• -MANEVİ DERİN DEVLET VE RUHANİ GÖREVLİLER:  Hz. Hızır Gerçeği ve İşlevi

    -MANEVİ DERİN DEVLET VE RUHANİ GÖREVLİLER: Hz. Hızır Gerçeği ve İşlevi

    25 Kasım 2022

     
    | Devamı

    “Göklerin ve yerin (içindeki gizli ve özel) orduları Allah’ındır.” (Fetih: 7) gibi pek çok ayette, Yüce Rabbimizin “görülmeyen askerleri”, gizli servisleri, cinlerden, ifritlerden, ruhanilerden (velilerden) oluşan özel ekipleri bulunduğu haber verilmektedir ve mü’minler gaybe iman edenlerdir. (Bakara: 3) Bazı hikmet ehli bilginler; Allah’ın bu özel askerlerinden ve gizli servislerinden bir ekibin başında ise Hz. HIZIR Aleyhisselam’ın bulunduğunu haber vermektedir. Ayetlerde geçen “Cünd”, itaatkâr asker demektir ve “Cüneyd” ismi bizdeki Mehmetçik gibi “askercik” anlamına gelir.

    “Andolsun, (peygamber olarak) gönderilen kullarımıza (şu) sözümüz geçmiştir:” (Sâffât: 171)

    “Gerçekten onlar, muhakkak nusret (yardım ve zafer) bulacaklardır.” (Sâffât: 172)

    “Ve hiç şüphesiz; Bizim ordularımız, üstün gelecek olanlar onlardır.” (Sâffât: 173) ayetleri Allah’ın özel nusreti ve gizli askerleri sayesinde Mü’min mücahitlerin zafer bulacağını bildirmektedir.

    “Ey iman edenler, Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani size ordular gelmişti; böylece biz de onların üzerine, bir rüzgâr ve sizin görmediğiniz ordular göndermiştik. Allah, yaptıklarınızı görendir. Hani onlar, size hem üstünüzden, hem alt tarafınızdan gelmişlerdi; gözler kaymış, yürekler hançereye gelip dayanmıştı ve siz Allah hakkında (birtakım) zanlarda bulunuyordunuz. İşte orada, iman edenler sınanmış ve şiddetli bir sarsıntıyla sarsıntıya uğratılmışlardı.” (Ahzâb: 9-11) ayetlerinde ise, zahiri ve çok kuvvetli düşman ordularına karşı, Allah’ın görünmeyen ordularının imdada yetiştiği belirtilmektedir.

    Hem Rahman’ın, hem de şeytanın özel orduları vardır!

    Allah’ın orduları:

    “Siz Ona (Peygambere ve Hakk Dava Önderine) yardım etmezseniz (zararlı çıkan siz olacaksınız, çünkü) Allah Ona zaten ve kesinlikle yardım etti (ve edecektir). Hani o zaman kâfirler, (Hz. Ebubekir’le) ikiden biri (Kelime-i Tevhidin ikinci iman gereği ve ‘Muhammedün Resulüllah’ gerçeği) olarak Onu (Mekke'den) çıkarmışlardı da; o ikisi mağarada (ve kıstırılmış durumda) oldukları sırada arkadaşına şöyle diyordu: ‘Hüzne kapılma (ve sakın endişe duyma, çünkü), elbette Allah bizimle beraberdir!’ Böylece Allah Ona 'huzur ve güvenlik duygusunu' indirmişti, Onu sizin görmediğiniz ordularla desteklemiş, inkâr edenlerin de kelimesini (inkâr sözlerini ve küfür-sömürü sistemlerini) ise aşağı ve bayağı (konuma) getirmişti. Allah'ın kelimesi (Kur’an kelâmı ve ahkâmı) ise, en yücedir (ve kıyamete kadar geçerlidir). Allah Üstün ve Güçlüdür, Hüküm ve Hikmet sahibidir.” (Tevbe: 40) ayetinde bildirilmektedir.

    “Süleyman'a cinlerden, insanlardan ve kuşlardan orduları toplandı ve bunlar bölükler halinde dağıtıldı.” (Neml: 17) ayeti ise Nebilerin ve velilerin emrine verilen manevi güçlerden bahsetmektedir.

    Şeytan’ın orduları:

    "Ve İblis'in bütün orduları da…" (Şuarâ: 95) ayeti şeytanın özel ordularına işaret olduğunu

    “O ve askerleri, yeryüzünde haksız yere büyüklendiler ve gerçekten Bize döndürülmeyeceklerini sandılar.” (Kasas: 39) ayeti ise Firavun gibi zalimlerin ve Deccal gibi hainlerin özel şeytani güçleri bulunduğunu haber vermektedir.

    Hz. Süleyman’ın ve Mehdi Aleyhisselam’ın manevi yardımcıları ve görünmez orduları!

    “Süleyman'a cinlerden, insanlardan ve kuşlardan orduları toplandı ve bunlar bölükler halinde dağıtıldı.” (Neml: 17)

    “Derken uzun zaman geçmeden geldi ve dedi ki: "Senin kuşatamadığın (öğrenemediğin) şeyi, ben kuşattım ve sana Saba'dan kesin bir haber getirdim." (Neml: 22)

     “Cinlerden bir ifrit: ‘Sen daha makamından kalkmadan, ben onu sana getirebilirim, ben gerçekten buna karşı kesin olarak güvenilir bir güce sahibim’ dedi.” (Neml: 39)

    “Kendi yanında kitaptan ilmi olan biri dedi ki: ‘Ben, (gözünü açıp kapamadan) onu sana getirebilirim.’ Derken (Süleyman) onu kendi yanında durur vaziyette görünce dedi ki: ‘Bu Rabbimin fazlındandır, O'na şükredecek miyim, yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni denemekte olduğu için (bu olağanüstü olay gerçekleşti). Kim şükrederse, artık o kendisi için şükretmiştir, kim de nankörlük ederse, gerçekten benim Rabbim Ğaniy (hiçbir şeye ve kimseye ihtiyacı olmayan)dır, Kerim olandır.’” (Neml: 40)

    Bu Neml 40. ayetinde geçen zatın Hz. Hızır Aleyhisselam olduğuna dair işaret ve rivayetler münasiptir.

    Bir hikmet ehli ve istikamet sahibi dostumun şu tespitleri (belki de keşfi) oldukça önemlidir.

    “Günümüzde insi şeytanların çoğu:

    1- Milyonları etkileyip bir nevi kendilerini perestiş ettiren kadın ve erkek rock şarkıcıları,

    2- Siyonist sömürü sistemini ve kapitalizmi ayakta tutan ekonomist ve finans sihirbazları,

    3- Mucit ve kâşif bilim adamları.

    Hızır Aleyhisselam’ın hakikati!

    Hızır aleyhisselam Zülkarneyn aleyhisselamın askerinin kumandanı ve teyzesinin oğlu olduğu rivayet edilmektedir. Musa aleyhisselam ile görüşüp yolculuk ettiğini ve ona kader-hikmet dersleri verdiği bilinmektedir. Hz. Muhammed aleyhisselamın ümmetinden değildir. Fakat vefatından sonra ruhu insan şeklinde gözüküp gariplere, kimsesizlere yardım etmektedir. Musa aleyhisselam ile karşılaşmaları ve birlikte yolculuk yapmaları Kur'an-ı Kerim’in Kehf Suresi 60-82. ayetlerinde haber verilmektedir. (Râzî, İbn-i Hacer, Süyûtî, İmâm-ı Rabbânî)

    Sahabe-i Kiramdan Ebu'd-Derdâ (RA) bir gün Mekke-i Mükerreme’de bir dağın üzerine çıktığı, orada halinden ve tavrından salihlerden olduğu anlaşılan birisine rastladığı ve yanına giderek "Bana nasihat et" deyince; "Nasihat olarak ölüm sana kâfidir" yanıtını aldığı, Ebü'd-Derdâ; "Daha fazla nasihat et" deyince, o da; "Gam, tasa bakımından kabri düşünmek kâfidir" öğüdünde bulundukları, bunun üzerine Ebu'd-Derdâ, Resulüllah Efendimizin (SAV) huzuruna gelerek bu durumu anlatınca, Peygamber Efendimizin; "O zât, kardeşim Hızır'dır" buyurdukları nakledilmektedir. (Mevlânâ Abdurrahmân Câmi)

    Tasavvuf kutuplarından Abdülhâlık Goncdüvânî hazretlerine, “Lâ ilâhe illallah”, zikrini Hızır aleyhisselam’ın öğrettiği söylenmektedir. (Hüseyn Vâiz-i Kâşifî)

    İmam Rabbani şunları nakletmiştir. “Bir gün sabah vakti toplanmıştık. İlyas aleyhisselam ile Hızır aleyhisselam ruhani şekillerde geldiler. Hızır aleyhisselam bize dedi ki; ‘Biz ruhlar âlemindeniz. Allah-u Teâlâ bizim ruhlarımıza öyle bir kuvvet vermiştir ki, insan şeklini alırız. İnsanların yaptığı işleri bizim ruhlarımız da yapar. İnsanların yaptığı gibi yürürüz, dururuz, ibadet ederiz.’”

    İlginç video görüntüleri:

    • Kütahya’da hızla geçmekte olan bir TIR’ın altında kalan motosikletli şahsı, o anda ve ışık hızıyla ortaya çıkan bir zatın kucaklayıp kurtarması ve sonra ağır adımlarla oradan uzaklaşması.

    • Mısır’daki Arap Baharı ayaklanmalarında, beyaz atlı ve nurani bir görüntünün üç yerde kameralara yakalanıp, çağdaş Firavunların zalim asker ve polislerine karşı mazlum ve mücahit gençleri koruması.

    • Ve yine Japonya’yı vuran Tsunami öncesi, yine nurani bir zatın halkı yükseklere kaçması için uyaran görüntülerinin sokak kameralarına yansıması oldukça ilginç ve hayret verici tespitlerdir.



    ...



    MAKALENİN TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ..





    Bu Haber 146 defa okunmuştur.
    Dost Siteler...
    www.millicozum.com
    www.necmeddinerbakan.net

 
Yorum Ekleyin
Yorum eklemek için üye olmanız gerekmektedir.
 
Telif Hakkı: Prof. Dr. Necmettin Erbakan - NecmettinErbakan.Net, Necmettinerbakan.org | Milli Çözüm Dergisi | AhmetAkgul.Net | MealiKerim.com | İLETİŞİM |RSS