• Kahraman Şehitlerimiz ve Asil Ordumuza İthaf Olunur!..

    Kahraman Şehitlerimiz ve Asil Ordumuza İthaf Olunur!..

    01 Haziran 2017

     
    | Devamı



    Kahraman Şehitlerimiz ve Asil Ordumuza İthaf Olunur!..


            ŞEHİTLER ÖLMEZ

     

    Rahat yaşıyorsak, bu yurdumuzda

    Onlar sayesinde, huzurumuz da

    Her diriliş ufku, kurduğumuzda

    Hainler kâfire, uyup kansa da

    Bu Millet yol vermez, şehitler ölmez!

     

    Müjdeye şahittir, Hak şehitleri

    Peygamberler gibi, şefaatleri

    Onlar insanlığın, mücahitleri

    Vicdanlar sızlasa, yürek yansa da

    Mehmetçik yaşıyor, şehitler ölmez!

     

    Dağlıca’da dağlar, duvardan diktir

    Sert kayalar vahşi, davar gibidir

    Irak sınırımız, ite gediktir

    PKK kuduzu, vurdum sansa da

    Sonsuzluğa doğan, şehitler ölmez!

     

    Şehitlik mü’minin, kutsal arzusu

    Canın kurban eder, ana kuzusu

    ABD, İsrail, Heron casusu

    PKK’ya her an, haber salsa da

    Bu Vatan bölünmez, şehitler ölmez!

     

    PKK Mecliste, hava atıyor

    AKP teröre, çanak tutuyor

    Ah nice zavallı, bunu yutuyor

    Mezara konulsa, beden donsa da

    Allah’ın katında, şehitler ölmez!

     

    Şehit babaları, dertli analar

    Başkalar siz gibi, nasıl yanalar

    Çiğeriz sökülmüş, gözler kan ağlar

    Zalim eli masum, kana bansa da

    Kur’an müjdeliyor, şehitler ölmez!

     

    Kur’an’sız boş lafla, gönüller dolmaz

    İmansız İslamsız, şehitlik olmaz

    Bu Ezanlar susmaz, bu Bayrak solmaz

    Siyonist Haçlılar, tuzak kursa da

    TSK devrilmez, şehitler ölmez!

     

    Şeytan ordusunu, üstüme sürse

    İşbirlikçi hain, defterim dürse

    Amerkan kuklası, çakallar ürse

    NATO’yu toplayıp, bize salsa da

    BDP baykuşu, dama konsa da

    Türkiyem dirilir, şehitler ölmez!

     

       ORDUMA HIRLAYAN ÇAKAL

     

    Erdemsizde edep, olmazmış meğer

    “Hocam” değil, “sayın” diyen gıcıktır!

    Hak için bir küfür, bin zikre değer

    İnsanlara tapan; ahmak, kaçıktır!

     

    Gafil öze değil, hep söze bakar

    Mertlik numarası yapar sahtekâr

    Hiç kalbinde iman tutmuyor karar

    Kahramanlık taslar, oysa kancıktır!

     

    Mason mahfiller şişirip salıyor

    O boş balon kendin, ermiş sanıyor

    Adil Düzen, ağza bile almıyor

    Onun istediği, fıstık fındıktır!

     

    Edebiyat yapar, kof laf simsarı

    Bina konmuş, yok sayıyor mimarı

    Kitapla yüklesen, huysuz himarı

    Dışı süslü içi, boş bir sandıktır!

     

    Ne artistler gördük biz bu sahnede

    Ne dönekler gömdük, tam kırk senede

    Hain mezarına dönmüş sinede

    İman barınır mı, o münafıktır!

     

    Karınca incitmez, cinayet etmez

    İslam’a, vatana; hıyanet etmez

    Rüşvetle zalimi, ziyaret etmez

    Müminler mert olur; samim sıddıktır!

     

    Mescitte Hocadır, Lobideyse host

    Özü çürümüş ya; düzgün kılık post

    Mümin kişi olmaz, Siyoniste dost

    Cahil veli sanır, o bir zındıktır!

     

    Orduma hırlayan, kuduz çakallar

    Hep gâvurdan TARAF, kurşun sıkarlar

    Motor yağı gibi, üste çıkarlar,

    Yabancı gelmiyor, bunlar tandıktır!

     

            ASKER MEHMED'İM

    Siyon gavur vermezse, eğer arkayı

    Vallahi düşemezler, peşen Mehmedim!

    Değil şu PKK'yı, tüm Amerka'yı

    Değişmem bir tek çürük, dişen Mehmedim!

     

    Arslanlara havlarmış, azgın kuduz it

    Bak bozuldu kalleşler, üstüne seğirt

    İsmini Peygamberden, aldın be yiğit

    Kafir aklı ermiyor, işen Mehmedim!

     

    Bu memleket bizimdir, ta ilel ebet

    Bir mangan bin Coni'ye, bedeldir elbet

    Koynunda nişanlının, verdiği tülbent

    Cennette düğün gelir, düşen Mehmedim!

     

    Hakkari dağlarında, şarkılar donar

    Kışlaya sığmazdın ya, mezara uyar

    Tevhit, tekbir şakıyan; kuşların konar

    Yirmisinde toprağa, düşen Mehmedim!

     

    Ah nice kahpelikler, gördü şu Mehmet

    Sağ kaldıkça gazidir, ölmü şahadet

    Kurda kuşa bile hep, oldu merhamet

    O düşmanın bağrını, deşen Mehmedim!

     

    Alparslan'dan, Yavuz'dan; Seyit Çavuştan

    Aslın temiz, sütün pak; ersin doğuştan

    Son bir kez vedalaşıp, çıktın koğuştan

    Kur'an'ın kültürüyle, pişen Mehmedim!

     

    Muhammet imanlıdır, Kemal askeri

    Nice devler dağıttın, kaçtı ters geri

    "Önce vatan" diyerek, cephe siperi

    Türkiyem türküsüyle, eşen Mehmedim!

     

    Feda olsun varlığım, hasılam sana

    Emanet yurdum, yuvam; ve sılam sana

    Dost hayran, düşman kindar; vesselam sana

    Şu NATO'ya bir ferman; döşen Mehmedim!

     

    İstiklâl Marşımıza, hırlayan huysuz

    Ezan, Kur'an ve Hak'tan; niye huzursuz?

    Generalden erine, gururumuzsuz

    Tarihte rastlanmıyor, eşen Mehmedim!

     

    Sana kem söz eden, dillere lanet

    Yoluna serpilmeyen, güllere lanet

    Birliğine ilişen, ellere lanet

    Bayrak, başörtü verdin; eşen Mehmedim!


           ORDUMUZ BİZİM!

    Hürriyet, adalet, asalet kokar

    Mayamız, yuvamız, yurdumuz bizim.

    Hainler birlikten, barıştan korkar

    Koyunlarla gezer, kurdumuz bizim.

    Peygamber ocağı, ordumuz bizim!

     

    Düşmana dağ gibi, dostuna merttir

    Yiğit Paşalarla, yanıtı serttir

    Münafıklık bilmez, hep tavrı nettir

    Günahtır gayretsiz, durduğmuz bizim

    İslam kahramanı, ordumuz bizim!

     

    Amerika katil, İsrail gaddar

    Avrupa zalimdir, gafil iktidar

    Direniriz tek can, kalana kadar

    Kardeş kavgasıdır, korkumuz bizim

    İlişme arslandır, ordumuz bizim!

     

    Siyoniste azar, azar olacak

    BOP'un haritası, mezar olacak

    Kem gözle bakmayın, nazar olacak

    Kuyumuzu kazar, kör domuz bizim

    Özgürlük sigortam, ordumuz bizim!

     

    PKK ısırır, Barzani hırlar

    Mehmet'e vız gelir, ıvır zıvırlar

    Bunları kışkırtır, malum gavırlar

    Bayrak, bağımsızlık, onrumuz bizim

    Şahinler yuvası, ordumuz bizim!

     

    Et kemik gibiyiz, askerdir millet

    Arslanlar kükresin, bitsin bu zillet

    Teslim, taklitçilik; en büyük illet

    İşbirlikçi iktidar, sornumuz bizim

    Atanın izinde, ordumuz bizim!

     

    KAYNAK: BU ŞİİRLER MUHTEREM AHMET AKGÜL HOCAMIZIN ''DİLİN DÜĞÜMÜ ÇÖZÜLDÜ'' İSİMLİ ESERİNDEN ALINTIDIR.





    Bu Haber 1622 defa okunmuştur.
    Dost Siteler...
    www.millicozum.com
    www.necmeddinerbakan.net

 
Yorum Ekleyin
Yorum eklemek için üye olmanız gerekmektedir.
 
Telif Hakkı: Prof. Dr. Necmettin Erbakan - NecmettinErbakan.Net, Necmettinerbakan.org | Milli Çözüm Dergisi | AhmetAkgul.Net | MealiKerim.com | İLETİŞİM |RSS