• ABDÜLHAMİT DÜŞMANLIĞININ PERDE ARKASI

    ABDÜLHAMİT DÜŞMANLIĞININ PERDE ARKASI

    13 Ocak 2023

     
    | Devamı

    iYİ Parti yönetici kadrolarının ve yandaş yazar takımının, özellikle ve bilinçli bir şekilde açığa vurdukları “Sultan Abdülhamit Han” gıcıklıkları, acaba içlerindeki gizli ve kirli bir İslam düşmanlığından mıydı? Yoksa bunlar, Sultan Abdülhamit’i devirerek, İsrail’i kurma amacına hizmet eden Siyonist Yahudilere yaranmak için mi çırpınmaktalardı. Veya, şu anda Mescid-i Aksa’yı yıkmaya çalışan Siyonist odaklarla bir damar ortaklıkları mı vardı? Son olarak Resmi Gazete’de yayınlanan ve Milli Çözüm Dergimizde de defalarca karşı çıkılan “Sansür Yasası” bahanesiyle, tekrar Abdülhamit Han’a göndermeler yapılması ve kinlerinin kusulması, bu talihsiz tavrın çok daha derin ve Şeytani düşmanlıklardan kaynaklandığını ortaya koymaktaydı. Ve hele hiçbir alâkası bulunmadığı halde, Recep Tayyip Erdoğan’ın ikide bir Sultan Abdülhamit’e benzetilerek güya yıpratılmaya çalışılması, eğer kasıtlı bir plandan kaynaklanmıyorsa, mutlaka bir ahmaklık yaklaşımıydı!.. Çünkü Erdoğan’ı Abdülhamit Han’la mukayese etmek, ona meşruiyet kazandırırdı ve oylarını artırırdı. Acaba muhalif siyaset, bu gerçeği bile anlamayan zavallıların elinde mi kalmıştı, yoksa bunlar aslında Erdoğan’a çalışan ve İsrail’in gözüne girmeye uğraşan insanlar mıydı?

    Dindar kahraman rolü oynayan ve yandaşlarınca her fırsatta Atatürk’e sataşmayı kendi riyakârlık ve münafıklıklarına kılıf yapan İslamcı (din istismarcısı) kesimlerin de, Atatürkçü geçinen marazlı kimselerin de Mustafa Kemal’in Filistin duyarlılığından ibret almaları ve utanmaları lazımdır. Kaldı ki Atatürk: “Filistin bölgesinde ve Hz. Peygamberimizin kutsal emanetinde, bir Yahudi Devleti kurulmasına asla razı olmayacakları ve İslam dünyası olarak Haçlı Batılıların karşısında duracakları” yolundaki cesaretli ve dirayetli çıkışlarının kendisine neye mal olacağının farkında olarak ve hayatını tehlikeye atarak bu tarihi kararını açıklamıştı. Üstelik Atatürk bu uyarılarını TBMM’de yapmış ve dönemin yarı resmi devlet organı sayılan Hâkimiyet-i Milliye gazetesinde yayınlatmıştı. Zaten bunun hemen ardından, tıp dünyasında yasaklanmasına rağmen “saligran” haplarının dozunu arttırarak ilaç diye kendisine yutturan doktorlar yüzünden hastalığı azdırılmış, sonunda Atatürk de bunun farkına varmış ve “Beni Türk hekimlerine emanet ediniz!” demeye mecbur kalmıştı.

    Atatürk’ün: (Filistin’i kastederek) ‘Bu topraklar için kanımızı dökmeye daima hazırız’ uyarısı!

    Mustafa Kemal, Nutkun ilerleyen bölümlerinde Filistin'le ilgili daha sonra şu tarihi gerçekleri vurgulamıştı: "Arapların arasında mevcut olan karışıklığı ve hoşnutsuzluğu kimse bizim kadar bilemez. Biz doğrusu maalesef birkaç sene Araplardan uzak kaldık. Fakat şimdi kendimize kâfi derecede güvenip kudretimizi bildiğimiz için, İslamiyet'in mukaddes yerlerinin Musevilerin ve Hristiyanların nüfuzunun altına girmesine mani olacağız. Binaenaleyh şunu söylemek istiyoruz ki, buraların Avrupa emperyalizminin oyun sahası olmasına müsaade etmeyeceğiz. Biz şimdiye kadar; “dinsiz ve İslamiyet'e lâkayt” olmakla ittiham edildik. Fakat bu ittihamlara rağmen, Peygamber'in son arzusu istikametinde; yani, mukaddes toprakların daima İslam hâkimiyetinde kalmasını temin için, hemen bugün kanımızı dökmeye hazırız. Cedlerimizin, Selâhaddin'in idaresi altında, uğrunda Hristiyanlarla mücadele ettikleri toprakların; yabancı hâkimiyet ve nüfuzunun tahtında bulunmasına müsaade etmeyeceğimizi beyan edecek kadar bugün, Allah'ın inayeti ile kuvvetliyiz. Avrupa bu mukaddes yerleri işgal ve temellük etmek için yapacağı ilk adımda, bütün İslam âleminin ayaklanıp icraata geçeceğine şüphemiz yoktur" sözleriyle, gerekirse İslam dünyasını harekete geçirebileceğinin de işaretlerini vermiş olmaktaydı.

    Mustafa Kemal’in dönemin Kudüs Müftüsü’ne büyük destek sağlaması!

    Mustafa Kemal Paşa, Çanakkale Savaşı'na katılan ve Teşkilat-ı Mahsusa'da görev alan ve Yaser Arafat öncesi ilk Filistin lideri ve Kudüs Müftüsü Hacı Emin el-Hüseyni'ye de hep destek çıkmıştır. Atatürk'ün ölümünden sonradır ki İngilizler, el-Hüseyni'ye verdikleri sözlerden ve Reel paylaşma planından vazgeçip açıkça İsrail’den yana tavır almışlardır. Bunun ardından, Filistin'de İsrail devletinin kurulması yolunda birbiri ardınca adımlar atılmıştır. İngilizlerin Filistin'in paylaşımında Araplara karşı çok tavizkâr davranmasında, Atatürk'ün dış politikasının ve Kudüs Müftüsü el-Hüseyni'ye verdiği tam desteğin büyük etkisi bulunduğu şimdi daha iyi anlaşılmaktadır.

    Şimdi soruyoruz; Sizlerin Abdülhamit karşıtlığınız ve küstahlığınız, Filistin’e karşı İsrail’i destekleme anlamı mı taşımaktadır?



    ...



    MAKALENİN TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ..






    Bu Haber 43 defa okunmuştur.
    Dost Siteler...
    www.millicozum.com
    www.necmeddinerbakan.net

 
Yorum Ekleyin
Yorum eklemek için üye olmanız gerekmektedir.
 
Telif Hakkı: Prof. Dr. Necmettin Erbakan - NecmettinErbakan.Net, Necmettinerbakan.org | Milli Çözüm Dergisi | AhmetAkgul.Net | MealiKerim.com | İLETİŞİM |RSS