• BATIL-BOZUK DİN ANLAYIŞINDA-AKP-YAKLAŞIMI

    BATIL-BOZUK DİN ANLAYIŞINDA-AKP-YAKLAŞIMI

    01 Haziran 2015
    (AKP’nin DİN-MANEVİYAT TAHRİBATI DOSYASI)

     
    | Devamı


    BATIL-BOZUK DİN ANLAYIŞINDA-AKP-YAKLAŞIMI

    (AKP’NİN DİN-MANEVİYAT TAHRİBATI DOSYASI)

    Türkiye ve İslam Dünyasının topyekün tahribine alet olan AKP Hükümeti; en büyük yıkımı ise : ‘’Ahlaki Yozlaşma’’ ve gerçek İslam anlayışını temelden tavana kadar ters bulunan ‘’Bozuk Bir Din Anlayışını yaygınlaştırması’’ gelmektedir.

    AKP’nin hem uygulamaları hemde yönetici takımın söylemleri bunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu dosyamızda bu büyük yıkımın örneklerini göreceksiniz. Peki biz bunları niçin ortaya koyuyoruz?

    1- Ülkemiz Irak –Suriye vb. olmasın ve tüm insanlık zulüm ve haksızlıklardan kurtulsun.

    2- Dilsiz şeytan olmayalım diye ortaya koyuyoruz.

    3- “Gerçekten, apaçık belgelerden indirdiklerimizi ve insanlar için kitapta açıkladığımız hidayeti gizlemekte olanlar; işte onlara, hem Allah lanet eder, hem de (bütün) lanet ediciler” (Bakara: 159)



    1) ERDOĞAN'A Salavatlı Türkü! 
    Yasin Aktay'dan RTE'YE Salavatlı Türkü!Serok Tayyip Erdoğan, Salli Alâ Muhammed!
    RABBİM BUNLARIN ŞERRİNDEN DİNİMİZİ MUHAFAZA ETSİN

    * *



    2) Bu Bakara iyi makara! Egemen Bagis Tape Kaydi 
    Başçalan'ın internete sızdırdığı son ses kaydında Egemen Bağış'ın Kur'an sureleriyle dalga geçtiği iddiası dinleyenleri şoke etti!
    Başbakan Erdoğan'a en yakın isimlerden biri ve AB Bakanı Egemen Bağış ile gazeteci Metehan Demir arasında geçtiği iddia edilen ses kaydında Kur'an ile dalga geçilmesi dikkat geçti.


    * *




    3) Recep Tayyip Erdoğan Allah'ın Vasıflarına Sahiptir :
    AKP Düzce milletvekili Fevai Arslan, Başbakan Erdoğan'ı bu cümlelerle övdü. 'Allahın bütün vasıflarını üzerinde toplayan bir lider"

    * *




    4) EFKAN ALA'DAN HZ MUHAMMET S.A.V. E HAKARET VE İFTİRA :
    İçişleri
     

    İçişleri Bakanı Efkan Ala katıldığı sahur programında çok tartışılacak ifadeler kullandı. Bakan Ala, hükümetin icraatlerini anlatırken, Hz. Muhammed'in Mekke'nin fethi sırasında gurura kapıldığını ve Allah tarafından uyarıldığını ima etti.


    * *




    5) AKP'Lİ METİNER'DEN TORPİLE AYETLİ SAVUNMA
    :
     Adıyaman'da yayın yapan ,Mercan Tv'ye konuşan AKP'li Mehmet Metiner Hizmet Hareketi'ne yönelik cadı avını itiraf etti. Metiner, Adıyaman'da bizzat kendisinin Cemaat'e yakın çok sayıda üst düzey bürokratı sürdürdüğünü söyledi. Metiner, VİP torpili de ayetlerle savundu!






    6) AHMET DAVUTOĞLU'NUN FAİZ veya KREDİ AÇIKLAMASI:
    Davutoğlu iktidarlarının faize desteğini şu cümlelerle savundu:

    "2002'de faiz yüzde 56'ydı, yüzde 12 sübvansiyon yapılıyordu, esnaftan yüzde 47 faiz alınıyordu. şimdi ise yüzde 50 sübvansiyon ile yüzde 4-5 civarında faizlere kadar düşüldü. Kredi tutarının toplamı 2002'de 153 milyondu, şimdi 12,5 milyar 2014'te kullanılan, yani 81 kat arttı. İşte bereket bu.

    2002'de kredi kullanan esnaf sayısı 63 bin civarındaydı buna karşın 2014'te 317 bin kredi kullanan esnaf var toplamda 1 milyon 100 bin esnafın kredi kullandı. Helali hoş olsun, Allah bereketini artırsın..."

    Davutoğlu'nun bu sözleri Allah'ın ayetleriyle menettiği 'faiz pisliğini' meşru kılıfa sokma şeklinde  yorumlanıyor.


       

    7) Bülent Arınç Açıklıyor "ZİNAYI SUÇ OLMAKTAN ÇIKARDIK''




    8) Binali Yıldırım’dan AKP’nin Rakı Fabrikaları Nasıl Çoğaltıldığına Şahit Olun!


         

    9) SÜT BANKASI PROJESİ

    DİNİ SİLME PROJESİ !? Anne sütü bankası konusunda bakanlık yanlışta ısrar ediyor, endişeler ve tepkiler artarak sürüyor...

    Sağlık Bakanlığı’nın Anne Sütü Bankası projesine İlahiyatçı Prof. Dr. Cevat Akşit kesinlikle karşı çıktı. Avrupa Birliği’ne uyum müktesabatı altyapısıyla toplumun kökünün dinamitlendiğini ve din olgusunun boşaltıldığını belirten Akşit, “Bu proje dini silme projesidir” dedi.

    Üç çocuktan sonra fark eden adam

    Sağlık Bakanlığı’nın Anne Sütü Bankası projesine İlahiyatçı Prof. Dr. Cevat Akşit sert bir şekilde karşı çıktı. Avrupa Birliği’ne uyum müktesabatı altyapısıyla toplumun kökünün dinamitlendiğini ve din olgusunun boşaltıldığını belirten Akşit, “Bu proje dini silme projesidir” dedi.

    Projeye şiddetle karşı çıkan ilahiyatçı Prof. Dr. Cevat Akşit, Adapazarı’nda başına gelen olayı şöyle naklediyor: “Adam üç çocuktan sonra evlendiği hanımının süt kardeşi olduğunu anlamış ve müftüye gitmiş. Müftü, ‘Boşanmalısın’ diyemediği için bana göndermiş adamı. ‘Ben karımı çok seviyorum, ne yapmalıyım?’ diye sordu. ‘Defol karşımdan, hemen boşan’ dedim. Adam, ‘Boşanmayacağım’ diye tutturdu. Buyurun cenaze namazına. Böyle bir şey vuku bulursa, bunun vebali bu uygulamaya start verenlerindir.”

    Sağlık Bakanlığı’nca uygulanmaya çalışılan Anne Sütü Bankası projesinin, Avrupa Birliği’nce Türkiye’ye dayatılan başlıklardan birisi olduğunu belirten Prof. Dr. Cevat Akşit, “Türkler, İslam’a girdiği günden bu yana Ehli Sünnet itikadında Hanefi mezhebinde olmuşlardır. Kur’an ve Sünnet’e dayalı bir uygulamayı, itikadı gerçekleştirmişlerdir. Batılı bu inancımızda olunca hiçbir zaman önümüzde duramamıştır. Şimdi Müslümanları paramparça edebilmenin sosyolojik projeleri uygulanmaya çalışılıyor. Anne Sütü Bankası projesi de bunlardan birisidir” dedi.

    Bu projenin “Modernleşme”, “Batılılaşma” kavramlarıyla toplumun manevi dokusundaki İslam inancını yıkabilmek için devreye sokulduğunu vurgulayan Akşit, “Tanzimatla birlikte batılılar inancımızı boşalttı ve bugün manevi kavramlarımız noktasında kısır bir noktaya getirildik. Bir zamanlar şehit olabilmek için cepheye koşan gençlerimiz, bugün askerden kaçabilmek için binbir türlü numara çekiyorlar. Bütün bunlar, oynanan oyunların bir parçası” diye konuştu.

    Avrupa Birliği’nin kapısında 50 senedir bekletilen Türkiye’nin din olgusundan dolayı asla kabul edilmeyeceğini belirten Akşit, “Bizim tarihten gelen, İslam’dan gelen mayamız var. Bunu bozmadan kesinlikle almak istemiyorlar. Şimdi bunlardan birisi de Süt Bankası meselesi. Avrupa kanunlarında Süt Kardeşle evlenilemez diye bir şey yok. Bizim medeni kanunumuzda da yok. Ama biz 75 milyon Müslümanız. İnsanlar sarhoş olsalar, günahkar olsalar bile mayasında ehli sünnet inancı var, Allah inancı var. Bir itirazı yok. İşte bu duvarı yıkmak istiyorlar. Bizim inancımıza göre bir çocuk iki yaşını doldurmadığı zaman bir kadının sütünü bir yudum bile içerse öz çocuğu gibi olur. Bu sütü memesinden emmesi fark etmez, sağdılar şişeye çocuk içti fark etmez, bir ay iki üç ay buzdolabına koydular fark etmez. Bir yudum bile içse süt kızı. Süt oğlu olur. Yani, inancımıza göre o kadının diğer çocuklarıyla kardeş olur, evlenemez yani. Bir annenin öz oğlu, öz kızı kiminle evlenemezse, süt çocuğu da onunla evlenemez. Süt emmek yasak değildir, emzirmek yasak değildir. Kimin sütünü emdi, ne zaman emdi? Hiç karışmayacak şekilde kesin bilincek şekilde tesbit etmek lazım” açıklamasını yaptı. “Bu tesbitin yapılacağını söylüyorlar, olabilir mi?” şeklindeki sorumuza ise Akşit, “Kesinlikle yapamazlar. Mümkün değil. Ben yıllarca avukatlık yaptım. Hastaneye gidiyoruz, kanımızı test edin diyoruz, başka bir şey çıkıyor. Adam erkek, laboratuardan, “Hamilesin” sonucu çıkıyor. Bizim tesbitlerimiz bu kadar gevşek. Adam yorgun akşama kadar uğraşmış, fark edemiyor. Biliyorsunuz Türkiye Cumhuriyetinde din sorulmaz, iman sorulmaz. Eskiden nüfus kağıtlarında İslam diye yazıyordu. Kaldırdılar. Şimdi inançsız insanlar da var, inanç düşmanı insanlar da var, memur olabiliyorlar. Hemşire oluyor, doktor oluyor. Bu adam da kasten bunu karıştırabilir. Bu olmadı diyelim, adam yorgun “Bu çocuk bu kadını emdi?”, “Süt verdik” diye nasıl tesbit edecek. Nasıl bunun önüne geçecekler. Banka kuracaklarmış. Kadınların sütünü burada toplayacaklar, hangisinin kime verildiğini nasıl tesbit edecekler? Hangi kadından emdiği nasıl bilinecek? Bu nasıl unutulmayacak? Kardeşi kardeşle evlendirecekler. Bizim kökümüze dinamit koymaktır. Geçen günlerde Avrupa Birliği Komisyonundan birisi geldi ve dedi ki, “Kadın konusunda çok gerisiniz”. Bu halinizle almayız diyor” açıklamasını yaptı.

    Akşit, Adapazarı’nda başına gelen bir olayı da şu şekilde nakletti: “Adam müftülüğe gitmiş. Süt emdiği annenin kızlarından birisiyle evlendiğini yıllar sonra fark ettiğini söylemiş. Müftü, “Boşanın” diyememiş, bana göndermiş. “Benim üç çocuğum var, üç çocuktan sonra, seneler sonra, karımın süt kardeşim olduğunu anladım” dedi. “Defol” git şurdan dedim, derhal ayrılacaksın. Adam dedi ki, “Ben karımı çok seviyorum, ayrılmayacağım”. Buyurun cenaze namazına” Bu adam Müslüman, bana soruyor, Allah’tan korkuyor, bunu nasıl çözeceğimi soruyor. Bu bizi yıkar, içimizi boşaltır. Yapamayacağı şeyi niye söylüyorsun. Eğer bunu yaparsa, o çığırdan gelen bütün yanlışların günahını omuzlanır” Kim kötü bir çığır açarsa, kıyamete kadar bütün pislikler onun vebalidir. Peygamberimizin düsturu budur”

    “Sütler karışırsa felaket olur ve telafisi olmaz”

    Gazetemiz yazarı ve Yolava Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ebubekir Sifil, “İslam fıkhının 5 temel özelliğinden bir tanesi nesli koruma altına almaktır. İslam dini anne sütüne ve sütkardeşliğine çok önem vermiştir. Eğer anne sütleri karışırsa bu bir felaket olur ve telafisi olmaz. Çünkü çocuğun midesinden anne sütünden bir başka süt geçtiği an İslâm hukuku devreye girer ve o kaideler uygulanır. Çocuğun sütanneleri karışmış olur” dedi.


    10) EŞCİNSELLİĞİ MEŞRULAŞTIRMA ÇALIŞTIRMALARI

    AKP’nin 13 yıllık iktidarındaki en derin ve sinsi tahribatı; Milli duyarlılıkları ve manevi duyguları köreltme sahasındadır. Hiçbir dönemde yapılmadık kadar ahlaki ve ailevi dejenerasyon yaşanmaktadır. Zina yapanlara verilen cezanın kaldırılmasından sonra, AB’nin baskısıyla eşcinselliğin meşrulaştırılması ve yaygınlaştırılması yolunda adımlar atılmıştır. Porno filmlerini alabildiğine yaygınlaştıran ve hiçbir ciddi-caydırıcı önlem almayan AKP iktidarı, dindarlık pozları altında geçlerimizin seks manyağı yapılmasına zemin hazırlamıştır. Öyle ki bir yılda her beş çiftten birisi boşanmaktadır.

    Milletin haklarını savunmayı bir kenara bırakan Meclis çatısı altındaki sözde muhalefet partilerinin de desteği ile cinsel sapkınlık semineri için Milletvekillerini Tiran’a gönderme kararı alınmıştır.

    Milletin haklarını savunmak, milli ve manevi değerleri korumak için halkın seçip meclise gönderdiği milletvekilleri eşcinsel grupların “haklarını” savunmak için Arnavutluk’un başkenti Tiran’a yollanmıştır. LGBTİ, yani “cinsel sapkınlıklar” seminerine TBMM’yi temsilen AKP’den milletvekili Nursuna Memecan, CHP’den İstanbul milletvekili Binnaz Toprak katılmışlardır. MHP’den Eskişehir milletvekili Ruhsar Demirel katılacakken son anda vazgeçilmesi bile haysiyetli bir davranıştır. Daha önce medyada ismi geçen AKP Adıyaman milletvekili Mehmet Metiner ise deşifre olunca geri adım atmıştır.

    Milli Gazetemizin Türkiye gündemine taşıyarak TBMM ve partileri uyardığı “AB’nin Ahlaksız Daveti”nin Meclis’te onaylanmasından sonra bu skandal davete katılım, tekrar Genel Kurul gündemine sunularak maalesef yanlışlık ve ahlaksızlık onaylanmıştır. TBMM’yi temsilen AKP ve CHP’li vekiller, eşcinsel grupların sözde haklarını savunmak için Arnavutluk’un başkenti Tiran’a yollanmıştır. Skandal katılım, AKP ve MHP’yi karıştırmıştır. “Temel Haklar, Ayrımcılık Yasağı ve LGBTI (lezbiyen, gay, biseksüel, transseksüel, interseksüel) Dâhil Olmak Üzere Hassas Grupların Korunması” adlı seminere hangi partinin ve milletvekillerinin katılacağı, TBMM Genel Kurulu’nda okunup tartışılmıştır. Bu ahlaksızlık seminerine, daha önce söz konusu gruplarla ilgili Meclis’te çalışma yapılmasını isteyen CHP ve HDP’li vekillerin katılması beklenirken, AKP ve MHP’nin de isim bildirmesi şaşkınlıkla karşılanmış, MHP daha sonra geri adım atmıştır.


       



    11) 
    Devlet Balesinin “Mevlana”Mel’âneti

    İslam’ı yozlaştırma kapsamında, maksatlı eller tarafından içi boşaltılmaya çalışılan Mevlevilik ve Mevlana, bu kez bale adı altında özünden iyice koparılmıştı. İslami edep kuralların aykırı bir şekilde ve Mevlevilik’te hiçbir dönemde görülmemiş biçimde yarı çıplak sema gösterisini bale adı altında pazarlayarak Mevleviliğe en büyük kötülüğü yapan İzmir Devlet Opera ve Balesi, 2 yıldır bu çirkinliği sürdürmekte ve AKP Hükümeti bu rezalete izin vermekteydi.

    Yarı Çıplak Mevlana Balesi

    Mevlana ve Mevleviliğin İslam ile bağlarını koparıp, hümanizmle harmanlamaya çalışanların ilk çabaları kadın semazenlerle sergilenmiştir. Yıllardır Türkiye’nin birçok yerinde moda renkleriyle giydirilmiş kadın semazenler erkeklerin gözleri önünde sema dönmekteydi. Kadın semazenlerin ardından şimdi de yarı çıplak ve kadın erkek iç içe bale gösterileriyle sözde “Mevlana’nın Çağrısı” gündemleştirilmişti.

    Mevlana Çağrısı Adı Altında İfsad Faaliyeti

    Mevlana’yı ve semayı modernizmin ve şehvet mel’anetinin bir aracı haline getirmeye çalışanların sinsi oyunları son sürat devam etmekteydi. Bunun son örneği İzmir Devlet Opera ve Balesi tarafından sahnelenmişti. Yarı çıplak ve kadın erkek balerinlerle, “Mevlana Celaleddin Rûmî’nin evrensel bir kişiliğe dönüşümünde köşe taşı sayılabilecek olaylar; özgün müzik ve vücut dili kullanılarak anlatılmaktadır” bahanesiyle bu rezaleti sahneleyenlere iki yıldır kimse dur dememişti. İzmir Devlet Opera ve Balesi (İZDOB) tarafından 2013 yılından bu yana aralıksız sahnelenen “Mevlana’nın Çağrısı” balesi tam bir şaşkınlık ve sapkınlık örneğiydi.


    Devlet Balesinin Yarı Çıplak Mevlana Balesi :


         



    12) 
    Erbakan hoca AKP ve Erdoğanin İslami nasıl gizli gizli ortadan kaldırdığı dine verdikleri zararlari çocukları nasıl hristiyanlaştırdıklarını anlatıyor.


       




    13)AKP'NİN YAPTIĞI MANEVİ TAHRİBATLAR
    (MUHTEREM ERBAKAN HOCAMIZ KISACA ANLATIYORLAR):

     



    14) AKP’nin Haçlılara hizmet, İslam’a hıyanet çabaları!

     

    Sn. Erdoğan’ın “Kutsiyetpenah - sığınılacak kutsal varlık” diye çağırıp ağırladığı Papa’nın ziyaretinden geriye; “Kiliseler arasındaki bin yıllık husumetin” rafa kaldırılması… İslam’a karşı verilen birlik fotoğrafları… Patrikhaneye Ekümenik destek sağlanması… Ve en önemlisi yerli medya eliyle pazarlanan tevazu ve alçak gönüllü pozlarla yapılan piyar çalışması kalmıştı. AKP’nin payına ise Hıristiyan birliğinin teşekkülüne yardım ve yataklık şerefi(!) kalmıştı.


     
































    Bu Haber 2207 defa okunmuştur.
    Dost Siteler...
    www.millicozum.com
    www.necmeddinerbakan.net

 
Yorum Ekleyin
Yorum eklemek için üye olmanız gerekmektedir.
 
Telif Hakkı: Prof. Dr. Necmettin Erbakan - NecmettinErbakan.Net, Necmettinerbakan.org | Milli Çözüm Dergisi | AhmetAkgul.Net | MealiKerim.com | İLETİŞİM |RSS