• “FET֔cülerin AHMET AKGÜL’Ü ETKİSİZLEŞTİRME GİRİŞİMLERİNİN RESMİ VESİKASIDIR!

    “FET֔cülerin AHMET AKGÜL’Ü ETKİSİZLEŞTİRME GİRİŞİMLERİNİN RESMİ VESİKASIDIR!

    01 Eylül 2018

     
    | Devamı



    “FET֔cülerin AHMET AKGÜL’Ü ETKİSİZLEŞTİRME GİRİŞİMLERİNİN RESMİ VESİKASIDIR!


    “FET֔cülerin AKP iktidarıyla kol kola bulundukları ve en güçlü oldukları süreçte, Milli Çözüm Dergisi’ni nasıl an be an takip ettiklerinin ve

    AHMET AKGÜL’Ü ETKİSİZLEŞTİRME GİRİŞİMLERİNİN RESMİ VESİKASIDIR!

        

    FET֒cülerin üssü sayılan ve şimdi kapatılmış olan Fatih Üniversitesi’nin, 2011 yılında Sosyal Bilimler Enstitüsü tarafından çıkardığı ve Milli Çözüm Dergisi yazılarının kendileri için en büyük tehlike sayıldığı:Avrupa Ekonomi ve Siyasi Bilimler Dergisi (EJEPS)

    İktisat, işletme, uluslararası ilişkiler, siyaset bilimi, kamu yönetimi ve ilgili alanlardaki iki yılda bir İktisat Fakültesi tarafından araştırma makalelerini yayınlayan uluslararası hakemli bir akademik dergidir.

    European Journal of Economic and Political Studies

    Strategic Defamation of Fetullah Gulen: English vs. Turkish

    İngilizce ve Türkçe Fetullah Gülen’e Stratejik İftira

    Doğan Koc

    189-244 Sayfaları

    Bu FET֒cü Derginin İngilizcesinin Özeti:

    Fetullah Gülen, eğitim ve inançlar arası diyalog etkinlikleri ile tanınan ılımlı bir Türk Müslüman bilgini konumundadır. Gülen'in çabaları dünyanın her köşesinde birçok kişi tarafından alkışlanırken, küçük bir grup yazar Gülen'i ve onun adını taşıyan hareketi karalamaya çalışmaktadır. Gülen’in hakaretçileri olan bu Milli Çözüm Dergisi, yazılarında stratejik olarak davranmaktadır. Bu dergi, iftira niteliğindeki makalelerinde, Gülen’in; Amerikan / Siyonist / Vatikan ajanı olduğu vurgulanırken, İngilizce versiyonlarında Gülen; İslamcı / Humeyni / Yeni Osmanlı / Hilafet olarak sunulmaktadır. İstatistiksel analiz ve literatür taraması, Gülen'e yönelik iftiralarının izleyicilere göre hazırlandığı anlaşılmaktadır.

    Giriş

    Fetullah Gülen, eğitim ve diyalog faaliyetleri ile tanınan ılımlı bir Türk Müslüman bilgini olmaktadır. Gülen Hareketi, adını verdiği dünya çapında yüzlerce eğitim ve diyalog kurumu kurmuşlardır. Gülen’i kötülemek için çeşitli kitaplar, yüzlerce makale ve haber yazılmıştır. Özellikle Milli Çözüm (Ahmet Akgül’ün) kitaplarının ve yazılarının bir kısmı Gülen’i ve hareketini karalamayı amaçlamıştır. Bu iftira yazılarında Gülen, CIA / Siyonist bir ajan, bir Amerikan kuklası, Papa'nın bir gizli kardinali ve Müslüman dünyasında Hristiyanlaşmaya ya da Batı'ya kolaylık sağlamaya çalışan Batı’nın Truva atı olarak tasvire çalışılmıştır. Ilımlı İslami öğretileriyle Müslüman dünyasını köleleştirme çabasındadır.

    Hem Türkçe hem de İngilizce Fetullah’ı eleştiren yazılar ve kitaplar incelenirse; bu iftiraların rastgele olmadığı, izleyicilere göre ortaya çıktığı anlaşılacaktır. Başka bir deyişle, Türker (2009) olarak belirttiği gibi: (Milli Çözüm Dergisi) Çok farklı kitlelere hitap ediyor. Milli Çözüm’ün Türkçe makalelerinde, Siyonistlerin desteklediği Amerikan emperyalist tehlikesi hakkında uyarılar olduğu gibi, diğer yandan İngilizce makaleler hazırlayıp Fetullah Gülen Hareketini karalamaya çalışıyorlar.

    Gülen’le ilgili Türkçe yazılmış karalama yazıları

    Milli Çözüm Dergisi’ndeki makalelerde Gülen, Batılıların Türkiye'yi ve İslam'ı yok etmek ve Müslüman halklarını sömürmek için kullandıkları bir Amerikan / Siyonist kukla olarak tanıtılmaktadır. Bu yazılardan bazılarında Gülen'in gerçek bir Müslüman olmadığı ve papalık için çalıştığı vurgulanmaktadır. Gülen'in laik Türkiye Cumhuriyeti'nde, özellikle de daha önceki dönemlerde İslami bir devlet kurma söylemiyle dindar halkı aldattıklarını iddia eden karşıt yönde makaleler hazırlanmıştır.

    İngilizce versiyonlarına benzer şekilde, (Milli Çözüm Dergisi’nin) Türkçe versiyonları da Gülen hakkında çeşitli ithamlar sunmaktadır. Fetullah Gülen için bu Türkçe versiyonlarda kullanılan başlıca temalar şunlardır: Amerikan kuklası; Vatikan'a dinlerarası diyalog yoluyla hizmet veren gizli ajan, Siyonist bağlantıları olan bir münafık, İslam'a zarar vermeye çalışan bir şarlatan!

    Büyük Orta Doğu Projesi’nde Amerikan kuklası!

    Milli Çözüm Dergisi’nde en sık görülen konu, Gülen'in Amerika tarafından kullanılıyor olmasıdır. Bazı makaleler Gülen'in doğrudan CIA ya da Amerikan paramiliter örgütü “Süper NATO” için çalıştığını iddia ederken, diğerleri ise, Siyonist odakların İslam dünyasında Amerikan sömürüsüne karşı herhangi bir direniş yaratmayacak bir İslam'ı yerleştirmeye uğraştığını ve Gülen'in bunun için çalıştığını savunmaktadır. Milli Çözüm Dergisi’ne ve Ahmet Akgül’e göre; “Ilımlı İslam” olan Amerikan versiyonunun yaratılması amaçlanmıştır. Gülen'in Amerika için çalıştığını iddia eden yazarlar, Amerika'nın Orta Doğu ve Orta Asya için yeni projesinin “Büyük Ortadoğu Projesi” olarak adlandırılan Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) olduğunu iddia ediyorlar. Bu proje sayesinde Amerika, ülkelerin sınırlarında bazı değişiklikler de dahil olmak üzere Ortadoğu'yu yeniden tasarlamaya çalışmaktaymış… Yazarlar, Fetullah Gülen ve Başbakan Recep T. Erdoğan'ın eş başkan olduklarını iddia ediyorlar, ancak Fetullah Gülen bu BOP projesinin gizli bir figüranıymış. Sn. Erdoğan zaten eş başkanmış. Türkiye'nin NATO'ya girmesinden bu yana, bu 'Süper NATO'nun ülkeye hâkim olduğu ve her operasyonun arkasında olduğu, bugün bile Ergenekon davası 'Süper NATO' operasyonu olarak açıklanmakta ve Gülen bu operasyonun aktif bir parçası olarak sunulmaktadır.

    "Süper NATO”, Tayyip Erdoğan'a, Kuzey Irak'ta kurulacak olan ikinci İsrail'in, Diyarbakır’ı merkezi yapacağını fısıldamıştır. Erdoğan'ın Büyük Orta Doğu Projesi Eşbaşkanlığı, Süper NATO’da verilen görev olmaktaymış ve bu derin devletin dini lideri Fetullah Hocaymış, Tayyip ve polis sisteminde yer alan Fetullah çetesi bu derin devletin elemanlarıymış! Hatta Milli Çözüm Dergisi’nin bazı yazarları; CIA ajanlarının Gülen okullarında İngilizce öğretmenleri olarak çalıştığını iddia ediyorlar; özellikle Orta Asya ülkelerindeki okullarda çalışanlar bu sınıftanmış… Amerika'nın Gülen okullarında çalışan 1000'den fazla Türk öğretmene Amerikan pasaportu sağladığını ve bunların normal pasaportlar olmadığını, bunların sadece Amerikan diplomatlarına (resmi pasaport) verilen pasaport olduğunu savunmaktadırlar.

    “Fetullah Gülen, Ilımlı İslam’ın ve Papa'nın Gizli Kardinali Konumundadır” iddiaları!

    İftira niteliğindeki makalelerin Türkçe versiyonlarındaki en yaygın ikinci tema, Gülen'in Papa için ya gizli bir kardinal olarak çalıştığı ya da Papa ile gizli bir anlaşma gereği davrandığı vurgulanmaktadır. Dinlerarası faaliyetleri ve 'Ilımlı İslam' ile Gülen'in İslam'ı yok etmeye çalıştığı ve Müslümanları Hristiyanlaştırdığı iddiaları sıkça tekrarlanmaktadır.

    Milli Çözümcülere göre:

    “Binlerce yıldır İslam bayrağını taşıyan Müslüman Türk Milleti'nin çocukları teslis ve çoktanrıcılığa (Hristiyanlık) doğru ilerliyorlar. Bu ulusu (Müslüman Türk milletini) savaşta yenemeyen Haçlı ve Siyonist odaklar bu milleti içten yenilgiye uğratmak ve inançlarını yok etmek için çalışıyorlar. Hükümet'in AB'ye olan sevgisi ve Vatikan Konseyi’nin misyonunun bir parçası olan diyalog ekibi (Gülen Hareketi) misyonerlere ve onların varoluş planları için her şeyi hazırladı, halkımızı misyonerlerin kollarına itti ve halkımız onlar için açık pazar konumundadır!”

    Ayrıca "Vatikan ve Tapınak Şövalyeleri" adlı kitabında Aytunç Altındal, 1990’da Papa II. John Paul’un Vatikan’ın “diyalog projesi”ni yeniden canlandırdığını savunmaktadır. Gülen’in Türkiye’deki diyalog faaliyetlerinin ve Vatikan’ın diyalog projelerinin nasıl eşleştiğini tartıştıktan sonra şunları aktarmaktadır:

    "21 Şubat 1998'de Papa John Paul II, Vatikan Senatosu'na 20 yeni kardinal atadı. [20 kardinallere ek olarak] Papa John Paul II (gizli kardinal) atama hakkını kullanmış ve iki sırrı tayin etmiştir. Yani gizli kardinaller atamıştır. Bu hak, yüz yıldan fazla bir süredir herhangi bir papa tarafından kullanılmamıştır. Bu iki kardinalin kimliğini sadece yedi kişi biliyor durumdadır. Kimliklerini ortaya çıkarırsa, ülkelerinde öldürülüp ortadan kaldırılacaklardır. Bu kardinallerden birinin (diğer dinlere mensup olan ve kimliklerini gizleyen), Çin'de bir dini lider olduğu sanılmaktadır. Diğeri ise Müslüman dünyasında kral / lider veya dini lider konumuyla reklamı yapılmaktadır.” (Altındal, 2004, Sayfa 115-6-7)

    Gülen’in Siyonist bağlantıları!

    Amerikan bağlantısına benzer şekilde, Milli Çözüm Dergisi Sn. Gülen’i, MOSSAD ve İsrail ile çalışan Siyonist bir komprador olarak tanıtmaktadır. Bazı makaleler Gülen'i AKP hükümetinin önde gelen üyeleriyle birlikte kripto-Yahudi (kimliklerini saklayan Yahudi soyundan gelenler) olarak gösterirken, diğerleri Gülen'in sadece Siyonist gruplar için çalıştığını iddia ediyorlar. ADL (Anti Defamation League) hakkındaki araştırmasında, Ahmet Akgül, ADL'yi Gülen'i koruyan ve destekleyen bir Yahudi örgütü olarak tanımlamaktadır. Ayrıca ADL'nin Gülen'in Papa II. John Paul ile görüşmesini ayarladığını ve Gülen'in İslam hakkındaki kitabının ADL tarafından dağıtıldığını vurgulamaktadır. Bazıları daha ileri giderek ve Bnai-Brith'in tüm Gülen'in kitaplarını ücretsiz verdiğini yazmışlardır. Milli Çözüm’ün Araştırma Ekibi “Gülen Dosyası” hazırlamış ve bu dosyada Gülen Hareketi ile Birleşme Kilisesi arasındaki benzerlikleri ortaya koymuşlar ve her iki grubun da Siyonist bir örgüt tarafından organize edildiğini savunmuşlardır. CSIS (Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi) (Milli Çözüm Araştırma Ekibi, 2004).

    “Gülen’in misyonu İslam’ı yozlaştırmaktır” iddiaları!

    “Fetullah Müslüman mı?” adlı kitapta Fetullah Gülen'in Bahai olduğunu iddia edenler bile çıkmıştır. Yukarıdaki temalara ek olarak, Milli Çözüm Dergisi’ndeki diğer bazı makaleler Gülen'in Kürt ayrılıkçı grup PKK ve lideri Abdullah Öcalan ile sinsice birlikte çalıştığını vurgulamaktadır. (Bak. Ahmet Akgül, 2009; Ekmekçi, 2008; Gözübüyük, 2009).

    Fatih Üniversitesi’nce ve kalabalık bir akademisyen ekibince hazırlanan ve İngilizce olarak Türkiye'de ve dış ülkelerde yayınlanan (EJEPS) Avrupa Ekonomi ve Siyasi Bilimler Dergisi’nde tek tek irdelenen ve Fetullah Gülen hareketini eleştiren Milli Çözüm Dergisi yazıları ve yazarları:

     

    1 Milli Çözüm Araştırma Ekibi FETULLAH GÜLEN DOSYASI 12.01.2004 Milli Çözüm
    2 Milli Çözüm Araştırma Ekibi AKP'nin PERDE ARKASI 12.01.2004 Milli Çözüm
    3 Ahmet Akgül FİTNETULLAH VE BAYKAL 5.18.2010 Milli Çözüm
    4 Osman Eraydın Fetullahçılar ve Barzanilerle İyi İlişkiler Kurabilen DİYARBAKIR VALİLERİ, ÜST GÖREVLERE ATANIYORDU! 7.22.2010 Milli Çözüm
    5 Nail Kızılkan AKP KURMAYLARININ “BASIN ÖZGÜRLÜĞܔ ANLAYIŞI VE ACI SON”UN YAKLAŞMASI 6.24.2010 Milli Çözüm
    6 İsmet Sezgin ÖLÇÜ ERDOĞAN VE FETULLAH MI, YOKSA KUR’AN VE RESULÜLLAH MI? 6.21.2010 Milli Çözüm
    7 Ahmet Akgül İSRAİL SALDIRISINA KARŞI; İSLAM DÜŞMANLARININ, DİN İSTİSMARCILARININ VE AKP YANDAŞLARININ ORTAK TELAŞI! 6.08.2010 Milli Çözüm
    8 Ramazan Yücel DANIŞTAY SALDIRISININ OYAK VE FETULLAH CEMAATİ BAĞLANTILARI 5.24.2010 Milli Çözüm
    9 Nejat Hakkul MİLLİ GAZETE’NİN FETULLAHÇI YAZARLARI VE YANILGILARI 5.24.2010 Milli Çözüm
    10 Orhangazi Yılmayan FETULLAHÇILARIN RÜYASI MI, YOKSA ŞİFRELİ CIA UYARISI MI? 4.29.2010 Milli Çözüm
    11 Osman Eraydın TSK'YA SATAŞILMASI VE KANCIKLARIN ŞAPŞALLAŞMASI! 2.23.2010 Milli Çözüm
    12 Yakup Gözübüyük “Ergenekon’’da İlginç İddialar İçeren Bir Dilekçe SİYONİST SENARYOLAR SORGULANIYORDU! 11.23.2009 Milli Çözüm
    13 Yakup Gözübüyük KÜRTLEŞMİŞ YAHUDİLERLE İSRAİL İLİŞKİLERİ, PKK-FETULLAHÇILIK İŞBİRLİĞİ 10.28.2009 Milli Çözüm
    14 Milli Çözüm Araştırma Ekibi FETULLAHÇILIK, KÜRESEL EMPERYALİZMİN BİR ARACIDIR 9.19.2009 Milli Çözüm
    15 Ahmet Akgül KÜRT AÇILIMI VE HIYANET ALÇAKLIĞI 8.21.2009 Milli Çözüm
    16 Zeynep Başyazar BAŞBUĞ’UN ABD ZİYARETİ VE RAHATSIZ ETTİKLERİ 7.25.2009 Milli Çözüm
    17 Osman Eraydın SİYONİST NETANYAHU “ORDUSUZ FİLİSTİN” İSTİYOR… Bizdeki Sabataist Cunta ise; ORDUYU ZAYIFLATMAYA ÇALIŞIYOR! 7.25.2009 Milli Çözüm
    18 Ramazan Yücel FETULLAHÇILARIN TELAŞI!? 6.25.2009 Milli Çözüm
    19 Osman Eraydın FETULLAHÇILARLA BARZANİ İTTİFAKI VE F. TİPİ YAPILANMANIN İFLASI 6.25.2009 Milli Çözüm
    20 Komisyon GAVURLARA “NÜKLEER GÜCܔ, MÜSLÜMANLARA “HOŞGÖRÜYܔ REVA GÖRENLER 6.25.2009 Milli Çözüm
    21 Komisyon GKB İLKER BAŞBUĞ'UN SÖZLERİ VE TÜRKÇESİ 5.23.2009 Milli Çözüm
    22 Komisyon İnsanları Allah İle Aldatan, Ama Şeytan Amerika'ya Çalışan: BİR FİGÜRAN; FETULLAH GÜLEN 4.27.2009 Milli Çözüm
    23 Nevzat Gündüz ENCÜMENİ DANİŞ VE EMEKLİ GENERALLER 3.25.2009 Milli Çözüm
    24 Ufuk Efe SÜLEYMAN KARAGÜLLE'NİN MİLLİ ÇÖZÜM İLE İLGİLİ SAPTAMALARI, YAŞAR NURİ ÖZTÜRK'ÜN SAPTIRMALARI 3.25.2009 Milli Çözüm
    25 Ahmet Akgül TSK'YI KISITLAMA VE KISTIRMA HAZIRLIKLARI 3.25.2009 Milli Çözüm
    26 Nevzat Gündüz MİT ESKİSİ MAHİRİN ÇARPITMA VE İFTİRA ATMA MAHARETİ 3.04.2009 Milli Çözüm
    27 Ahmet Akgül ERGENEKON'UN AÇILIMI: IRKÇI EMPERYALİZM AT DEĞİŞTİRİYOR! 3.04.2009 Milli Çözüm
    28 Komisyon İSRAİL UŞAKLIĞI VE TSK DÜŞMANLIĞI 1.29.2009 Milli Çözüm
    29 Mehmet Deniz ERGENEKON MASALI VE TUNCAY GÜNEY MAVALI 12.29.2008 Milli Çözüm
    30 Nail Kızılkan ABD'NİN RECEP ERDOĞAN'I VE BARAK OBAMANIN YULARI 12.29.2008 Milli Çözüm
    31 Nail Kızılkan RECEP ERDOĞAN OF THE USA AND THE REINS OF BARACK OBAMA 12.29.2008 Milli Çözüm
    32 Hakan Ekmekçi ÖCALAN CUMHURBAŞKANI, FETULLAH DİYANET VE DİYALOG BAKANI! 11.24.2008 Milli Çözüm
    33 Ufuk Efe YARGININ YAMULMASI VE HAKİMEVİ SKANDALI 10.24.2008 Milli Çözüm
    34 Milli Çözüm Araştırma Ekibi VAR MISINIZ, MASON LOCALARINA MAHKEME AÇMAYA?!  8.23.2008 Milli Çözüm
    35 Ahmet Akgül "Orduya Hücum!" Operasyonu: BİR ERGENEKOMİK SENARYOSU VE CIA-FETULLAHÇI FİYASKOSU 8.08.2008 Milli Çözüm
    36 Necati Akgül PENTAGON-ERGENEKON HATTI 7.28.2008 Milli Çözüm
    37 Orhan Yılan BAYRAM DEĞİL, SEYRAN DEĞİL, KRALİÇE BİZİ, NİYE ÖPMEK İSTEMİŞTİ? 6.26.2008 Milli Çözüm
    38 Orhan Yılan WHAT WAS THE REASON FOR THE UNEXPECTED VISIT OF OUEEN? 6.26.2008 Milli Çözüm
    39 Milli Çözüm Araştırma Ekibi PENTAGON ERGENEKON HATTI 6.04.2008 Milli Çözüm
    40 Ufuk Efe "MİLLİ"CİLİK Mİ, "ULUSAL'CILIK" MI? 6.04.2008 Milli Çözüm
    41 Nevzat Gündüz AKP'Yİ KAPATMA DAVASI VE MASONİK CEPHENİN TELAŞI 4.30.2008 Milli Çözüm
    42 Komisyon Bu Yırtık, Dikiş Tutmayacak!.. ÖNCE BULANACAK, SONRA DURULACAK MI? 4.30.2008 Milli Çözüm
    43 Ufuk Efe AYIN AYNASI 2.02.2004 Milli Çözüm
    44 Orhangazi Yılmayan "YAHUDA"YI TANIMAYAN VE İSLAM’A DAYANMAYAN HERKES SİYONİZM’İN HİZMETKÂRIDIR! 7.22.2010 Milli Çözüm
    45 Abdullah Akgül "MARDİN FETVASINDAN" SONRA, RIFAT BÖREKÇİNİN ANKARA FETVASINI DA GEREKSİZ VE GEÇERSİZ SAYACAKLAR MIYDI? 7.22.2010 Milli Çözüm
    46 Ufuk Efe KEMALİZM’İN MUCİDİ; MOİZ KOHEN (M. TEKİNALP) YAHUDİSİ 7.22.2010 Milli Çözüm
    47 Mikail Yılmaz OLAYLARA GLOBAL BAKIŞ 6.24.2010 Milli Çözüm
    48 Aykut Özübüyük ODATV’NİN, ODALIK TEPKİSİ 6.24.2010 Milli Çözüm
    49 Zeynep Başyazar SİYONİST GÜDÜMLÜ BATININ PANZEHİRİ VE ERBAKAN’IN SİLAH TEKNOLOJİLERİ 6.24.2010 Milli Çözüm
    50 Ahmet Akgül İSRAİL SALDIRISINA KARŞI; İSLAM DÜŞMANLARININ, DİN İSTİSMARCILARININ VE AKP YANDAŞLARININ ORTAK TELAŞI! 6.08.2010 Milli Çözüm
    51 Nevzat Gündüz İSRAİL’İN MANYAKLIĞI, AKP’NİN MÜNAFIKLIĞI 5.31.2010 Milli Çözüm
    52 Milli Çözün Araştırma Ekibi ERHAN GÖKSELİN SIR ÖLÜMÜYLE, DENİZ BAYKAL KOMPLOSUNUN BAĞLANTILARI 5.25.2010 Milli Çözüm
    53 Abdullah Akgül MÜNAFIKLAR ARAMIZDA MI, YOKSA TARİHİN MEZARLIĞINDA MI? 5.24.2010 Milli Çözüm
    54 Ufuk Efe TÜRKİYE’DE DERİN DEVLET SAVAŞLARI VE MUHTEMEL SONUÇLARI 5.24.2010 Milli Çözüm
    55 Ahmet Akgül ABD’NİN ZIRVA ZİRVESİ VE AKP’NİN İRAN TERTİBİ 5.24.2010 Milli Çözüm
    56 Mikail Yılmaz CEMAATLER GENERALLER VE İHTİMALLER 4.29.2010 Milli Çözüm
    57 Ahmet Akgül SICAK YAZ YAKLAŞIYOR VE İRAN KUŞATILIYOR! 4.16.2010 Milli Çözüm
    58 İsmet Sezgin DÜNYA EN BÜYÜK DÖNÜŞÜME HAZIRLANIYOR; MASONLUK VE SİYONİZM CAN ÇEKİŞİYOR! 3.24.2010 Milli Çözüm
    59 Ahmet Akgül BAŞBUĞ’UN BAŞAĞRISI VE MİLLİ VİCDANIN: "YETER!" ÇAĞRISI 3.24.2010 Milli Çözüm
    60 Ramazan Yücel SİYASALLAŞAN YARGININ YARALANMASI VE İSTİSMARCI DİN YARASALARI 2.23.2010 Milli Çözüm
    61 İsmet Sezgin ABD’NİN KÜRTLERİ VE Demokratik Açılım İsteyen TEKSASLILARIN AKIBETİ! 2.23.2010 Milli Çözüm
    62 Nail Kızılkan 31 MART VAKASINDAN ERGENEKON DALGASINA 1.24.2010 Milli Çözüm
    63 Yakup Gözübüyük Ey Asker ve Sivil, Bütün Millet! YA ERBAKAN'IN ADİL DÜZENİNE RAZI OLACAKSINIZ, VEYA AMERİKA’NIN ZİLLETİNE KATLANACAKSINIZ! 1.24.2010 Milli Çözüm
    64 Osman Eraydın RECEP TAYYİP EKİBİNİN DÖNEKLEŞİP DEĞERLENMESİ! 1.24.2010 Milli Çözüm
    65 Nevzat Gündüz DERSİM DERSLERİ VE İKİYÜZLÜLÜK TERESLERİ 12.21.2009 Milli Çözüm
    66 Mikail Yılmaz AKP’NİN VURGUN ŞEBEKESİ VE MAFYA EKONOMİSİ 11.23.2009 Milli Çözüm
    67 Osman Eraydın AÇILIM EDEBİYATI VEYA HIYANETİN YOL HARİTASI 11.23.2009 Milli Çözüm
    68 Nejat Hakkul “FİTNE” KAVRAMI VE Bediüzzaman’a göre “UMUMİ SELAMET’’ İNKILÂBI 10.28.2009 Milli Çözüm
    69 Ramazan Yücel İSLAM LİBERALİZMİ SAFSATASI VE HOŞGÖRÜ SALATASI 9.19.2009 Milli Çözüm
    70 Osman Eraydın SOYGUN DÜZENİ, SİYASET VE MEDYA 9.19.2009 Milli Çözüm
    71 Yakup Gözübüyük ALÇAKLIĞIN BELGESİ VE "NAMUSSUZ"LARIN AKIBETİ 9.19.2009 Milli Çözüm
    72 Abdullah Akgül PKK’YA SAYGI, TSK’YA SALDIRI 9.19.2009 Milli Çözüm
    73 Ahmet Akgül İRAN’I VURMAK İÇİN, İSRAİL YOLA ÇIKTI 9.19.2009 Milli Çözüm
    74 Milli Çözüm Araştırma Ekibi YÖNETİCİLERİMİZİ KİM YÖNETİYOR? 2.02.2004 Milli Çözüm
    75 Osman Eraydın ABD'NİN ARSIZ POLİTİKASI VE AKP'NİN AYARSIZ PALAVRASI 2.02.2004 Milli Çözüm
    76 Milli Çözüm Araştırma Ekibi DİNİ VE MİLLİ HAREKETLERDEKİ KRİPTO (GİZLİ) YAHUDİLER 10.02.2004 Milli Çözüm
    77 Selman Yücel SİYONİZM'İN SÖMÜRÜ SALTANATI VE ABD'NİN BORÇLANDIRMA BARBARLIĞI 10.02.2004 Milli Çözüm
    78 Halil Yaman TAYYİB BEY'İN TABİATI: Her Sözünden Geri Adım Attı! 11.02.2004 Milli Çözüm
    79 Ufuk Efe ERBAKAN'I YABAN ANLADI, ŞABAN ANLAMADI 10.01.2006 Milli Çözüm
    80 Mehmet Deniz İRTİCA MEVCUTTUR VE EN SİNSİ SORUNDUR! 11.06.2006 Milli Çözüm
    81 Nevzat Gündüz TÜRKİYE YOL AYRIMINDA 11.06.2006 Milli Çözüm
    82 Orhan Yılan TÜRKİYE'Yİ HRİSTİYANLAŞTIRMAK VEYA İSLAMİYETİ ILIMLAŞTIRMAK 11.06.2006 Milli Çözüm
    83 Osman Eraydın ADNAN OKTAR, OLTAYA MI TAKILDI? 11.06.2006 Milli Çözüm
    84 Erdoğan Pişkin BİR ÇETE ARANIYOR 9.01.2006 Milli Çözüm
    85 Orhan Yılan FETULLAHÇILARIN "FETTAN'LIĞI 9.01.2006 Milli Çözüm
    86 Tevfik Bala ILIMLI İSLAM TUZAĞI 9.01.2006 Milli Çözüm
    87 Mikail Yılmaz FEHMİ KORU: BİLDERBERG "VAAZ"CISI MI YAPILDI? 8.01.2006 Milli Çözüm
    88 Orhan Yılan FETULLAH GÜLEN'İN KURTULUŞ YOLU! 8.01.2006 Milli Çözüm
    89 Osman Eraydın HÜKÜMETİN HABERİ VAR MIYDI? 7.01.2006 Milli Çözüm
    90 Ufuk Efe CIA'NIN HİLAFET HAZIRLIĞI ve "VAİZ" PAZARLIĞI 7.01.2006 Milli Çözüm
    91 Necati Akgül AMERİKA GÖÇÜYOR VE FETULLAHÇILAR FİRAVUNA GÜVENİYOR! 7.01.2006 Milli Çözüm
    92 Abdullah Akgül BEDİÜZZAMAN'A İFTİRA 6.01.2006 Milli Çözüm
    93 Nevzat Gündüz SİNSİ BİR PROJENİN PERDE GERİSİ VE DİN ADINA MASUM BİR HİZMETİN HIYANETE DÖNÜŞMESİ 5.01.2006 Milli Çözüm
    94 Nail Kızılkan BAĞNAZLIĞIN FATURASI VE FİKRET OTYAM'IN TUTARSIZLIĞI 3.01.2006 Milli Çözüm
    95 İsmet Sezgin FİRAVUNLAR VE FİGÜRANLAR 3.01.2006 Milli Çözüm
    96 Okan Ekinci GARİP AMA GERÇEK! 3.01.2006 Milli Çözüm
    97 Ufuk Efe VURAL SAVAŞ'İN TARİHİ TESPİTLERİ VE FETULLAH TEHLİKESİ 2.01.2006 Milli Çözüm
    98 Abdullah Akgül SÜLEYMAN KARAGÜLLE'NİN KÖR GÜLLELERİ 2.01.2006 Milli Çözüm
    99 Mikail Yılmaz HİLAL HAÇLI SAVAŞI VE ILIMLI İSLAMCILARIN SAFI 2.01.2006 Milli Çözüm
    100 Nail Kızılkan TARİH BOYUNCA DİN İSTİSMARI 2.01.2006 Milli Çözüm
    101 Mikail Yılmaz ŞU DÖRT TARİHİ UNUTMAYALIM!.. 1.01.2006 Milli Çözüm
    102 noname ARSLANOĞLU KÖYLÜLERİ: ESARETTEN CUMHURİYETE 12.01.2005 Milli Çözüm
    103 Osman Eraydın TÜRKİYE, SURİYE VE İRAN'I SATTI MI? AKP, ABD'nin Truva Atı mı? 12.01.2005 Milli Çözüm
    104 Nevzat Gündüz YAŞAR BÜYÜKANIT PAŞA MI HAKLI, YOKSA; ÖMER LÜTFİ METE MAŞA MI? 11.01.2005 Milli Çözüm
    105 Mehmet Deniz BİR DOĞRUYU, YANLIŞ AMAÇLAR İÇİN KULLANMAK 9.01.2005 Milli Çözüm
    106 İsmet Sezgin "ZAMAN"CILAR EHLİ KİTAP MIDIR? 9.01.2005 Milli Çözüm
    107 Ufuk Efe SEFERBERLİK SORUŞTURMASI YA, AKP VE F. GÜLEN ALEYHİNE SONUÇLANIRSA!? 2.01.2010 Milli Çözüm
    108 Nevzat Gündüz ERBAKAN’I ÖNLEMEK İÇİN, DİĞER İSLAMCI HAREKETLERİN DESTEKLENMESİ 8.01.2005 Milli Çözüm
    109 Tevfik Bala MİLLİ DUYARSIZLIK VE TUTARSIZLIK 6.01.2005 Milli Çözüm
    110 Halil Yaman MÜBAHALE - LANETLEŞME 6.01.2005 Milli Çözüm
    111 Osman Eraydın LAİKLİK, MİSYONERLİK VE ATATÜRK 1.01.2005 Milli Çözüm
    112 İsmet Sezgin AYIN AYNASI 6.01.2005 Milli Çözüm
    113 Ahmet Akgül PUTİN'İN HAYIRLI YAKLAŞIMI VE ARMEGEDON SAVAŞI 1.01.2005 Milli Çözüm
    114 İsmet Sezgin FETULLAHÇILARIN MARAZI VE KUR'AN'IN MESAJI 1.01.2007 Milli Çözüm
    115 Necati Akgül EKÜMENLİK FECAETİ VE DİYANETİN DENAETİ 1.01.2007 Milli Çözüm
    116 Kazım Gülfidan YENİ OLUŞUMUN ESKİ OYUNCAKLARI! 1.01.2007 Milli Çözüm
    117 Hakan Ekmekçi YENİ OSMANLICILIK, NATO'NUN YENİÇERİSİ OLMAKTIR!.. 2.01.2007 Milli Çözüm
    118 Orhan Yılan "İBRAHİM YOLU" MU, "ABRAHAM OYUNU" MU? 2.01.2007 Milli Çözüm
    119 Tevfik Bala AKP, UÇURUMA YAKLAŞAN ABD DOLMUŞUNA MUAVİNLİK YAPIYOR! 2.01.2007 Milli Çözüm
    120 Oğuzhan Çıldır "AYDINLIK"IN AYIBI VE AKP'NİN ARSIZLIĞI 3.01.2007 Milli Çözüm
    121 Kazım Gülfidan FETULLAH GÜLEN’İN KEHANETİ VE HIRANT DİNK CİNAYETİ 3.01.2007 Milli Çözüm
    122 Mehmet Deniz DERİN HESAPLAŞMA VE MİLLİ JANDARMA 3.01.2007 Milli Çözüm
    123 Oğuzhan Çıldır KARMAŞIK İLİŞKİLER VE ÇELİŞKİLER 3.01.2007 Milli Çözüm
    124 Necmeddin Bişkin MASONLUK VE DİNLERARASI DİYALOG İLİŞKİSİ VE SİYONİSTLERİN ERBAKAN ENDİŞESİ 4.01.2007 Milli Çözüm
    125 Nail Kızılkan MASON TARİKATÇILARI VE ATATÜRKÇÜLÜK SAHTEKÂRLARI 5.01.2007 Milli Çözüm
    126 İsmet Sezgin SİYONİZM’İN İSLAMCI MÜRİTLERİ 5.01.2007 Milli Çözüm
    127 Oğuzhan Çıldır FETULLAH MI, FİTNETULLAH MI? 5.01.2007 Milli Çözüm
    128 Ahmet Akgül AKP AMİGOLARINI, AMERİKA BİLE KURTARAMADI VE CHP CILKINI ÇIKARDI 5.01.2007 Milli Çözüm
    129 Nevzat Gündüz FETULLAHÇILAR, CAMİLERİ KİLİSE GİBİ, KÜLTÜR EVİ YAPACAK MI? 6.01.2007 Milli Çözüm
    130 Nevzat Gündüz FETULLAH GÜLEN ŞEBEKESİ, SİYONİST ABD'NİN MİSYONERLERİ Mİ? 7.01.2007 Milli Çözüm
    131 Nail Kızılkan SAFINI BİLMEYEN YA SAFTIR VEYA SAHTEKÂRDIR! 8.01.2007 Milli Çözüm
    132 Oğuzhan Çıldır SEVENLERİNİN DİLİNDEN FETULLAH GÜLEN 8.01.2007 Milli Çözüm
    133 Ahmet Akgül DERİN AMERİKA'NIN GÜNDEMİ NİYE TÜRKİYE? 8.01.2007 Milli Çözüm
    134 Orhan Yılan Bilderberg ve CFR Tarihinde Bir İlk: BU İKİ SİYONİST KURULUŞ AYNI TARİHLERDE NİYE TÜRKİYE’DE? 9.01.2007 Milli Çözüm
    135 Milli Çözüm Ekibi Yahudi Samanıyla Beslenen Zamancılara Cevap: AKP'NİN LÜBNAN HIYANETİ VE BÖLGEMİZİN FELAKETİ 9.01.2007 Milli Çözüm
    136 Ahmet Deniz DOSTU AMERİKA OLANIN POSTU MEZATA ÇIKAR! 9.01.2007 Milli Çözüm
    137 Tevfik Bala F. GÜLEN VE S. DEMİREL TÜRKİYE'Yİ AKP'LEŞTİRİYOR, İSRAİL AKP'Yİ İSLAMSIZLAŞTIRIYOR 10.01.2007 Milli Çözüm
    138 Oğuzhan Çıldır VİCDANLI HRİSTİYAN, MÜNAFIK MÜSLÜMANDAN HAYIRLIDIR! 10.01.2007 Milli Çözüm
    139 Osman Eraydın SİYONİST SERMAYENİN 'NGO'LARI VE EMPERYALİZMİN SİVİL LEJYONLARI 11.01.2007 Milli Çözüm

    FET֒nün TSK yapılanması ve hıyanet hesapları:

    Bize özel sohbetlerinde, daha sonra bazı gazete ve dergilerde bir zamanlar Gülen’in en yakınındaki isimlerden Nurettin Veren ise TSK’daki FET֒cülerin oranını yüzde 70 civarında açıklamıştı. Yine FETÖ içerisinde “asker imamlığı” yapan Hasan Polat bu rakamın yüzde 60’ın üzerinde olduğunu vurgulamıştı. Tabi bunlar genel oranlardı. Şimdi daha somut rakamlar aktaralım.

    15 Temmuz itibariyle TSK’da 358 general ve amiral vardı. Bunların 171’i FET֒nün 15 Temmuz darbe girişimine katıldığı için ya ihraç edilmiş ya da tutuklanmıştı.

    TSK’nın en kritik yerlerini ele geçirdiği ortaya çıkan FET֒cülerin general rütbesine ulaşmış olanların oranı yüzde 50’ye ulaşmıştı.

    FETÖ, ordunun üst yönetiminde etkinlik kazanmak için özellikle 2013 sonrası büyük bir çaba içine girdi. Örneğin 2013 yılı Yüksek Askeri Şûra (YAŞ) toplantısı neticesinde terfi eden generallerin neredeyse tamamı FETÖ üyesiydi. Bu generallerin ikisi hariç hepsi darbeye fiilen iştirak ettikleri için TSK’dan ihraç edilmiş ya da tutuklanmıştı.

    2011 ve 2012 yıllarındaki YAŞ toplantılarında terfi edenler de FET֒cü subaylardı.

    2014 ve 2015 yıllarında albaylıktan tuğgeneralliğe ve tuğamiralliğe terfi ettirilen personelin yüzde 80’i FETÖ üyesi olduğu için ihraç edilmiş ve hakkında işlem yapılmıştı.

    Bir başka rakam da “Ankara Anayasal Düzene Karşı Suçları Soruşturma Bürosu’nun” NATO’da görev yapan subaylara ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında ortaya çıkmıştı.

    TSK’nın değişik ülkelerdeki NATO karargâhlarında görevlendirdiği, aralarında generallerin de bulunduğu 462 Türk subayın 237’si hakkında FET֒den adli ve idari işlem yapıldı. Yani NATO içerisinde Türkiye adına görev yapan FET֒cü subay oranı yüzde 51 civarındaydı. Sadece bu yapı içinde görev almış eski imamlar değil, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası yapılan soruşturmalar, araştırma ve incelemeler TSK’nın en önemli noktalarının FETÖ tarafından ele geçirildiğini ortaya koymaktaydı.

    FET֒nün güvenlik güçleri içindeki sızmasının bir başka ayağı olan Emniyet Teşkilatı içinde de durum farklı sayılmazdı. Özellikle 17- 25 Aralık 2013 tarihli operasyonlar öncesi Emniyet’in Personel, Bilgi İşlem, İstihbarat, Organize Suçlar Dairesi, Terörle Mücadele Şube, Mali Şube personelinin tamamı FETÖ üyesi çıktı. Örneğin, 81 il emniyet müdürlüğü bünyesindeki istihbarat şube müdürlerinin 74'ü FETÖ üyesiydi. 7.000 istihbarat personelinin 6.500’ü FETÖ üyesi çıktı. Emniyet Müdürlüğü’nden bugüne kadar 23.000 polis "FETÖ üyesi olduğu” gerekçesiyle atılmıştı.

    Diğer teşkilatlardaki oranlar da bu oranlara yakındı. FETÖ elebaşının dediği gibi “Maarif’te de örgütlenmişlerdi. Milli Eğitim Bakanlığı’nda bugüne kadar 34.000 FETÖ üyesi tespit edildi. Bugüne kadar Sağlık Bakanlığı’nda 7.500, Maliye Bakanlığı’nda 1.200, belediyelerde 3.700, Diyanet İşleri Başkanlığı’nda 2.500 FET֒cü tespit edilebildi. Yargı içindeki 14.000 hâkim ve savcının 4.500’ü “FETÖ üyesi” olduğu için ihraç edildi.

    Genelkurmay’da hazırlanan FETÖ Raporu’nda ilginç bilgiler yer almaktaydı.

    Peki, TSK’daki FET֒cülerin sayısı bu kadar mıydı? Hayır. Hava Kuvvetleri Askeri Savcılığı yaptığı dönemde FETÖ yapılanması hakkında ilk ciddi soruşturmayı başlatan Albay Ahmet Zeki Üçok öyle düşünmüyor. “Rakamın çok daha fazla” olduğunu söylüyor. Üçok’a göre, 2006-2015 arasında yapılan sınavlarda soruların tamamı çalınmıştı ve FETÖ ile ilişkili kişiler yüzde 80 oranında okullara sızmıştı. Topladığında bu rakam 60.000-70.000 kişilik büyüklüğe ulaşmaktaydı. FET֒nün baştan beri en kripto ve en tehlikeli, en büyük yapılanması TSK’daydı. Milli Savunma Bakanlığı’ndan açıklanan son rakamlar da bunun ispatıydı. 26 Mart 2018 itibariyle FETÖ'nün Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri’ndeki yapılanmasına ilişkin rakamlar şöyle:

    15 Temmuz'dan bu yana 15.878 general, amiral, subay, astsubay, uzman erbaş, sözleşmeli er ve erbaş hakkında FET֒den işlem yapılmıştı. Bu işlem, ihraç, geçici görevden uzaklaştırma, açığa alma ve tutuklamaları kapsamaktaydı.

    Milli Savunma Bakanlığı rakamlarına göre 26 Mart 2018 itibariyle Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri’nde hakkında işlem yapılan general, subay, astsubay, uzman erbaş, sözleşmeli er ve erbaş sayıları.

     

    İşlem türü

    Kara Kuvvetleri Komutanlığı Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Hava Kuvvetleri Komutanlığı

    Toplam

    İhraç edilen

    5.174

    1.476

    2.293

    8.943

    Geçici görevden uzaklaştırma

    1.831

    1.169

    2.071

    5.071

    Tutuklu (İhraç edilmemiş)

    631

    192

    217

    1.040

    Açığa alınan (Gözaltı hariç)

    616

    80

    128

    824

    Toplam

    8.252

    2.917

    4.709

    15.878

    15.878 rakamı düşük gelebilir ama bunu TSK’daki toplam general, amiral ve subay rakamlarıyla karşılaştırdığımızda, tehlikenin büyüklüğü daha iyi anlaşılıyordu. Örneğin Kara Kuvvetlerinde FETÖ nedeniyle hakkında işlem yapılan generallerin oranı yüzde 43,9, subayların oranı yüzde 21,9. Bu rakam ihraç, açığa alma, geçici görevden uzaklaştırma ve tutuklamayı kapsıyordu.

    Deniz Kuvvetlerinde hakkında FET֒den işlem yapılan amiral oranı yüzde 55,4, subayların oranı yüzde 27,3 oluyordu.

    Hava Kuvvetleri’nde hakkında FET֒den işlem yapılan general oranı yüzde 44,4, subayların oranı yüzde 32,5’e ulaşıyordu.

    Kara, Hava ve Deniz Kuvvetlerinin toplamında hakkında FET֒den işlem yapılan general ve amirallerin oranı yüzde 46, subayların oranı yüzde 24,7. Bu rakamlar tehlikenin büyüklüğünü gösteriyordu.

                              General ve subaylarda ihraç rakamları

     Kuvvet Komutanlığı

    General / Amiral

    Oran

    Subay

    Oran

    KKK

    87

    Yüzde 43,9

    2.796

    Yüzde 21,9

    DKK

    31

    Yüzde 55,4

    872

    Yüzde 27,3

    HKK

    32

    Yüzde 44,4

    1.354

    Yüzde 32,5

    Toplam

    150

    Yüzde 46

    5.022

    Yüzde 24,7

    Oysa bazı uzmanların verdiği rakamlara göre Ordu içinde hâlâ 40.000- 50.000 FET֒cü bulunmaktaydı.

    Benzer bir rakamı emekli Tuğgeneral Nail Babüroğlu da veriyor. Babüroğlu’na göre, subayların yüzde 50’si, astsubayların da yüzde 50-60’ı FETÖ üyesiydi. Yani TSK’daki 39.000 subayın yaklaşık 20.000, 96.000 astsubayın da 45.000-50.000’i FET֒cü yapılanmanın içerisindeydi. Tehlikenin ne kadar büyük ve ne kadar yakın olduğu, 15 Temmuz akşamı FET֒nün darbe girişimiyle tescillenmişti. Peki, FETÖ, TSK içerisinde bu kadar büyük bir yapıya hangi yol ve yöntemlerle erişmişti? FETÖ, yurtiçi ve yurtdışında grubun görüşleri doğrultusunda yayın yaptığı tespit edilebilen 5 gazete, 30 dergi, 12 televizyon, 17 radyo vasıtasıyla taban genişletme ve propaganda gayretlerini sürdürmekteydi.

    FET֒nün finans kaynakları

    F. Gülen hıyanet şebekesi; başta yurtiçi ve yurtdışında oluşturduğu ticari işletmelerden elde ettiği gelir yanında, mensuplarından ‘Himmet’ adı altında topladığı maddi kaynaklar ile çok önemli bir maddi güce sahipti. Bu çerçevede söz konusu gruba ait olduğu tespit edilebilen ve bazıları çok büyük ölçekli olarak faaliyet gösteren 695 ticari kuruluşa sahip olduğu belirlenmişti. Ayrıca söz konusu unsurların özellikle gıda ve tekstil gibi tüketimi ve sermaye geri dönüşümü hızlı olan sektörleri tercih ettiği, kendilerine ait ticari işletmeleri aynı zamanda bir istihdam yaratma alanı olarak gördükleri, böylece hem taban genişletip hem de elde ettikleri gelirlerin önemli bir bölümünü kendi görüşleri doğrultusunda faaliyet gösteren kurum ve kuruluşların geliştirilerek etkinlik alanını genişletmek maksadıyla kullandıkları belirlenmişti.

    FET֒nün önemli yurtdışı yapılanmaları ve yabancıların kolaylık sağlamaları, ‘Dinler arası Diyalog’ saptırmacası ve F. Gülen’in figüranlığı!

    F. Gülen semavi dinlerin temsilcileriyle başlattığı diyalog vasıtasıyla ‘Dünya Dinler Birliği’ adlı bir oluşuma zemin hazırlamakta ve İslam Dininin fiili ve resmi temsilcisi olmayı amaçlamaktaydı. Grup mensupları bu amaçları doğrultusunda, ekümeniklik iddiası ile Lozan Antlaşması’nın ruhuna aykırı tavırlar sergileyerek, ülkemiz aleyhinde faaliyet gösteren başta Fener Rum Patriği olmak üzere diğer dinlerin temsilcileri ile çeşitli platformlarda bir araya gelip bu grupların desteğini sağlamaya çalışmaktaydı. Zaman içinde çeşitli kesimlerin söz konusu gruba ve bu grubun lideri F. Gülen’e yaklaşımı daha ılımlı olmuş, F. Gülen’in Zaman gazetesine yaptığı açıklamalarla ilgili reklamlar TRT’de dahi yayınlanmaya başlanmış, söz konusu gruba ait Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın 19-20 Nisan 2004 tarihleri arasında ABD Washington’da düzenlediği ‘İslam, Demokrasi ve Laiklik: Türkiye Deneyimi’ konulu Abant Platformu’na katılan farklı dünya görüşüne sahip şahısların sayısı giderek artmıştı.

    Ayrıca ABD’nin, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) kapsamında model arayışlarında olduğu malumlarıdır. Bu kapsamda F. Gülen’in Zaman gazetesinde yayımlanan röportajında, kendisine ABD’li görevlilerce sorulan ‘İşgalden sonra Irak’ta nasıl bir idare olsa makul olur?’ sorusunu,‘Irak’ta öyle bir demokrasi kurun ki Türkiye’den ileri olsun, Türkiye’ye imrenmesinler... Müslümanlara öyle müsamahalı olun ki İran’a imrenmesinler...’ şeklinde yanıtlamıştı.

    Genelkurmay’ın önemli saptamaları ve uyarıları!

    “F. Gülen İrticai Grubu’nun, Türkiye’nin sosyal, siyasal ve ekonomik koşullarına paralel olarak, yakın gelecekte en önemli dini grup olma özelliğini devam ettireceği, ABD’de düzenlediği ‘Abant Platformu’ benzeri organizasyonlarla Türkiye’de kabul görmeye, ABD’de ise BOP’ta ılımlı İslam için kendi Nurculuk hareketlerinin ideal bir örnek olduğunu göstermeye yönelik faaliyetlerini artırarak sürdüreceği sezilmektedir. Bu çerçevede, 1980’li yıllarla birlikte ABD tarafından ‘Yeşil Kuşak’ teorisi kapsamında Sosyalist Blok’un güneyden İslami bir kuşak ile çevrilmeye çalışıldığı, günümüzde ortaya atılan BOP’un ise bazı Afrika ve Asya ülkelerini de kapsamakla birlikte aynı teori üzerine yapılandırıldığı göz önüne alındığında, Fetullah Gülen’in bu projenin amaçları doğrultusunda Ilımlı İslam için bir örnek kabul edilerek destekleneceği, üst yönetiminin ABD’de düzenlenen Abant Toplantısını başarılı bulup ‘Ilımlı İslam’ kavramının destek görmesi ve kendilerine diğer radikal dini yaklaşımlara nazaran daha sempati ile bakılmasını fırsat bilerek bundan sonraki Abant Toplantılarının öncelikle Brüksel, müteakiben Moskova’da düzenlenmesi yönünde karar almak suretiyle ABD’nin yanında AB ve Rusya’nın da desteğini sağlamaya yöneleceği düşünülmektedir. Kendisiyle bağlantılı şirketlerin ekonomik açıdan mutlaka dışa açılmalarını sağlayarak, yabancı ortaklıklar kurmak suretiyle Türkiye’nin dışarıdan kuşatılmasını ve herhangi bir şekilde faaliyetlerinin engellenmesine yönelik gelişmeleri önlemeyi amaçladığı değerlendirilmektedir.

    Bunun yanında, özellikle son dönemde ABD ve Avrupa’da ‘Kemalizm’in askıya alındığı, Türkiye’deki laiklik anlayışının işlevsiz kaldığı, Türkiye için en iyi yönetimin Ilımlı İslam olduğu yönünde gündeme getirilen fikirlere ve ABD Dışişleri Bakanı’nın bile sonradan yanlış anlaşıldığını belirtse de Türkiye’yi bir İslam Devleti olarak nitelendirmesi göz önüne alındığında, BOP kapsamında kilit bir yere sahip olan Türkiye açısından, İran’da şartlar hazırlandıktan sonra Humeyni’nin dönüşünün sağlanmasına benzer bir rolün Fetullah Gülen için de planlanmış olabileceği, ABD Dışişleri Bakanının ‘Türkiye İslam Cumhuriyetidir...’ yönündeki ifadesinin bir ABD politikası olması durumunda BOP kapsamında Türkiye’ye biçilmeye çalışılan bu rol ile gündeme getirilen ‘Ilımlı İslam’ anlayışının mevcut din ve devlet anlayışı ile bağdaşmayıp, büyük çelişkiler taşıdığı kıymetlendirilmektedir. Bu gelişmeler paralelinde mevcut sistemle barışık görünerek, devletin tüm kademelerinde kadrolaşıp, sistemi içten içe ele geçirmek suretiyle laik, demokratik, sosyal hukuk devletini yıkarak, yerine dini esaslara dayalı bir devlet düzenini kurma amacını gerçekleştirmek yönündeki faaliyetlerini hiçbir önlem alınmadığı takdirde artırarak devam ettireceği değerlendirilmektedir.”

    Nedim Şener’in dikkat çektiği gibi: Genelkurmay’ın MGK’daki sunumu, F. Gülen Grubu’nun en büyük ve en kalabalık “irticai” grup olduğundan başlıyor, ABD güdümünde “Ilımlı İslam” projesinin sözcüsü olacağıyla bitiyordu. Bu başlı başına çelişki oluşturuyordu. Çünkü FET֒nün, Milli Eğitim’de, Emniyet’te hatta TSK’da kadrolaşma amacında olduğu,“devlete paralel bir yapılanma”, “devlet içinde devlet” haline geldiği, iş dünyasında 695 büyük şirket, 145 dernek, 190 vakıf, 282 okul, 217 dershane, 5 gazete, 30 dergi, 12 televizyon, 17 radyo sahibi olduğu tespit edilmişse, ortada bir “irticai” grup değil bambaşka amaçları olan bir örgüt olduğunu anlamak gerekiyordu. Hiçbir “irticai” örgüt bu yapılanmanın tamamına birden sahip olamazdı. Buna göre FETÖ için “irticai yapı” demek ya bilgisizlikten ya da hedef şaşırtmaktan başka işe yaramazdı. Zaten 15 Temmuz darbe girişiminden sonra FETÖ ile ilgili bazı tartışmaların, din, inanç, tarikat, cemaat gibi kavramlarla tartışılması en büyük hataydı. Çünkü karşımızda kuruluşundan itibaren devletin imkânlarını ele geçirmeye çalışan yabancı istihbarat kuruluşlarının emrinde bir örgüt yapılanması vardı. Genelkurmay Başkanlığı ve MİT’in 24 Haziran 2004 tarihli MGK’da yaptığı bu sunumdan iki ay sonra konu, 25 Ağustos 2004 tarihinde yine Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer başkanlığındaki toplantıda ele alınmıştı.

    MGK şu karara varmıştı:

    “Kurulun bu toplantısında, 24 Haziran 2004 tarihli MGK Toplantısının gündem konularından biri olan ‘Türkiye’de Nurculuk Faaliyetleri ve Fetullah Gülen’ konusu gündeme gelmiş, yurtiçi ve yurtdışı faaliyetlerine karşı bir eylem planı hazırlanması uygun görülmüş ve bu konudaki tavsiye kararının Hükümet’e bildirilmesine karar verilmiştir.”

    Tavsiye kararının altında Cumhurbaşkanı Sezer’in yanında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök ile birlikte MGK üyesi bakanlar ile Kuvvet komutanlarının imzası yer almıştı.

    Sonra Ne Oldu?

    25 Ağustos 2004 tarihli MGK’da alınmış tavsiye kararı, Bakanlar Kurulu’nda görüşülerek,“önlemler alınmasına yönelik karara dönüşmesi için” Başbakanlığa yollanmıştı. Aynı yazar, 15 Temmuz darbe girişiminin yıldönümünde, 2017 yılında Posta gazetesinde “Teşhis Kanser, İlaç Aspirin” başlığıyla bu konuda şunları yazmıştı:

    “FETÖ'nün devlet içindeki yapılanmasına dair tartışmalarda sık sık MİT ve Genelkurmay’ın 24 Haziran 2004 tarihli MGK toplantısında sundukları ve benim 25 Ekim 2016’da TBMM’de kurulan ‘FET֒nün Darbe Girişimi Araştırma Komisyonu’na verdiğim‘Fetullah Gülen ve Faaliyetleri' konulu raporlar gündeme geliyor. Genelkurmay ve MİT'in sunumlarından iki ay sonra, 2004 yılı Ağustos ayında MGK'da, o zaman adı ‘Cemaat' olan FETÖ'nün faaliyetlerinin denetlenmesi hakkında tavsiye kararı alındı.

    Burada önemli bir ayrıntı vardı: MİT ve Genelkurmay’ın doğru teşhislerine rağmen iki ay sonra MGK’da karara bağlanan çözüm önerileri büyük tehlikeyi yok edici nitelikte değildi. Her iki kurum o tarihte ‘Cemaat' diye adlandırılan ama ‘devlete paralel bir yapılanma’, ‘devlet içinde devlet' dedikleri FETÖ'nün İçişleri, Dışişleri, Yargı ve Emniyet hatta TSK içinde örgütlü olduklarını bildirmesine rağmen 25 Ağustos 2004 tarihli MGK'da alınan kararlar, FETÖ'yü önlemek ve tasfiyeye değil, yalnızca izlemeye yönelikti. İşte size birkaç örnek:

    F. Gülen Grubu’nun yurtiçi ve yurtdışı faaliyetleri, Başbakanlık koordinesinde İçişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, MİT Müsteşarlığı ve ilgili kurumlar aracılığı ile yakından takip edilmelidir. Yurtdışında görevli memurları aracılığı ile F. Gülen Grubu yakından takip edilmeli, gerekiyorsa Dışişleri Bakanlığı tarafından ilave tedbirler geliştirilmelidir.

    F. Gülen Grubuna ait özel okulların faaliyetleri, İçişleri Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından incelenmeli ve takibe alınmalıdır. Okullardaki şüpheli ve yasadışı faaliyetler periyodik olarak Başbakanlığa rapor edilmeli.

    F. Gülen Grubunun ‘öğrenci evleri' kapsamında sempatizan ve yandaş edinme gayretleri, İçişleri Bakanlığı nezdinde dikkatle takip edilmelidir. Yasal olmayan yollar kullanılarak din eğitimi veren ve bir nevi dini alet ederek yandaş toplama sistemi olan öğrenci evleri uygulamalarına engel olunmalıdır. Yapılan bağışlar ile usulsüz para hareketleri ve kara para uygulamalarının, Maliye Bakanlığı Mali Suçlar Araştırma Kurulu (MASAK) aracılığı ile takip edilmesi sağlanmalıdır.

    Bu önlemlerin arasında siz, devletin tüm kadrolarına sızmış, Emniyet, Yargı, Dışişleri, İçişleri hatta TSK içine yerleşmiş kadroların tasfiyesine yönelik bir önlem görüyor musunuz? Elbette hayır... Bu önlemler, devletin içindeki kanser hücresi için Aspirin tedavisinden başka bir şey değildi.”

    Bu karar bile rafa kaldırılmıştı!

    25 Ağustos 2004 tarihinde Hükümete iletilmek üzere alınan tavsiye kararı, Bakanlar Kurulu gündemine dahi alınmadan rafa kaldırılmıştı. Kararı rafa kaldıran kişi ise dönemin Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer’di. Elbette dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın bilgisi dahilinde yapılmıştı. Ömer Dinçer bu konuda, kaleme aldığı “Türkiye'de Değişim Yapmak Neden Bu Kadar Zor?” isimli kitapta şunu yazmıştı:

    “MGK’nın tavsiye kararı Başbakanlığa bildirildikten sonra konuyu Başbakanımıza açtım. Gelen yazıyı dosyasına kaldırmaya karar verdik. Bu karar metni Bakanlar Kurulunda imzaya açılmadı. Hakkında hiçbir işlem yapılmadı. Konudan MGK toplantısına katılan bakanlar dışında kimsenin haberi olmadı. Bütün toplumsal ve siyasi riski hükümet adına Sayın Başbakanımız, hukuki riski ben üstlenmiştim.”

    FET֒nün, 2013 Aralık ayına kadar büyümesinin arkasında Adalet ve Kalkınma Partisi Hükümetinin o kararı rafa kaldırmasının etkisi vardı. O kararın rafa kaldırılması daha sonra doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alan, 7 Şubat 2012 MİT krizi, 17- 25 Aralık 2013 Operasyonları, MİT TIR’larının durdurulması ile 15 Temmuz darbe girişimine giden sürecin de önünü açacaktı.

    FETÖ Mahrem Yapılanması’nın siyasi sorumluları ve tahribat ortaklıkları!

    Çeşitli yargılamalara konu olmuş ifadeler ve hazırlanan iddianamelerden derleyerek, “Mahrem Yapılanma”ya biraz daha derinlemesine bakmak lazımdı:

    FET֒nün “Mahrem İmam” yapılanmasının en önemli halkası, TSK’ya yerleştirilen subaylarla evlendirilen eşleri olmaktaydı.

    Gün içinde çalıştığı askeri kurumlarda ya da karargâhlarda FET֒cü örgüt üyelerini, diğer örgüt üyeleri takip ediyorlardı. FET֒nün kripto elemanları aynı birlik içinde hatta aynı odada bulunsalar bile birbirinin FETÖ üyesi olduğunu bilmeden yıllarca çalışıyorlardı, örgüt onların birbirini tanımasını istediği zaman, “Mahrem İmamlar” üzerinden tanışıyorlardı.

    “Mahrem İmamlar” yapılanması anlaşılmadan FET֒nün tam çözüldüğünü söylemek imkânsızdı!

    “FET֒nün özellikle kamu kurum ve kuruluşlarına sızma çalışmalarına büyük bir önem verdiği, kamu kurumlarına sızma girişimlerini öncelikle öğrencilik yıllarında temas kurulan genç kesim üzerinden yürüttükleri, öğrencilik yıllarında ders çalıştırma bahanesiyle temas kurdukları başarılı öğrencilerin bir kamu kuruluşuna yerleştirilinceye kadar takibinin bizzat “Talebe İmamları” tarafından gerçekleştirildiği, sonrasında ise bu kontrolün ilgili kuruma, şahsın konum ve durumuna göre “Bölge İmamı”, “İl İmamı” gibi sorumlulara bırakıldığı bilinmektedir. Ancak özellikle Emniyet, Yargı, MİT, TSK gibi kritik kamu kuruluşlarına sızma girişimleri biraz daha gizlilik içerisinde yürütülmekte, bu kurumları ele geçirmek için tüm çalışmaların mahrem işleri takip edenler grubu (Özel Hizmet Birimi) içerisindeki ‘Kurum İmamları' tarafından yürütülmektedir.

    Fetullah Gülen, İstişare Heyeti' ve ‘Mollalar' haricinde ‘Özel Hizmet Birimi’ olarak adlandırılan ve mahrem işlerini yaptırdığı şahıslarla bire bir görüşmekte, bu örgüt mensuplarına talimatları bizzat kendisi de verebilmekte, talimatı alan örgüt mensubu ise üzerinde çalıştığı konu hakkında, bittiğinde doğrudan Gülen ile irtibata geçerek bilgi aktarabilmektedir. Özel Hizmet Birimi, örgütün hatta bizzat Gülen’in en çok önemsediği ve değer verdiği birim olarak bilinmektedir. Örgütün bir nevi omurgasını oluşturan ve günümüz itibariyle örgüte elde ettiği konumu kazandıran birimdir. Bu birim Yargı, Emniyet, Mülkiye, TSK, MİT ve Milli Eğitim imamlarından (birim sorumlularından) oluşmakta, örgüt asıl gücünü bu birimden almakta, yürütülen operasyonlar başta olmak üzere hemen hemen tüm faaliyetler bu birimler aracılığıyla sürdürülmektedir. Örgütün büyük önem verdiği bu birim, ‘Mahrem Hizmetler Birimi’ olarak da bilinmektedir. Yapmış oldukları işleri son derece gizlilik içerisinde yürüttükleri ve özellikle bu birim içerisinde faaliyet gösteren tüm örgüt mensuplarının kod isim kullandıkları ve gerçek kimliklerini sakladıkları tespit edilmiştir.

    Her birim kendi içerisinde hücresel bir yapılanmaya sahip olup, bir örgüt mensubu en fazla bir üst sorumlusunu ve bir altında bulunan örgüt mensubunu tanıyabilir. Bu uygulama, örgüt adına faaliyet gösteren sorumlu düzeydeki örgüt mensuplarının deşifre edilmesini engellemek amacıyla önemlidir. Örgütün 1980’li yıllardan sonra TSK’yı hedef aldığı ve bu yönde çalışmalarını hızlandırdığı, özellikle zeki ve fakir öğrencilerin tespit edildiği ve bunların askeri liselere girmelerinin sağlandığı, Deniz, Kara ve Hava Harp okullarına eşit bir şekilde öğrenci yerleştirmeye çalıştığı, örgüt tarafından askeri liselerden ziyade sivil liselerden gelen öğrencilerin Harp okullarına girmelerinin sağlandığı tespit edilmiştir.”[1]

    Yazarımız Nevzat Gündüz Kardeşimiz aktarmıştı:

    2016 Ocak ayında Ahmet Akgül Hocamızın Kırgızistan Arabeyev Üniversitesi’ndeki “Adil Düzen Konferansı”na katılmak için gittiğimizde bizlerle çok ilgilenip kolaylık sağlayan ve orada devlet erkânıyla tanıştırıp bizlere tercümanlık yapan, Arabeyev Üniversitesi öğretim görevlisi, Türkiye elçilik tercümanı olup, aslen Karslı olan Özer Lel Bey 23.06.2018 günü Gebze’de ziyaretimize geldiğinde bizlere şunları anlattı: “Siz Kırgızistan’dan ayrıldıktan sonra istihbarat beni aldı ve sorguladı. Milli Çözüm Dergisi’ni bana göstererek ‘Bu dergideki yazıların ne kadar tehlikeli olduğunu sen görmüyor musun? Biz seni FET֒cülerin içine bilgi getirmen için koyduk. Bunlar ise onlardan daha tehlikeli bir oluşumdur. Senin başını ağrıtırlar, dikkat et!’ diye uyarmışlardı. Ben de onlara ‘Milli Çözüm Ekibinin çok samimi insanlar olduklarını ve o kadar birlikte olduğumuz halde hiçbir yanlışlarına rastlamadığımı’ anlattım.

    Daha sonra Genelkurmay Başkanımız Hulusi Akar’la Kırgızistan’a gelen heyet içerisinde bulunan, çok sevdiğim ve görüştüğüm 2017 Haziran ayında Şırnak’ta helikopter kazasında şehit olan Kurmay Albay Oğuzhan Küçükdemir’e Milli Çözüm ve Ahmet Akgül Hoca’yı sordum ve durumu anlattım. Rahmetli Albayımız bana: ‘Onlardan (Milli Çözüm yazarlarından ve Ahmet Akgül Hoca’dan) sana da, vatana ve millete de asla zarar gelmez. Onlar Milli İstikametli ve sağlam karakterli insanlardır!..’ deyip rahatlattı.”

    FETÖ'cüler 15 Temmuz darbesinden sonra Özer Bey’i hain ilan edip cephe almışlardı, o da mecburen ve kısa süreliğine Hindistan’a gitmek zorunda kalmıştı. Şimdi tekrar Kırgızistan’a dönmüş bulunmaktadır.

     

    Bu makaleyi sesli olarak dinleyebilirsiniz:

     

     

     

     

     


    [1] Bak: Kahraman Hainler, sh: 331, Destek yy. Nedim Şener





























    Bu Haber 356 defa okunmuştur.
    Dost Siteler...
    www.millicozum.com
    www.necmeddinerbakan.net

 
Yorum Ekleyin
Yorum eklemek için üye olmanız gerekmektedir.
 
Telif Hakkı: Prof. Dr. Necmettin Erbakan - NecmettinErbakan.Net, Necmettinerbakan.org | Milli Çözüm Dergisi | AhmetAkgul.Net | MealiKerim.com | İLETİŞİM |RSS