• DÜNYANIN DEĞİŞİMİ VE ERBAKAN DEVRİMİ---ÖNSÖZ

    DÜNYANIN DEĞİŞİMİ VE ERBAKAN DEVRİMİ---ÖNSÖZ

    18 Temmuz 2011
    ERBAKAN KÜTÜPHANESİNDEN DÜNYANIN DEĞİŞİMİ VE ERBAKAN DEVRİMİ

     
    | Devamı

    ÖNSÖZ

     

    Fransız düşünür Maxıme Rodinson’un Hz. Peygamber efendimizle ilgili çok önemli bir tespiti vardır: Hz. Muhammed’in en çarpıcı özelliği, söyleminin açık,stratejisinin gizli olmasıdır

     

    Evet Aleyhisselatü Vesselam Efendimizin, dini, davası ve daveti ta başından itibaren gayet açık ve net olmakla beraber; düşmanlarını etkisiz bırakmak ve engelleri aşıp hedefine ulaşmak için yürüttüğü siyaset ve stratejisini, genellikle gizlemiş ve en yakınlarından bile saklamıştır.

     

    Müslümanlar aleyhine çok ağır şartlar içeren Hudeybiye barış anlaşmasını imzalaması...

     

    Mekke’yi Fetih niyetini ve projesini gizli tutması...

     

    Fetih günü, can düşmanlarını bile bağışlaması ve bazı önemli görevleri henüz o gün Müslüman olan eski müşriklerin elinde bırakması...

     

    Huneyn’de vefakâr ve cefakâr bağlılarından önce, kalbi ısındırılmak ve İslam`a bağlanmak istenen Müellefetül Kulub’a ganimetten büyük hisseler ayırması gibi, bazı sahabeleri tarafından bile karşı çıkılan bir çok hareketinin asıl hedefi ve hikmeti çok sonraları anlaşılmıştır.

     

    İşte bunun gibi, Efendimizin izinden giden ve zamanın şartlarına ve ihtiyaçlarına göre hareket eden, tedbir ve temkin sahibi liderler de, bazen korkaklıkla suçlanmıştır. Oysa “Harp hiledir” hükmüne ve hikmetine aykırı olarak, ucuz kahramanlıklara ve kuru kabadayılıklara tenezzül edenler, sıradan ve sorumsuz insanlardır.

     

    Hak-batıl mücadelesi, günümüzde ‘stratejik güçlerin, gizli muharebesi’ne dönüşmüş bulunmaktadır. Yani, sadece halkın senin yanında olması, kalabalıkların his ve heyecanlarının coşturulması, netice almak için yeterli olmamaktadır.

     

    “(İç ve dış düşmanlarınıza) karşı, bütün imkanlarınızı kullanarak, ( her türlü) kuvvet hazırlayın.”[1]

     

    “Size verdiklerimizi kuvvetle tutup (sahip çıkın)”[2]

     

    “Ey Yahya Kitap’a kuvvetle sarılın (Ve hükümlerini kuvvetle uygulamaya çalışın)”[3]

     

    Mealindeki Ayeti Kerimelerde açıkça bildirildiği gibi, şayet;

     

    Ekonomik gücünüz ve yeterliliğiniz yoksa...

     

    Askeri kuvvetiniz ve desteğiniz yoksa...

     

    Teknolojik beceriniz ve birikiminiz yoksa...

     

    Kültürel, siyasal ve sosyolojik etkinliğiniz yoksa...

     

    Ve hepsinden önemlisi, bütün bu “hayati hazırlıklarınızı”, özellikle oluşum safhasında düşmanların hedefi yapılıp, heba ve heder olmaktan koruyacak ve zamanı gelince en canlı ve caydırıcı şekilde kullanacak, ‘gizli ve etkili bir stratejiniz’ yoksa, sizin kuru sıkı tehdit ve tepkilerinize kimse aldırmayacaktır.

     

    Üstelik mücadelede kamuflaj çok önemli bir olaydır.

     

    Yukarıda saydığımız güç merkezleriniz, nerededir ve ne kadardır?

     

    Açık dost -gizli düşmanlarınızla, açık düşman -gizli dostlarınız kimlerdir ve hangi makamlardadır?

     

    Zayıf olduğunuz halde güçlü görünmeniz veya güçlü olduğunuz halde zayıf görünmeniz ve düşmanları üzerinize çekmeniz gereken hangi durumlardır?

     

    Hangi sözler, hangi ortamda ve hangi oranda konuşulacak, nerede ve niçin susulacaktır?

     

    Nerede atağa geçilecek ve nerede savunmada kalınacaktır?

     

    Sorularının cevabını bilmeyenler ve gereğini yerine getiremeyenler, zalim dünya düzenine savaş açamazlar ve karanlık güçlerle başa çıkamazlar.

     

    Ve işte Erbakan, daha ilk çıktığı günden itibaren, açıkça “Milli Görüş, Adil Düzen ve Yeni Bir Dünya” diyerek davetini ve hedefini gayet net ve mert bir şekilde ortaya koyan...

     

    Ve bu maksatla, yasal teşkilatlarını kuran ve muhtemel gelişmelere karşı tedbirlerini hazırlayan...

     

    Ama ‘güç kaynaklarını ve destek merkezlerini, teknik ve bürokratik özel ekiplerini,kısa ve uzun vadeli stratejik projelerini’ ise devamlı kamufle edip gizlemeyi ve rakiplerini yanlış yönlendirip, sonunda kendi amaçlarına hizmet ettirmeyi başaran...

     

    Ve herkesin yılgınlığa ve şaşkınlığa uğradığı en çaresiz ve ümitsiz dönemlerde bile “Tek kişilik bir ordu” gibi davasını omuzlayan ender ve önder bir şahsiyettir... Ve büyük hedeflerine ulaşmak üzeredir...

     

    Giderek bölgesel ve evrensel yeni bir güç ve medeniyet merkezi olmaya doğru yürüyen, sağlam ve sarsılmaz temellerini çağdaş değerlerle yücelten Büyük Türkiye`nin yakın tarihini yazacak olanlar, Erbakan`dan övgüyle bahsedeceklerdir.

     

    Evet “İnsanların hayırlısı, insanlara hizmet edendir” gerçeğine uygun olarak, hem ülkemizde, hem bölgemizde hem de yeryüzünde adalet ve hürriyetin yerleşmesi… Ve her türlü zulüm ve sömürünün sona ermesi amacıyla yola çıkan Erbakan, şimdi mutlu sona yaklaşma çabasındadır.

     

    “Bir saat adaletle hükmetmeyi, yetmiş yıl nafile ibadetten hayırlı” sayan bir düşüncenin mensubu olarak, “adaletle hükümet etmenin de ancak siyasetten geçtiğinin” şuuruyla mücadelesine başlayan Erbakan, sadece insan hakları ve demokratik katılımlar konusunda değil, ekonomik ve teknolojik atılımlarda da dünyaya örnek ve yüksek bir medeniyetin öncüsü olacak Büyük Türkiye’yi kurma sevdasındadır.

     

    Ve tüm tarihi deneyimlere ve ülkemizdeki gelişim ve değişimlere bakılırsa, Erbakan Hoca’nın zafer tacını giymesi de oldukça yakındır.

     

    Ve umarız, elinizdeki kitap bu gizemli gerçeği çözmenize yardımcı olacaktır.

     

     

     

     

    Ahmet AKGÜL

     

     



    [1] Enfal. 60

     

    [2] Bakara: 92

     

    [3] Meryem: 12

    Bu Haber 1894 defa okunmuştur.
    Dost Siteler...
    www.millicozum.com
    www.necmeddinerbakan.net

 
Yorum Ekleyin
Yorum eklemek için üye olmanız gerekmektedir.
 
Telif Hakkı: Prof. Dr. Necmettin Erbakan - NecmettinErbakan.Net, Necmettinerbakan.org | Milli Çözüm Dergisi | AhmetAkgul.Net | MealiKerim.com | İLETİŞİM |RSS