• Atatürk Kadar Bile İçtihat ve Islahat Konusunun Önemini ve Gereğini Kavrayamamış “Adil Düzen” Tenkitçisi İlahiyat Prof.larının “YAKLAŞIM” KUSURLARI VE “YORUM” KISIRLIKLARI

    Atatürk Kadar Bile İçtihat ve Islahat Konusunun Önemini ve Gereğini Kavrayamamış “Adil Düzen” Tenkitçisi İlahiyat Prof.larının “YAKLAŞIM” KUSURLARI VE “YORUM” KISIRLIKLARI

    02 Ocak 2022

     
    | Devamı

    Atatürk Kadar Bile İçtihat ve Islahat Konusunun Önemini ve

    Gereğini Kavrayamamış “Adil Düzen” Tenkitçisi İlahiyat Prof.larının

    “YAKLAŞIM” KUSURLARI VE “YORUM” KISIRLIKLARI

          

    Prof. Sabahattin Zaim, Prof. Hayrettin Karaman, Prof. Abdülaziz Bayındır, Prof. Ahmet Tabakoğlu, Prof. Fahrettin Atar, Prof. İrfan Gündüz, Prof. Mehmet Yazıcı, Faruk Beşer ve Kerim Aytekin ekibinin tenkidi bir yaklaşımla kaleme aldıkları “ADİL DÜZEN Hakkında Rapor” (İST. 1993) ve yine Sn. Recep T. Erdoğan’ca (ve anlaşılan malum odakların dolduruşuyla) yine bu ekibe Erbakan’ın Adil Düzen’ine alternatif olarak hazırlatılan yeni “Adil Düzen” tasarımlarını içeren toplam 304 sayfalık doküman sağ olsun dostlarımızca elimize ulaştırıldığı gün dikkatle okunup incelenerek yanıtları yazılmıştı.

    Öncelikle“Bazı konuların muğlak (kapalı) olması, uygulamada rahatlık ve kolaylık için bunların olgunlaştırılması ve netliğe kavuşturulması” hususundaki tenkit ve temenniler yerindedir ve yararlıdır.

    Ayrıca bu önemli ve ilmi tasarının yok sayılmayıp ciddiye alınması ve cevabi bir hazırlık mecburiyeti (belki de mahcubiyeti) duyulması da elbette sevindirici ve ümitlendirici bir aşamaydı. Çünkü bu Zevat “Faizsiz Sistem ve İslami Düzen” konularında kafa yoran, kalem oynatan, cesaretli yorumlar yapan ve eserler ortaya koyan seçkin ve bilgin şahsiyetler konumundaydı. Ama elbette bunlar, “Tenkit meşru, tahkir memnu” kaidesine uyulmak şartıyla, bu Zevatın yetersiz, yararsız ve gereksiz bulduğumuz yaklaşımlarını eleştirme ve kendi kanaatlerimizi te’yid ve tahkim etme hakkımıza engel sayılmazdı.

    Örneğin; “Bunun geçmişte ve günümüzde uygulanmış şekli ve pratik örneği bulunmamaktadır” tenkidinde, maalesef bilim adamına yakışmayan ve sıradan kimselerin ilim ve feraset ayarını yansıtan bir gaflet ve cehalet sırıtmaktadır. Çünkü zaten Adil Düzen Programları, çağdaş ihtiyaçlardan doğan ilmi içtihatlar ve örneği bulunmayan orijinal programlardır. Ve işte bu içtihatlar beşeri olduğu için tenkide açıktır ve sizin yaptığınız da bu bağlamdadır. Aksi halde, İlahi hükümleri ve Nebevi prensipleri tenkit, zaten imana aykırıdır. Kısaca bu İlahiyat Prof.ları Muhterem Zevatın “Adil Düzen’i Tenkit” veya “Adil Düzen’e Alternatif” diye ortaya koydukları raporlar, maalesef “İçtihat kısırlıklarını örtmek amacıyla edebiyat ve hamasete sığındıkları” düşüncesine yol açmaktadır. Bu talihsiz tavırlar, kendi konum ve sorumluluklarına yakışmayacağı gibi, günümüzdeki ilim erbabının düştüğü te’vil (Yusuf: 21. ayetteki manasıyla) ve tecdid şuuru noksanlığını yansıtması bakımından da üzücü bir manzaradır.

    Bu Zevatın: “Adil Düzen A’dan Z’ye yeni bir sistem değildir. Milletimizin yüzlerce yıldır uyguladığı, bu nedenle köklerini tarihimizden ve manevi değerlerimizden alan bir sistemin günümüz şartlarına uyarlanmış şeklidir” tespitleri de doğru gibi görünen, ama sanki bir ilmi gerçeği gizlemeyi hedefleyen talihsiz açıklamalardır. Çünkü Adil Düzen, yepyeni ve orijinal ilmi içtihatlardan oluşmaktadır, tarihteki uygulamaların günümüze uyarlanmasıyla ortaya çıkmamıştır. Böyle bir iddia Adil Düzen çalışanlarının ve cihat-içtihat erbabının ulvi gaye ve gayretlerini hafife almaktır. Elbette Kur’an-ı Kerim ve Sünnet öğretileri temelinde tarihi tecrübelerden, ilmi birikimlerden, hatta akıl ve araştırma sonucu elde edilen Batılı sistem ve medeniyet örneklerinden yararlanılmıştır, ama bunu geçmişteki herhangi bir sistemin taklidi, kopyası ve günümüze uyarlanmış şekli saymak, ya Adil Düzen’i anlamamak veya bile bile gerçeği çarpıtmaktır.

    Üstelik bu tenkitler, bizim yazdığımız “Adil Düzen ve Yeni Bir Dünya” (Ahmet Akgül) kitabı üzerinden yapılmış, ancak her nedense bu durum saklanmış ve bizim yorum ve yaklaşımlarımızı içeren “Adil Düzen’de Dış Politika Esasları, Adil Düzen’e Geçiş Sürecindeki Sorunların Aşılması ve Ara Formüllerin Hazırlanması” gibi konular, Üstat Süleyman Karagülle başkanlığındaki Akevler Ekibince yazılmış gibi tenkide tâbi tutulmuşlardır. Ve zaten yanlışı ve aksaklığı bulunamayıp sadece taklidi bir özet tekrarı yapılmıştır. (Not: Bu durum konu başlıklarından rahatlıkla anlaşılmaktadır.) Ve tabii “Adil Düzen Projesi’nde eksiklik ve aksaklık var” derken, bu hazırlıkta ibadet usûl ve esasları, ahlâki olgunluk düsturları yer almamış diye tenkit etmek, kasıtlı bir karalama niyeti taşımıyorsa, mutlaka olayı çarpıtma ve saptırma gayreti için yapılmıştır. Çünkü Adil Düzen Projeleri, klasik bir ilmihal kitabı ve ibadet, ahlâk konularını detaylarıyla açıklayan bir fıkıh kaynağı olarak hazırlanmamıştır. İlmi, İslami ve İnsani ihtiyaçlara ve çağdaş standartlara uygun Yeni Bir Sistem Modeli ortaya koymak amaçlanmıştır.

    Maalesef bu Zevatın; yeni bir İçtihat ve Islahat ihtiyacını tespit ve tavsiye eden Mustafa Kemal’in, doğru bakış açısına bile ulaşamadıkları anlaşılmaktadır:

    ...

    MAKALENİN TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ






































    Bu Haber 200 defa okunmuştur.
    Dost Siteler...
    www.millicozum.com
    www.necmeddinerbakan.net

 
Yorum Ekleyin
Yorum eklemek için üye olmanız gerekmektedir.
 
Telif Hakkı: Prof. Dr. Necmettin Erbakan - NecmettinErbakan.Net, Necmettinerbakan.org | Milli Çözüm Dergisi | AhmetAkgul.Net | MealiKerim.com | İLETİŞİM |RSS