• KURTLAR VADİSİNİN SİNSİ MESAJI!!!...

    KURTLAR VADİSİNİN SİNSİ MESAJI!!!...

    20 Şubat 2014
    KURTLAR VADİSİNİN SİNSİ MESAJI

     
    | Devamı



    KURTLAR VADİSİNİN SİNSİ MESAJI:


    Küresel Siyonist Merkezlerle ve Masonik Mahfillerle Asla baş edilemez!..

    Gizli anlaşmalar İsrail’in menfaatineydi!

    İlk kez mayınlı arazinin temizlenmesi karşılığında “44 yıllığına temizleyen yabancı firmaya devri” meselesinin konu edildiği yazı ve konuşmalarda gündeme gelen “gizli anlaşmalar” üzerine gereğince gidilmemişti.

     

    Uluslararası araştırmalarıyla tanınan yazar Aytunç Altındal; “Yunanistan-Türkiye-İsrail-Suriye” dengesinin önemli olduğunu, Türkiye ile İsrail arasında da çok sayıda gizli anlaşma bulunduğunu söylemişti. Daha sonra Türk Silahlı Kuvvetleri ile İsrail Silahlı Kuvvetleri arasında 42 özel anlaşma olduğunu, sadece 1989 ile 99 yılları arasında tam 20 yeni anlaşma imzalandığından söz etmiş ve İsrail'in “mayınlı arazinin temizlenmesindeki özel yeri ve konumunu da bu gizli anlaşmaların sağladığını” belirtmişti. Ve bunların hepsinden sonra Başbakan Erdoğan kendi konuşmasında bu “gizli anlaşmalara” değinmiş, DSP-MHP-ANAP hükümeti döneminde İsrail'le gizli anlaşmalar yapıldığını belirterek bunları “gizlilik nedeniyle” açıklayamayacağını söylemişti. Başbakan mademki “şeffaflık”tan, temiz siyasetten söz etmekte, gizli ve karanlık işlerin üzerine gidilmektedir, o zaman TBMM bize bu anlaşmaların bilindiğini, Anayasa'ya aykırı ve gizli işler çevrilmediğini ispat etmesi gerekirdi.

    Bizim dikkat çekeceğimiz asıl konu ise:

    Sözde Türkiye üzerinden karanlık oyunları ve karmaşık tezgâhları konu edinen Siyonist ve emperyalist tuzakları irdelediği ve milli mesajlar verdiği zannedilen şu “Kurtlar Vadisi-Pusu” dizisinde, AKP’nin 600 km.’lik Suriye sınırı boyunca uzanan verimli ve maden yönünden zengin mayınlı arazileri bir İsrail firmasına hem 49 yıllığına devretme hıyanetine niye hiç değinilmemişti?

    Ve yine İsrail’le Türkiye arasındaki “gizli anlaşmalar” meselesiyle ve AKP’nin bunca gücüne rağmen bu konuyu es geçmesiyle niye hiç ilgilenilmemişti?

    ÇÜNK܅.

    1.      1.             Bu dizinin bütün versiyonları, sinsi Siyonist merkezlerin ve gizli masonik mahfillerin kesin başarısıyla sona ermişti!? Bunu tesadüfle izaha yeltenmek ahmaklıktan öte bir şeydi.

    2.      2.             Kendilerini “milli ve yerli” zanneden, hatta Siyonizm’le ve Yahudi Lobileriyle mücadele ettiği farz edilen tüm resmi veya gizli örgütlerin, aslında o malum ve mel’un güçlerin güdümünde olduğu mesajı verilmişti.

    3.      3.             Öyle ise, sadece ABD ve AB’yi değil, ülkemizdeki en milli ve stratejik sanılan kurum ve kişileri bile kontrolüne alan böylesi etkin ve yetkin bir güçle baş edilemeyeceğine göre, ona sığınıp yaslanarak bir takım hayırlı ve yararlı hizmetlere fırsat yakalamaktan başka bir çare yoktur” kanaati, kafalara yerleştirilmekteydi.

    4.      4.             Ve tabi Polat gibilerin, kahramanlık ve fedakârlık rolleriyle, dış güçlere ve işbirlikçilere duyulan öfkeler törpülenmekte, kabaran milli heyecan ve havamız indirilmekteydi.

    5.      5.             Ve dolayısıyla “ABD ve İsrail’le asla başedilmez” düşüncesi enjekte edilerek ruhlar sindirilmekteydi.

    6.      6.             Bu dizi bir yandan da AKP’ye destek sağlayacak ve haklılık kazandıracak bir mahiyetteydi.

    7.      7.             Dizide, AKP ve Fetullahçılar eliyle yürütülen gaflet ve hıyanet girişimlerine hikmet, keramet hatta yüksek cesaret kılıfı geçirilmekteydi.

    Yani, Kurtlar Vadisi topluma kurulan bir pusu gibiydi!.

    Ümit Ülgen’in dediği gibi: “Dizinin senaryosunun, Ergenekon iddianamesinden beslendiği sırıtıvermekteydi

    Hemşerilerimiz Raci ve Necati Şaşmazlar eliyle piyasaya sürülen Kurtlar Vadisi dizisi, 2003'te ekranlara geldiğinde, toplumun değişik kesimlerinden gençleri mafyaya, silaha ve şiddete yönlendirdiği gerekçesiyle ağır eleştiriler almıştı. Varoşlardaki gençleri televizyon başına toplayan ve yüzde 50 izlenme oranlarına ulaşan dizi, büyük tepki çekmesine rağmen, herhangi bir yasaklamaya tabi tutulmamıştı. 2007 seçimleri öncesinde, Türkiye'nin bir gerçeği olan PKK terörünü işleyen “Kurtlar Vadisi Terör” dizisi çekilmeye ve reklamı yapılmaya başlanınca, AKP engeline takılmıştı.

    RTÜK, Kurtlar Vadisi Terör dizisinin yayından kaldırılması için Show TV Genel Müdürü Soner Ayan'ı 13 Şubat 2007'de Ankara'ya çağırmış, görüşmenin ardından dizi yayından kaldırılmıştı. Karar, Kurtlar Vadisi izleyicileri tarafından tepkiyle karşılanmıştı.

    AKP Grup Başkanvekili Salih Kapusuz ise 18 Şubat 2007'de Kurtlar Vadisi Terör dizisi için ağır eleştiriler yapmıştı.

    Tayyip Erdoğan-Pana Film görüşmesi!

    Uzun bir aradan sonra diziyi çeken Pana Film yöneticileri Başbakan Tayyip Erdoğan’la buluşarak dizinin konseptinde değişiklik yapılması şartıyla anlaşma sağlanmıştı. Dizi, “Kurtlar Vadisi Pusu” adıyla, Ergenekon iddianamesini ve sanıklarını anımsatan senaryosuyla tekrar yayına başladı. Dizinin devamlı izleyicileri şaşkındı. Bir dizi ancak bu kadar değiştirilip çarpıtılırdı.

    ABD'den bu dizi için geldi

    Hürriyet'ten Nurettin Kurt'un haberine göre, Pana Film'in sahibi Raci Şaşmaz ile oyuncu Necati Şaşmaz'ın babaları ve dedeleri Elazığ’da Kadiri Tarikatının şeyhliğini yapmıştı. Haberde, Şaşmaz kardeşlerin tarikat giysileriyle zikir fotoğrafları da yayınlandı. Nurettin Kurt, haberinde Necati Şaşmaz'ın ABD'de sürdürdüğü yaşamını, bu film teklifi ile bırakıp Türkiye'ye döndüğünü yazmıştı.

    Senaristi Tayyip'le görüşmesini Zaman'a nakletmişti!

    Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin senaristlerinden Bahadır Özdener, Zaman Gazetesi'nden Abdullah Kılıç'la yaptığı söyleşide, “Bu diziyle ilgili Başbakan bizi kabul etti. Anlatacağımız konsepti, anlatmak istediğimiz değerleri ve doğruları söyledik” itirafları her şeyi açıklamaktaydı.

    Kılıç, “AKP ezici çoğunlukla iktidarda, AKP'nin tüzüğünde milliyetçilik yok” diyor ve devam ediyordu. “Sadece kral çıplak olsa, vezir çıplak, soytarılar çıplak, çırılçıplak bir güruh var. Bu çıplaklar bize ne diyeceklerini şaşırdılar. Oynadıkları değerlere bakın bayrak, vatan, millet, laiklik.” Özdener, Başbakan'la görüşmelerini teyit ederek kullandığı saldırgan üslupla dizinin nasıl taraf olduğunu kendi ağzından yandaş medyada açıklamıştı.

    Böylece bir Başbakanın ilk defa bir dizi için görüşme yaptığı ortaya çıkmıştı.

    “AKP’nin psikolojik savaş aracı” gibiydi!

    Ağırlıkla genç ve lümpen çevreye hitap eden dizi, yeni biçimiyle, psikolojik propaganda aracıydı. Dizideki kişi ve olaylar, devam eden Ergenekon davasındaki sanıklara ve iddialara benzetilerek, hedef saptırılmaktaydı.

    Yeniçağ Gazetesi yazarı Sabahattin Önkibar, konsept değişikliğinden sonra Kurtlar Vadisi'nin “AKP'nin psikolojik harekat filmi haline geldiğini” yazmıştı. Yeni Şafak'tan Bekir Hazar ise “Dizide Sabancı suikastını andıran görüntüler var. İş adamları, öldürülen işadamının mallarına nasıl konarız hesabı yapıyor. Bunlardan bir tanesi de medya patronunun damadı Yalçın. Ayrıca dizide çete lideri, tetikçisine Danıştay saldırısı emri veriyor. Bir gazeteye bomba atılıyor” diyerek Ergenekon iddianamesiyle benzerliklerini anlatmıştı.

    Dizi kahramanı Polat Alemdar'ın sözleri Türkiye Cumhuriyeti'ni dönüştürmeyi ve Ilımlı İslam’ı yerleştirmeyi gerçekleştirmek isteyenlerin sözlerini yansıtmaktaydı:

    “Sizin döneminiz bitti. Bize biat edeceksiniz.”

    “Bayrağı hırsızlığınıza ve hırsınıza alet etmeyiniz.”

    “Beni tanımayan kâfir topluma karşı bize yardım ediniz.”

    “Siz korkaksınız, köpek gibisiniz”

    Dizinin başında, ‘anlatılan kişiler ve kurumlar hayal ürünü’ dense de bütün karakterler ve olayların Ergenekon iddianamesini anımsattığı kesin ve ortak bir kanıydı.

    PKK’yı sol örgüt gibi, teröristleri de sempatik göstermekteydi!

    Dizide büyük bir beyin yıkama daha yapılmaktaydı. PKK sol bir hareketmiş gibi gösterilerek, teröristlere sol argümanlar kullandırılarak seyirci nezdinde PKK bir nevi masumlaştırılmaya çalışılmaktaydı.

    Örgüt üyesi Muro tiplemesi iyi ve yardımsever biri gibi aktarılmaktaydı. Dizinin, Diyarbakır'da 5 polisin şehit edilmesinden sadece 2 gün sonra yayınlanan bölümünde, 3 PKK'lıyı götüren polis minibüsü kaza yapmış, polislerin hepsi yaralanmış, PKK’lılara hiçbir şey olmamıştı. Muro telsizi alıp yaralı polisler için yardım çağırmıştı.

    PKK'lıların kendilerini yakalayan polislere bile insancıl yaklaştıkları anlatılarak PKK'lılar yardımsever ve sempatik gösterilmeye uğraşılmıştı. Ama hayret, DTP’ye hiç dokunulmamıştı!

    Pusu adı filme uygun düşmekteydi

    “Kurt” ismi “Ergenekon” gibi Türklerin motiflerinden biri olduğu için bu diziye uyarlanmıştı.

    Ancak Pusu adı daha çarpıcıydı. Gerçekten Türkiye'ye bir pusu kurulmuş durumdaydı. Türkiye'nin bu pusudan kurtulabilmesi için halkımız aldatılmaktan kurtarılmalıydı. Büyük bir beyin yıkama ile karşı karşıyaydık. Emperyalizm ve işbirlikçileri dizide olduğu gibi her alanı propaganda aracı olarak kullanıyorlardı.

    Evet, ne kadar yazık ve acıdır ki, gerçek hürriyet ve izzete, milli ve haysiyetli zaferlere hasret kalan halkımız; İsrail işbirlikçisi ve BOP hizmetçisi Recep Beyin Davos’taki sahte efelenmeleri ve Kurtlar Vadisi gibi dizi filmleriyle avunur ve övünür hale getirilmişti…

    Ve tabi hangi odakların ve hangi maksatlarla bu dizileri hazırlatıp, toplumu psikolojik olarak dize getirilmeye ve Siyonist Yahudi şebekesini yenilmez ve başedilmez göstermeye çalıştıklarını, artık anlamış olmamız gerekirdi.

     













    Bu Haber 4441 defa okunmuştur.
    Dost Siteler...
    www.millicozum.com
    www.necmeddinerbakan.net

 
Yorum Ekleyin
Yorum eklemek için üye olmanız gerekmektedir.
 
Telif Hakkı: Prof. Dr. Necmettin Erbakan - NecmettinErbakan.Net, Necmettinerbakan.org | Milli Çözüm Dergisi | AhmetAkgul.Net | MealiKerim.com | İLETİŞİM |RSS