Dört tane de ağır harp sanayi fabrikası;

    Tank fabrikası

    Top fabrikası

    Roket fabrikası,

    Harp gemisi fabrikası.

    Neden bahsediyorum ben size; 74-78’de yürüttüğümüz Ağır Sanayi Hamlesi’nden. Elektronik sanayi Testaş 2 tane. Telesan’ı kurduk. Hizmete açtık.

    Yaygın sanayi kuruluşları DESİAB’ı kurup Avrupa’daki işçilerimizin parası heba olmasın, devlet bankası olarak bunlar nemalandırılsın diye uğraştık.

    Organize sanayi bölgesi 63 tane. Küçük sanayi sitesi 250 tane planladık.

    Büyük enerji tesisleri olarak iki tane Atom Santrali programladık. Neden? Atom santrali iki tane olursa ikincisi yüzde 50 daha ucuza mal oluyor da ondan. Hidroelektrik santralleri 17 tane. Termik santraller 7 tane. Rafineriler 3 tane toplam 29 tane hazırladık.

    4. Büyük madencilik tesisleri; 26 tane cevher çıkartma tesisi, 2 tane cevher zenginleştirme, bir tane izabe tesisi.

     Büyük sulama tesisleri: 46 tane baraj. Bir grup sayıyoruz hepsini, her yıl 100 tane gölet. 1000 tane derin kuyu pompası.

     5. Büyük ulaştırma tesisleri; Otoyol projeleri. Bölünmüş yol projeleri, hızlı tren, hava meydanı ve liman projeleri.

    Ağır sanayi hamlesi aslında 629 tane büyük tesisi ihtiva ediyor. Bunların içerisinde fabrika kuran fabrika olarak adlandırdığımız bölüm, enerji ve madencilik tesisleri 200 tanedir. Onun için biz konuşurken sembolik olarak 200 büyük ağır sanayi tesisi diye kullanıyoruz. Bunları nasıl yaptık? 1977 yılının bütçesine bakın, 244 milyar dolar tutar ağır sanayi hamlesi. 15 milyar dolardır bu 200 tesis. Bunu bir defa vereceksiniz, her sene 100 milyar dolarlık milli gelirinize 5 milyar dolar ilave edilecek. 15 milyar doları üç sende geri alıyorsunuz dikkat edin. Muazzam bir kalkınma hamlesi.

    Geçenlerde kıymetli bir gazeteci arkadaşımız Çin’e gitmiş. Çin’deki bu büyük kalkınma hamlesini görmüş döner dönmez yana yakıla benden randevu istedi. Buyur gel bakalım dedik. Anlattı; 20 gün Çin’i dolaştım, hep sizinle beraberdim.

    Hayırdır inşallah. “Çünkü Çin’de yapılan büyük kalkınmayı gördüm. Sizin ağır sanayide ne yapmak istediğinizi orada gözümle görerek anladım. Sizinle dolaşmamın sebebi buydu. Sizin söylediklerinizi Çin şimdi yapıyor. Ve böylece dünyanın devi oluyor. Eğer siz 7 sene iktidarda kalıp bu ağır sanayi hamlesini tamamlamış olsaydınız, kim bilir biz bugün nasıl bir süper güç olacaktık. Kaldı ki 1977 yılından bugüne kadar 30 sene geçti. 7’şer seneden 30 senenin içerisinde 4’den fazla ağır sanayi hamlesi yapılırdı. 4 tane 200 tane tesisi düşünün 800 tesis yapar. 80 tane il olduğuna göre her ilinize 10 tane muazzam tesis kurduğunuz Türkiye’yi bir düşünün. Bugün böylesine kalkınmış bir ülke olacaktık. Ama maalesef, biz yapıyoruz arkadan gelenler yıkıyor, kapatıyor ve satıyor. Ve toplum tamir edenlerle tahrip edenleri bir türlü ayırıp seçemiyor.

     

     

    Bu Haber 2185 defa okunmuştur.
    Dost Siteler...
    www.millicozum.com
    www.necmeddinerbakan.net

 
Yorum Ekleyin
Yorum eklemek için üye olmanız gerekmektedir.
 
Telif Hakkı: Prof. Dr. Necmettin Erbakan - NecmettinErbakan.Net, Necmettinerbakan.org | Milli Çözüm Dergisi | AhmetAkgul.Net | MealiKerim.com | İLETİŞİM |RSS