• ERDOĞAN’IN AZERBAYCAN MÜNASEBETİ VE İSRAİL-AZERİ MUHABBETİ!?

    ERDOĞAN’IN AZERBAYCAN MÜNASEBETİ VE İSRAİL-AZERİ MUHABBETİ!?

    19 Mart 2020

     
    | Devamı

    ERDOĞAN’IN AZERBAYCAN MÜNASEBETİ

    VE

    İSRAİL-AZERİ MUHABBETİ!?

            

    Hatırlanacağı üzere, Sn. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 18 Eylül 2018 tarihli ziyareti dolayısıyla, Azerbaycan'da resmi törenle karşılanmıştı. Resmi törenin ardından iki lider baş başa görüşme yapmışlardı. Bakü'nün kurtuluş yıldönümü töreninde konuşan Erdoğan, "Bundan sadece 25 sene önce Hocalı’da yaşananların hesabını vermeyenlerin, katilleri kahraman ilan edenlerin bize verebilecekleri hiçbir tarih dersi yoktur" diye çıkışmıştı. Kafkas İslam Ordusu'nun teşkili ve Bakü'nün kurtuluşunun 100. yıl dönümü töreninde;

    “Bugün Türkiye, Azerbaycan’ın sadece siyasi ve askeri değil, ticari, ekonomik ve kültürel her alanda en önemli ortağıdır. Türkiye’de eğitim almış Azerbaycanlıların sayısı 125 binden fazladır. Halen 15 binden fazla Azerbaycanlı öğrenci bizde eğitim almaktadır. Müştereken hayata geçirdiğimiz projeler tüm bölgeye damgasını vurmaktadır. Türkiye Azerbaycan’daki en büyük yatırımcılardan birisi konumundadır. İnşaallah Azerbaycan da çok yakında Türkiye’de aynı konuma gelmiş olacaktır. Yıllardır vatan hasretiyle hayatlarını sürdüren bir milyondan fazla kardeşimizin artık gözyaşları dinsin istiyoruz. Kardeşimiz Azerbaycan’ın topraklarının yüzde 20’sini işgal altında tutanların, öz yurduna dönmekten alıkoyanların bizden sınırlarımızı açmamızı beklemeleri boşunadır…” diyen Erdoğan’ın Azerbaycan’daki FETÖ yapılanmasına hiç değinmemesi ise dikkatlerden kaçmamıştı. Çünkü FETÖ şebekesiyle Aliyev yönetimi hâlâ sıkı fıkı irtibatlıydı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 ay kadar önce 25 Şubat 2020’deki Azerbaycan ziyaretinde ise; Kasım ayında TANAP'ın Avrupa bağlantısının açılışının yapıldığını hatırlatarak, "Ticaret hacmimiz 2019 yılında 4.4 milyar dolara ulaşmıştır. Bu rakamı 2023 yılında inşaallah 15 milyar dolara çıkaracağız. Bugünkü Tercihli Ticaret Anlaşması bu alanda bizim için büyük bir önem arz ediyor. Gümrükten tarıma, enerjiden ulaştırmaya, teknolojiden turizme her alanda işbirliğimizi derinleştireceğiz. Ayrıca Elektronik Devlet Uygulamaları, Sermaye Piyasası, finans sektöründe yeni işbirliği imkânlarını araştıracağız." ifadelerini kullanmıştı. Azerbaycan ve Türkiye arasındaki dayanışmanın, terörle mücadelede de omuz omuza devam ettiğini vurgulayan Erdoğan, "251 insanımızı şehit eden FETÖ'yle mücadelede bize en fazla desteği veren ülke Azerbaycan’dır. Dört bir yanımız çatışma, terör ve asayiş sorunlarıyla boğuşurken, Türkiye ve Azerbaycan adeta birer istikrar abidesi olarak yükseliyor." diyerek gerçekleri saklamakta veya saptırmaktaydı.

    Çünkü; Azerbaycan Petrol devi SOCAR FET֒cüleri hâlâ korumaktaydı!

    CIA ile ilişkisi deşifre olduğu için Azerbaycan'dan kaçıp Kanada'ya yerleşen Faruk Arslan Azerbaycan'daki amaçlarını “İlk Muhacirler” kitabında, “Yağmur Gözlüm” diye hitap ettiği Fetullah Gülen'in Azerbaycan'dan beklentisini şöyle yazmıştı: “Yağmur Gözlümün, ‘Bir kuşak yetiştirmek en az 25 sene ister. Olmuyor, diye ümitsizliğe kapılmayın, sabırlı olun' tavsiyesinden yola çıktık. Kısa süre içerisinde ürün beklenmiyordu. Fakat çiçekler çok çabuk açacaktı…” Azerbaycan'da çabucak açan çiçekleri (FET֒cü şebekeyi) bir Azeri gazeteci yazmıştı… Adı, Agil Alesger: “Terörün Gülen Yüzü” adlı kitabı Türkiye'de şu isimle çıkmıştı: “Sessiz İşgal/Azerbaycan'da FETÖ Örgütlenmesi” (Kırmızı Kedi yy.) Azerbaycan'daki FETÖ faaliyetlerini 2006'dan beri yazan gazeteci Alesger'in başına gelmeyen kalmamıştı. Cemaat, Türkiye'de yaptığı Tahşiye kumpasını Azerbaycan'a ulaştırıp Alesger'i tutuklamaya çalışmış, ama o, geri adım atmayıp bu kitabı yazmıştı. Okuyunca anlıyorsunuz ki; Cemaatin, 20 yılda Azerbaycan'da kontrol altına almadığı polis-asker-yargı-bürokrasi ve ticaret gibi kurum-alan kalmamıştı. Örneğin, başta petrol, inşaat ve gıda olmak üzere ticarette büyük güç sahibi olmuşlardı. Kurdukları TÜSİAB (Türkiye Sanayici ve İşadamları Birliği) aracılığıyla Türkiye'den Azerbaycan'a gelecek işadamlarını bile tekellerine almışlardı. Öyle ki FETÖ'den vize almayan iş adamı artık Azerbaycan'da iş yapamamaktaydı. Bugün ise, FETÖ şirketlerinin Azerbaycan'daki öz sermayesi yaklaşık 3 milyar dolar civarındaydı.

    Azerbaycan SOCAR, Türkiye'de faaliyetlerini 30 Aralık 2011 tarihinden itibaren SOCAR Turkey Enerji AŞ adıyla sürdürüyordu. SOCAR 20 Eylül 2016'da Azerbaycan'da halka açılmaya hazırlanıyordu, fakat 20 Eylül 2016'da Türkiye'de PETKİM'e polis operasyonu yapılıyordu. PETKİM, 30 Mayıs 2008'de gerçekleşen özelleştirme ihalesi sonucunda “blok satış” yöntemiyle 2 milyar 490 milyon dolar bedelle SOCAR'a veriliyordu. Azerbaycan'da parasal olarak çok büyüyen FETÖ ile petrol devi SOCAR arasında sistemli bir ilişki vardı? SOCAR Türkiye CEO'su Kenan Yavuz ve SOCAR Türkiye 1. Başkanı Samir Kerimli -FETÖ kapsamındaki soruşturmaların ardından- görevden alınmıştı! FETÖ kapsamında yapılan soruşturma sonucu; PETKİM Genel Müdürü Sadettin Korkut, SOCAR Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Azerbaycan uyruklu İlgaz Mehmetoğlu, Kurumsal İletişim Müdürü Memduh Taşlıcalı, İnsan Kaynakları Müdürü Azerbaycan uyruklu Rakif Farajov, Satın Alma Yöneticisi Selim Bal, Satış Yöneticisi İbrahim Aydın gibi isimler tutuklanmıştı!

    Türkiye'de bulunanlar açığa çıkarılıyor, ama Azerbaycan SOCAR'daki FETÖ gücüne dokunulmuyordu. Bilinen Cemaatin Azerbaycan'da beyin merkezi olan Kafkas Üniversitesi'nin hâlâ SOCAR'ın himayesinde olduğuydu. Keza, Cemaat okulları da SOCAR himayesine alınıyordu! Gazeteci Alesger'in kitabından öğreniyoruz ki; FETÖ'nün Azerbaycan'daki tüm kurumları isim değiştirerek görevlerini sürdürüyordu. Eskiden “Çağ” idi, şimdi ismini değişip “İstek” olup çıkmıştı! Gülen'in onursal başkan olduğu Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'nın Azerbaycan bölümü Diyalog Avrasya Platformu hâlâ aktif olarak çalışıyordu. Peki FETÖ'yü Azerbaycan'da kimler koruyordu? Bu koruma-saklama işinin “mimarı” olduğu iddia edilen SOCAR Başkan Yardımcısı Halik Memmedov kimin emriyle hareket ediyordu? (Halik Memmedov'un oğlu Kenan Memmedov SOCAR`ın Türkiye temsilcisi; ve PETKİM Yönetim Kurulu Üyesi çıkıyordu!) Bunların yanıtı; İsrail ve ABD Yahudi Lobileri oluyordu. Ve Sn. Erdoğan işte bu nedenle susuyordu!..

    Gülen'in ses kaydı ve Aliyev’e Şantajı!

    “Azerbaycan İmamı” Enver Özeren, Azerbaycan'daki organizasyonları hakkında Fetullah Gülen'e yazdığı mektupta şöyle diyordu: “Muhterem Fetullah Gülen Hocaefendi… Hizmet harekâtımızın Azerbaycan'daki durumuyla ilgili olarak kendi kanılarımı ilginize sunmak istiyorum. Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı'ndaki dostumuzun girişimleri ve destekleri sayesinde İçişleri, Adalet, Maliye, Olağanüstü Durumlar ve Eğitim Bakanlığı'nda elemanlarımızın koltuk sahibi olmaları dilediğimiz istikamette ilerleme kaydetmiştir. Özellikle Azerbaycan Gençlik Örgütü'ne çok sayıda genç Hizmet hareketi mensubunun alınması faaliyetimiz açısından fevkalade öneme haizdir. Şöyle ki, Azerbaycan'da önemli devlet görevlerine genç elemanlar bu örgütten seçilerek atanıyor…”

    Türkiye, FETÖ konusunda Azerbaycan'a baskı yapınca Cemaat'in kendini nasıl sakladığı da bu mektuptan anlaşılıyordu: 

    .............

    MAKALENİN DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ:



























    Bu Haber 1505 defa okunmuştur.
    Dost Siteler...
    www.millicozum.com
    www.necmeddinerbakan.net

 
Yorum Ekleyin
Yorum eklemek için üye olmanız gerekmektedir.
 
Telif Hakkı: Prof. Dr. Necmettin Erbakan - NecmettinErbakan.Net, Necmettinerbakan.org | Milli Çözüm Dergisi | AhmetAkgul.Net | MealiKerim.com | İLETİŞİM |RSS