• “NATO”CU ERDOĞAN, “FET֔CÜ ARINÇ VE “APO”CU YANDAŞLARI

    “NATO”CU ERDOĞAN, “FET֔CÜ ARINÇ VE “APO”CU YANDAŞLARI

    27 Aralık 2019

     
    | Devamı


    “NATO”CU ERDOĞAN, “FET֔CÜ ARINÇ VE

    “APO”CU YANDAŞLARI

              

    Kof palavralarla ve boş alay-ı valalarla 2019-Aralık ilk haftası Londra’daki NATO zirvesine katılan Sn. Erdoğan, bir sürü zırvalıklarla uğurlanmıştı.

    Türkiye'nin YPG konusunda NATO'yla yaşadığı anlaşmazlık için çarpıcı bir çıkış yapan NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, "Türkiye ile çatlağın Londra Zirvesi'nin sonunda çözüleceği sözü veremem" diyerek küstahlaşmıştı. Siyonist Yahudi Stoltenberg ve ABD Başkanı Donald Trump, Londra'da NATO Devlet ve Hükümet Başkanları ile Zirve kapsamında buluşmuşlardı. Jens Stoltenberg gündeme dair açıklamalar yaparken: “Türkiye ve NATO arasındaki sorunun, Londra Zirvesi'nin sonunda çözüleceğinin garantisini veremem!” diyerek Erdoğan’ın hayallerini ve beklentilerini boşa çıkarmıştı. Stoltenberg açıklamasında; Türkiye'nin YPG'nin terör örgütü olarak kabul edilmesi isteğine de değinerek, "YPG'nin nasıl tanımlanacağı konusunda Türkiye ile aramızda sorun yaşandığı bilinen bir şey" ifadelerini kullanmış, bırak Türkiye’nin yanında olmayı, tam aksine düşman cephede ve terör örgütleriyle beraber olduklarını hatırlatmıştı.

    NATO'nun kuruluşunun 70. yılının kutlanacağı Londra Zirvesi'ne katılan NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in Türkiye'yle ilgili bir son dakika açıklaması kafaları iyice karıştırmıştı. Stoltenberg “Baltık ülkeleri ve Polonya'yı içeren savunma planlarıyla ilgili Erdoğan'la görüştüğünü” vurgulamıştı. Jens Stoltenberg, Baltık ülkeleri ve Polonya’yı içeren savunma planları için, "Tüm NATO müttefiklerini korumak için yeni planlar üretilmektedir, Baltık ülkeleri ve Polonya da bunlara dâhildir. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bu konuyu görüştüm, birlikte çalışıyoruz, bir çözüm bulacağımızı düşünüyorum" açıklamasını yapmıştı. Türkiye ise; YPG, NATO'da terör örgütü olarak tanınana kadar bu planı veto edeceğini söyleyip sonra geri adım atmış ve bu şeytani tezgâha yeşil ışık yakmıştı. Bu durumda, Rus saldırılarına karşı, Avrupa’yı da Türkiye koruyacaktı!?

    Ankara’nın kendilerine desteğini öven ve “Türkiye iyi bir NATO müttefiki” diyen Trump, Türkiye’yi güya “sevdiğini”(!) iddia ederek, “Cumhurbaşkanı Erdoğan ile iyi anlaşıyorum" mesajı yayınlamıştı.

    Donald Trump, İngiltere'nin başkenti Londra'da yapılan NATO zirvesi öncesi Genel Sekreter Jens Stoltenberg ile buluşmuşlardı. Trump, görüşme sırasında ABD-Türkiye ilişkilerine değinerek Türkiye'yi sevdiğini dile getirmiş, "Cumhurbaşkanı (Recep T. Erdoğan) ile iyi anlaşıyorum" buyurmuşlardı! Türkiye’nin kendilerine desteğini vurgulayan Trump, “Türkiye iyi bir NATO müttefiki” diye övgüler yağdırmıştı. Türkiye'nin DEAŞ lideri Ebubekir El Bağdadi'nin yakalanması operasyonunda Erdoğan’ın çok yardımcı olduğunu anlatarak "Daha iyisini yapamazdı, daha fazla destek sağlayamazdı" ifadesini kullanmıştı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un NATO’nun “beyin ölümü” yaşadığını itiraf etmesiyle ilgili bir soruyu Trump, “NATO’nun beyin ölümünün gerçekleştiğini söylemek çok aşağılayıcı” şeklinde yanıtlamıştı.

    Oysa; 29 ülkenin üye olduğu NATO, 70 yıldır başta ABD olmak üzere sadece 5 ülkenin çıkarlarını ve menfaatlerini korumakta ve Siyonizm’in Büyük İsrail hedeflerine zemin hazırlamaktaydı. Güya Sovyet tehdidine karşı kurulan, daha sonra hedefine İslam’ı alan NATO, bugüne kadar İslam coğrafyasına; işgallerle, darbelerle, iç savaşla, terörle kan ve gözyaşı taşımıştı.

    Dünya’yı Sovyet tehdidinden korumak bahanesiyle 70 yıl önce kurulan NATO, o günden bugüne neredeyse bütün operasyonlarını Müslümanlara karşı yapmıştı. Geçen yıllar içinde Amerikan ve Siyonist emperyalizmin koruma kalkanı haline gelen NATO, İslâm ülkelerini işgal edip kaynaklarını Amerika ve onun ortağı olan Avrupa ülkelerine taşımıştı.

    1990 sonrası NATO’nun hedefi fiilen İslam’dı!

    Eski İngiliz başbakanlarından Demir Leydi olarak da bilinen Margaret Thatcher, 1990 yılında İskoçya’da yapılan NATO toplantısında; “Sovyetler Birliği yıkılmıştır, karşımızda düşman kalmamıştır. Ama düşmansız bir ideoloji yaşayamaz. Yeni bir düşman bulmamız lazım. Düşman aramaya ise gerek yok; yeni düşmanımız İslam’dır” sözleriyle yeni dönemi başlatmıştı. Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan ise yaptığı açıklamada, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un “NATO’nun beyin ölümü gerçekleşmiştir” sözlerine tepki göstererek, “Önce sen kendi beyin ölümünü bir kontrol ettir. Bu ifadeler senin türündeki beyin ölümü gerçekleşmiş olanlara yakışır. NATO’ya karşı yerine getirmen gereken vecibelerini yerine getirmiyorsun” ifadelerini kullanmış ve bırakın Müslümanları, Hristiyanları bile şaşırtmıştı. Haçlı Batılılardan ve Siyonist odaklardan bile daha hararetli bir NATO taraftarlığı, nasıl bir kahramanlıktı?

    İşte NATO’nun hıyanet dosyası:

    • NATO, Kıbrıs Harekâtı’nda Türkiye’nin karşısında yer almıştı.

    • Türkiye’deki darbelere de müdahil olan NATO, 15 Temmuz FETÖ darbe girişimine de destek sağlamıştı.

    • Türkiye’nin S-400 alımına karşı çıkan NATO, füze sisteminin ülkemize gelmesinin ardından aleyhimize tavır almıştı.

    • NATO, Türkiye’nin parasını verip ortak olduğu F-35 savaş uçağı projesinde ABD tarafından devre dışı bırakılmasına sessiz kalmıştı.

    • NATO, ABD’nin başını çektiği Libya iç savaşında aktif rol oynarken, ABD’nin başını çektiği Afganistan ve Irak işgallerinde de yer almıştı.

    • NATO, Filistin topraklarını işgal edip Müslümanlara yıllardır zulüm eden Siyonist İsrail’in de en önemli moral gücü ve kaynağıydı.

    • NATO, terör örgütü YPG/PYD’ye de her fırsatta desteğini açıklamıştı.

    Sn. Erdoğan Londra’ya uçarken: “Bazı NATO üyesi ülkelerin YPG’yi tehdit olarak görmedikleri ve Türkiye’nin de buna karşılık Baltık Savunma Planı’na onay vermeyeceği” sorulduğunda şunları aktarmıştı: “Bizim terör örgütü olarak telakki ettiğimiz ve kendileriyle terör mücadelesi verdiklerimizi bizim NATO’daki dostlarımız eğer terör örgütü olarak kabul etmezse, kusura bakmasınlar; orada atılacak her türlü adımın biz karşısında oluruz.” Ancak Erdoğan bu köşeli sözlerinin önüne yine de “Eğer gündeme gelecek olursa!” şartını koymuşlardı. Yani günlerdir devam eden kamuoyu yönlendirmesine rağmen Erdoğan, Polonya ile Baltık ülkeleri Estonya, Litvanya ve Letonya’nın Rusya’ya karşı ortak savunulması konusunun tartışılması halinde; “Siz YPG’yi terör örgütü saymazsanız, Türkiye de bu planı veto eder” çıkışını bile yapmamıştı. Sadece eğer gündeme gelirse söylenecekler vardı…

    Karşılığında Trump sözü mü alınmıştı?

    4 Aralık 2019 günü, liderler zirvesi öncesinde Stoltenberg, Erdoğan ile görüştüklerini ve sorunlara çözüm aradıklarını aktarmıştı. Artık Erdoğan-Stoltenberg görüşmesinde ve Erdoğan’ın Trump ile görüşmesinde neler konuşulduysa, Zirvede Türkiye’nin Baltık Bölgesi’nin “Kademeli Savunma Planına” onay verdiği anlaşılmıştı. Litvanya Devlet Başkanı Gitanas Nauseda, “Kimse bizden bir şey istemedi. Gösterdiği dayanışma için hepimiz Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür ettik” açıklamasını yapmıştı. Oysa Trump, Erdoğan ile “Suriye, Kürtler, ateşkes, göçmenler” gibi konuları konuştuklarını hatırlatmıştı. Zirve sonuç bildirgesinde, NATO’nun en basmakalıp ifadelerinden “terörizmin her türlüsüne karşı olma” ifadesinin, kısa sürede malum medyada “başarı” ve “uzlaşma formülü” olarak yayılmaya başlaması tam bir şarlatanlık ve kiralık yandaşlıktı.

    Peki, uzlaşma olduysa, Erdoğan NATO’nun ismen YPG’yi terör örgütü saymaması karşılığında Stoltenberg’ten, ya da Trump’tan, ya da ikisinden de ne sözü almıştı? El altından medyaya fısıldanan “Türkiye’nin hassasiyetleri giderilecek” ifadesi bir çocuk kandırmacasıydı. Ayrıca Macron, “Beyin ölümü gerçekleşti” dediği NATO’nun; her zamankinden güçlü olduğu söylenen sonuç bildirgesini neden onaylamıştı? Çünkü NATO bir Haçlı-Siyonist Savunma Paktı’ydı. Netice de Stoltenberg’in diplomatik başarısı, NATO içindeki çelişkilere hiç değinmeden, sadece ortak hedefin öne çıkarılmasıydı. Orada da Trump’ın istediği, yani;

    1- NATO’nun Avrupalı üyelerinin daha fazla savunma harcaması yapmasının karara bağlanması,

    2- ABD’nin asıl küresel hedefi olan Çin’in, NATO’nun da hedefi haline taşınmasıydı… Yani böylece 70 yıl önce Sovyetler Birliği’ne karşı kurulmuş olan, ancak gelinen noktada Rusya’yı hedef yapma konusunda ortak görüş oluşturamayan NATO, artık isminin açık ifadesinde olduğu gibi Kuzey Atlantik İttifakı olmaktan çıkıp etki alanını Çin’e, yani Pasifik bölgesine kadar uzatmasıydı.

    Sonuçta NATO’nun 70’inci yıl zirvesinin iki kazananı vardı: 1- Kendi milli hedefini NATO hedefi haline getiren ABD Başkanı Trump, 2- Kendisini en azından kâğıt üzerinde NATO hedefi olmaktan çıkartmayı başaran Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin. Özetle, asıl mesele YPG/PKK idiyse, ortada bir çözüm veya gelişme yaşanmamıştı. Keza Suriye’ye dönecek göçmenler konusunda da bir ilerleme sağlanmamıştı!”[1]

    Maalesef Londra Zirvesi'nde NATO ile Türkiye arasındaki sorunlar bırak çözüme kavuşmayı, hatta ele bile alınmamıştı. Bunu, NATO Genel Sekreteri Stoltenberg açıklamıştı. Bir konferansta konuşan Stoltenberg, ABD'nin YPG/PKK'nın da tehdit olarak yer aldığı plana karşı çıkması üzerine, Türkiye'nin de NATO'nun Baltık ülkeleri hakkındaki savunma planını onaylamamasına ilişkin bir soruya, "Suriye'deki YPG'nin nasıl tanımlanması gerektiği konusunda müttefikler arasında görüş ayrılıkları yaşanıyor. Ancak halihazırda hem Baltık ülkelerini hem de tüm müttefikleri korumak için planlarımız ve güçlerimiz bulunuyor. Türkiye ile NATO arasındaki sorunların Londra'da çözüleceğine dair söz veremiyorum. Fakat size söyleyeceğim; o konuda çalışıyoruz" diyerek Erdoğan’ı oyalayıp avuttuklarını söylemeye çalışmıştı. Trump'la Macron'un görüşmesinde ise Macron, S-400 konusunda Türkiye'yi suçlayan ifadeler kullanarak, "ABD Patriot vermediyse Türkiye Avrupa'dan füze alabilirdi" diye çıkışmışlardı. Macron'un sözlerine karşı "Macron harika bir siyasetçi" diyen Trump, "Az önce dünyadaki en harika ama boş bir cevap verdi" diyerek küstahlaşmıştı.

    ................

    MAKALENİN TAMAMI İÇİN: 
    http://www.millicozum.com/mc/duyurular/natocu-erdogan-fetocu-arinc-ve-apocu-yandaslari

















    Bu Haber 780 defa okunmuştur.
    Dost Siteler...
    www.millicozum.com
    www.necmeddinerbakan.net

 
Yorum Ekleyin
Yorum eklemek için üye olmanız gerekmektedir.
 
Telif Hakkı: Prof. Dr. Necmettin Erbakan - NecmettinErbakan.Net, Necmettinerbakan.org | Milli Çözüm Dergisi | AhmetAkgul.Net | MealiKerim.com | İLETİŞİM |RSS