• Milli Görüş Niçin ve Nasıl? - 5

    Milli Görüş Niçin ve Nasıl? - 5

    14 Ağustos 2015

     
    | Devamı



               Milli Görüş Niçin ve Nasıl? -6-

     

    (Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın Son Konferansı -08.12.2010)

     

    1000 yıl harb ile İsrail’i alamadık. Onun için stratejimizi değiştiriyoruz. Bundan dolayı Türklerle harb etmiyoruz çünkü onlarda iman var ve harbi kazanmamız mümkün değil. Ya ne yapacağız? Yumuşak lokma metoduyla Türkiye’yi yok edeceğiz. Neymiş bu metod? 7 maddedir;

    1) Türkiye’yi fakirleştireceğiz

    2) İşsiz bırakacağız

    3) Borca esir edeceğiz

    4) Dininden uzaklaştıracağız

    5) Böleceğiz

    6) Böldüğümüz parçaları birbirleriyle çarpıştıracağız

    7) Bu çarpıştırılmış yumuşak lokmaları yutacağız

    Biz onlarla kalacağımıza onları birbirleriyle savaştıracağız. Metodumuz budur. AB’ye sokmayacağız fakat bir anda gir diyeceğiz. Türkiye’yi yok edeceğiz. Planımız budur. Bundan dolayı siz gelin Lozan’ı sahiden değil yalancıktan imzalayın. Asıl olan Sevr olsun, Lozan’ı zaman kazanmak için imzalayın ve Hayum Nahum doktrini dediğimiz bu 7 tane maddeyi uygulamak için zaman kazanınız. Size tavsiyemiz budur. Mürşitler meclisinin tavsiyesi budur.

    ABD bunu kabul etmedi. Fransa ve İngiltere Lozan’ı yalancıktan imzalayacağız Sevr asıl olacak hay hay dediler, imzaladılar. Ve böylece 10 senelik muharebenin arkasına gelindi. Ancak o seneden bu zamana kadar 80 senedir. Üzerimize bu planı oynamaktan vazgeçmediler ve en son AB müzakereleri yapılırken; onlar yine Sevr’i esas aldı. Lozan’ı kabul etmiyor. İnanışları dolayısıyla kabul edemezler. Türkiye’yi bağımsız bir devlet olarak kabul etmeleri mümkün değildir. Gerçekleri bilmemiz lazım. 

    Ülke Süratle Fakirliğe Gidiyor

    Şimdi bu durum karşısında 8 seneden beri AKP ne yaptı? Buyurun Hayum Nahum doktrinin ölçeğinden ölçelim. Kantarda görelim. Şimdi AKP’yi tutan bir insana söylediğin zaman; kardeşim bunlar Türkiye’yi fakirleştirdiler. Efendim her zaman fakirlik oldu. Şimdi biraz daha fakirlik olsa ne olacak.  Adamlar iyi kötü idare ediyorlar. Oldu ama böylesi olmadı. Çünkü 8 seneden beri Türkiye’de BM normlarına göre; nufusun 1/3’ü fakirlik sınırının altındaydı. Şimdi 8 seneden sonra 2/3’ü fakirlik altında. Ülke süratle fakirliğe gidiyor.

    1) İşsizlik. Efendim her zaman işsizlik olmuştur diyor. Ne söylersen üstüne bir macun sürüyor. Bana bak bre gafil! Senin sürdüğün macun, alttaki yarayı iyi etse ne güzel. Ama yara kangren oluyor. Sen kendini aldatıyorsun. Bu meseleleri kökünden çözmek lazım. İşsizlik oldu ama böyle olmadı. İşsizlik şimdi  %20 haberin var mı? Allah kimseyi işsiz bırakmasın. Çoluğuna çocuğuna ekmek götürememek ne büyük bir acıdır. Allah muhafaza buyursun. Bu millet bu ızdırabın içinde inim inim inliyor.

    2) Borca esir olmak. Bak vereceğim rakama dikkat edin. 80 senede gelmiş olan hükümet, 80 senede 80 milyar dolar dış borç yapmışlar idi. AKP geldi 8 senede; dış borcu 580 milyar dolara çıkarttı. 580 milyar dolar. Bunun yıllık maliyeti 60–70 milyar dolardır. Bütçenin kendiside bu kadardır zaten. Ne yapacaksın? Yeniden Borç alacaksın. Bunun sonu gelir mi yahu? Bu Coni Ahmet’in devir daim makinesine benziyor. Borçlandıkça borçlanıyorsun. Sonu yok. Şimdi bunlar işbaşına geldikleri zaman; ben kendilerine ağabeyleri olarak nasihatte bulundum. Dedim ki bütçeniz 50 milyar dolardır. TV konuşmalarından biliyor. Bu bütçe ile Türkiye’yi idare edemezsiniz. 100 milyar dolar daha temin etmeniz lazım. Ama bizim 54. Hükümetteki gibi temin edeceksiniz. Borç alarak değil. Çünkü borç alsan sonu gelmez.

    Ne yapacaksınız?  Havuz sistemleri, milli kaynaklar ve adil düzene geçmek suretiyle asıl, ihracat, istihdam ve istihdam ihracat ve Üretim, seferberliği yapacaksınız. Zenginlik buradan temin edilir. Bunları yapmanız için; biz 54. Hükümet döneminde yaptık uyguladık bunları biliyorsunuz. Evet, efendim biliyoruz. Diyerek sakın ha nasihatleri dinlemekten kaçınmayın. Siz 54. Hükümet zamanında bakandınız ama bakardınız ama göremezdiniz. Ben sizi avucumun içi gibi bilirim. E ne olacak? Nasihat dinleyin. Dinlemez de borca bakarsanız. 5 sene sonra borcunuz 500 milyar dolar olur, altından kalkamazsınız. Demiş idim 13 sene evvel. Meğer keramet göstermişim,  5 sene sonra dış borcu 500 milyar dolara çıkardılar. Ee ..

    Müslümanlık dinini ortadan kaldırmak için uyutuluyorlar. Allah muhafaza buyursun. Bu dinin muhafazasını yapacak olan Cenab-ı Allah’tır. Amma; nerde yaşayacağına sen karar veremezsin. Kabe bilinmeyen yerde Müslümanlık yaşanmaz. Şimdi Müslümanlık dini yasak ederek ortadan kaldırılır, bir de değiştirilerek. Değiştirilmesi için çok sinsi faaliyetler yapılıyor. Bunları broşürlerle, kitaplarla millete tanıtacağız. Hayum Nahum doktrini uygulanıyor. Bölücülük; Kürt meselesi diye bir şey çıkartır ortaya. Bizim böyle bir meselemiz yok yahu. Biz bin yıldır birbirine kardeşlik etmiş milletiz. Müslümanlıkta ırk ayrımı var mı? Bunları konuşturuyor. Bizi bölmek için. Sonra da birbirimizle çarpıştırmak için. Bu meseleleri ortaya atıyor. Bir şey yapabiliyor mu? Yapamıyor.

    Demokratikleşme, Kıbrıs Meselesi; Hiçbirinin Altı Doldurulmuyor

    Demokratikleşme diyor, hiçbir şey yapmıyor. Kıbrıs meselesi diyor, içinden çıkılmaz hale getiriyor. Hiçbir işi yapabildikleri yok. Hayum Nahum doktrini uygulanıyor.  Bu milleti birbirleri ile çarpıştırmaya götürüyor. Bunları gördüğümüz zaman bizim başlangıçta ben size ne dedim? Efendim evlatlarım iyi diyorsunuz deyin, kolayınıza gelsin yapın. Tavsiyesinde bulunuyorlar size dedim. Şimdi bak sözü aklın merkezine getirdim; Türkiye’de toprak kayarken biz nasıl yerimizde dururuz. Vatan bölünürken, insanlar işsizlikten kıvranırken, milyonlar geçim sıkıntısı çekerken; biz nasıl aferin deriz? Böyle şey mi olur? Bunun için şevketle kendilerine nasihat ediyorum; nasihati dinlemiyor. Neden? Hidayeti kararmış.

    Bak size bir gerçek söylemek istiyorum; efendim “Ben başbakan olmak istiyorum, bakan olmak istiyorum” diyebilir insanlar. Evet gelebilirler. Bunlar çok doğaldır. Fakat size şunu haber vereyim ki; Türkiye gibi tarihinin en büyük mirasçısını yönetmek 7 tane Allah vergisi ister: eğer bunlar yoksa bunu yapamazsın. Ben istiyorum diye olmaz. Allah verecek. Nedir bu? Önce bilgi birikimin olacak. Türkiye’yi ve tarihini bileceksin. Sen bunu bilmiyorsun. Türkiye AB’nin kapısına zincirle bağlanacak bir ülke değil. Sen tarihini, milletini inancını tanımıyorsun. Bilgi ister, bilgi birikimi. İkincisi tecrübe ister. Sende hiçbir devlet yönetme tecrübesi yok ki. Onun için kürt meselesi diyorsun, hep yüzüne gözüne bulaştırıyorsun. Demokrasiyi yüzüne gözüne, Kıbrıs meselesini yüzüne gözüne bulaştırıyorsun. Hiç bir meseleyi çözemiyorsun, çünkü meselelerin çözümünde tecrüben yok. Hidayetin kararmış. İslam birliğini kuracağına, AB’ye giriyor. Ferasetin yok. Çünkü manevi kalkınma için hiçbir gayret gösterdiğin yok. Dirayetin yok. Asıl ülkenin lider ülke olma hususunda hiçbir adım attığın yok. Bunlardan başka şuurun yok şuur. Şuur. Sen batılılarla kucaklaşırım, gâvurla dost olurum. Böylece; büyürüz zannediyorsun. Şuursuzluk. Bundan başka bir vizyonun yok. Senin vizyonun ne? Bizi götürüp Avrupa’nın kapısına zincirle bağlamak. Olmaz, olmaz, olmaz.  Bu böyle gitmez. Seni severim,  bağrıma basarım. Ama bu Allah vergisi noksanından dolayı; sen bunları yapamazsın kardeşim.

    Bak 8 senedir iktidardasın, rakamlarla söylüyorum;  gerçek bunlar. Hayum Nahum doktrini uygulanıyor. Türkiye İsrail’e vilayet olacak. Bu borçları kim ödeyecek? Ee ne olacak seni sevdiğimiz için sana nasihat ediyoruz dinlemiyorsun. Yapacağımız şey kolundan tutup geç otur şuraya bakim; biz ne dersek onu yapacaksın diyeceğiz, söz dinleteceğiz. Bunu sana olan sevgimizden şefkatimizden dolayı yapıyoruz. Vatanımızı milletimizi sevdiğimiz için yapıyoruz. Bu çalışmalar bunun için yapılıyor.

    Şimdi ise önümüzde ki 6 ay da gece gündüz 75 milyon nüfusumuza; bu gerçekleri anlatacağız. Önümüzdeki yarışta Saadet Partisi yarışı kazanacak ve böylece Türkiye ve bütün insanlık kurtulmuş olacak inşallah.

    Bütün bu gerçekleri açıkladıktan sonra, şimdi önümüzdeki 8 ayda bütün milletimize bunları anlatma hususunda, elimizden gelen bütün gayretleri çalışmaya azim ve kararlılığımızı biledikten sonra, duamızı yapmak suretiyle, bu günkü konferansımızı sona erdireceğiz. Duamız nedir? Duamız şudur: Ya Rabbi sen bu seçimlerde en büyük zaferler nasip eyle (amin)  onun için 5 şey yapmamız lazım:

    1)  Şuurlanma

    2) Çelikleşme

    3) Üretim

    4) Bütün Milko kuruluşlarımızla Türkiye’yi kucaklayacağız. Milko kuruluşlarımızı noksansız geliştireceğiz

    5) Heyecan.

    Allah’a şükürler olsun camiamızda, muazzam bir heyecan olduğunu görüyoruz. Kongremiz bunu gösterdiği gibi, bütün Türkiye’deki gelen haberlerde, bunları teyit ediyor.

    Milletimiz aynen istiklal savaşında olduğu gibi, yok olmak yerine tarihte ki yerini almak için;  bilenmiş aşkla, azimle şaha kalkmış durumdadır. Bu şekilde; aşkımızı azmimizi bileyerek, evlerimize dağılacağız ve bütün sathında; aynen İstiklal Savaşı’nda, Çanakkale Harbi’nde olduğu gibi, bütün tarihimizde ki altın sayfalarda ki gibi, yeni bir altın sayfa yazacağız. 

    Bunu Cenab-ı Allah’tan hem dua olarak hem niyaz olarak söyledikten sonra; kapanış olarak diyorum ki; Allah’a emanet olun. Zafer inananlarındır ve zafer yakındır.

    Esselamu aleykum.

    Gazanız mübarek olsun. İnşallah 13 Haziran’da insanlık ve Türkiye’yi kurtarmış, en büyük zaferi kazanmış, iktidar partisi olarak kucaklaşmamızı nasip buyursunlar. Allah’a emanet olun.

    Prof. Dr. Necmeddin Erbakan Hocamızın Son Konferansı

    - 08.12.2010 -

     

     











    Bu Haber 2190 defa okunmuştur.
    Dost Siteler...
    www.millicozum.com
    www.necmeddinerbakan.net

 
Yorum Ekleyin
Yorum eklemek için üye olmanız gerekmektedir.
 
Telif Hakkı: Prof. Dr. Necmettin Erbakan - NecmettinErbakan.Net, Necmettinerbakan.org | Milli Çözüm Dergisi | AhmetAkgul.Net | MealiKerim.com | İLETİŞİM |RSS